Editörden Haziran 2019

Merhaba kıymetli okuyucularımız…

Birbirinden değerli isimlerin kaleme aldıkları önemli konularla dolu yeni bir sayıyla karşınızdayız.

Dünyanın dört bir yanındaki denizlerde sular ısınıyor. Tüm denizler, güç gösterilerinin yaşandığı arenaya dönerken Haziran sayımızda biz de bu konuyu derinlemesine inceledik. ‘”Mavi Vatan”dan “Mavi Ekonomi”ye Türkiye’nin Deniz Gücü ve Denizkurdu Tatbikatı’ başlıklı kapak makalemizi, “Deniz gücünü sadece askeri gücün bir uzantısından ibaret görmek hatalıdır” tespitinde bulunan kıymetli yazarlarımızdan Dr. Merve Seren kaleme aldı.

“Türkiye’nin güvenlik sisteminin Irak ve Suriye’ye odaklandığı bir dönemde Kıbrıs Adası, Türkiye karşıtı küresel ölçekte kriz üretme potansiyeli yüksek bir bölge olmaya adaydır.” Bu gerçeğe dikkat çeken Hasan Ateş, ‘Millennium Challenge 2002’den Milex 2005’e… Doğu Akdeniz’de Kıbrıs Odaklı Askeri Tatbikatlar’ başlıklı makalesinde, son yıllarda gündemin ilk sıralarına oturan Kıbrıs’ı yazdı. Kişisel blogu siyahgribeyaz.com’daki yazıları ilgiyle takip edilen Arda Mevlütoğlu, M5 için Mısır’ı mercek altına aldı. Çünkü Mısır, 2013 darbesinden sonra bölgesel güç olma iddiası ile yoğun bir silahlanma programı yürütmekte. Mevlütoğlu makalesinde, Mısır’ın silahlanmasının bölgede bayrak gösterme, enerji kaynaklarının güvenliğini sağlama ve terörle mücadele gibi açık hedefleri olduğu kadar, Türkiye’ye karşı bir pozisyon alma gibi örtük bir hedefi olduğunu düşündürecek emarelerin mevcut olduğunu belirtiyor. Tabii Rusya’yı da unutmamak lazım. Özer Çetinkaya da ‘Kırım’dan Sonra Karadeniz’de Askeri Dengeler’ başlığı altında Rus Karadeniz Filosunu ayrıntılı olarak inceledi.

Deneyimli gazeteci Mehmet A. Kancı ise Amerika ve Çin arasındaki Ticaret Savaşlarını ele aldı. Kancı, ABD’nin Ticaret Savaşı müzakerelerinde attığı bu adımı, ilginç bir şekilde 19. yüzyılın ikinci yarısında icat edilip 20. yüzyılın ilk yıllarında uygulanan  “Gambot Diplomasisi” ile anlatıyor.

Çin’in yükselişiyle birlikte, Çin ordusu yenileniyor ve daha da güçleniyor. Prof. Dr. Ulaş Başar Gezgin ‘Sertleşme Döneminde Çin Ve Halk Kurtuluş Ordusu’nu, Dr. Barış Adıbelli de ABD’nin Soğuk Savaş’ın bitimiyle başlattığı Renkli Devrimler stratejisinin aslında ilk örneğinin, Çin’de yaşanan Tiananmen öğrenci olayları olduğunu yazdı. Nazmul İslam ise dünyanın en büyük silahlı kuvvetlerden biri olan ve savunma sektörünün hem yerli hem de yabancı savunma üreticileri için en cazip küresel pazarlarından Hindistan’ı ayrıntılı olarak inceledi. 

Prof. Dr. Bilal Karabulut’un ‘Uluslararası ilişkilerde Strateji Olgusunun Tarihsel Gelişimi’ başlıklı makalesi oldukça önemli. Karabulut, “Büyük Strateji= Milli Strateji/Milli Hedef/Milli İdeal’dir. Strateji kavramı, yalnızca silahlı kuvvetlerin kullanımına yönelik askeri bir bakış açısına hapsedilmemelidir” diyor.

‘Lider/Yönetici Seçimi’ başlığını verdiği yazısında emekli Tümg. Bahtiyar Türker ise liderlerin ufkun ötesini görebilmesi ve durumdan görev çıkarması gerektiğine dikkat çekiyor bu sayımızda. Türker’in tarihe mal olmuş liderlerden ilginç anekdotlar aktardığı yazısının her satırını dikkatlice okumanızı tavsiye ederim.

‘Savunma Sanayiinin Öncüleri’ yazı dizimizde yine içimizi burkan bir isim var. Türkiye’nin ilk özel silah ve cephane fabrikasını kuran Şakir Zümre’nin girişimcilik serüveni, sanayi tarihimizin ibret verici öyküsüne dönüşmüştür.

“İklim değişikliği insanlığın sonunu değil, insanlığın sonu iklim değişikliğini getirmiştir. Tehlikede olan insan değil, insanlık öldüğü için diğer tüm canlı türleridir.” Küresel ısınmaya bu uyarıyla dikkat çeken Elifhan Erşan Tan, daha geç olmadan bu konuda yapılması gerekenleri bizlere anlatıyor.

Gazeteci Gökhan Ertaş’ın bu ayki yazısı da oldukça dikkat çekici. ‘Uzaya Gönderilen Roketlerin Enkazları Yoksulların Üzerine Yağar’ başlıklı makalesinde Ertaş, önemli bir konuya dikkat çekiyor. Baykonur Uzay Üssü’nü mercek altına alıyor ve uzay araçlarının roket güçlendiricilerinin dünyanın en bakir coğrafyası Altaylarda doğa ve bölgedeki tüm canlılar üzerindeki etkilerini gözler önüne seriyor. Birçok yerde şu tabela dikkatinizi çekmiştir: “İşyerimiz 7/24 Güvenlik Kamerası ile İzlenmektedir” … Yıllarca kameramanlık görevi üstlenen şimdi ise bu konuda mahkemelerde resmi bilirkişilik yapan Mustafa Özmen, güvenlik kameralarını yazdı. ‘Biri Bizi Gözetliyor: Güvenlik Kameraları’ başlıklı yazıda, güvenlik kameralarının kullanımı ve yanlışlarını öğrenme fırsatına kavuşacaksınız.

***

Dergimizin baskıya hazırlandığı saatlerde üzücü bir de haber aldık. Yazarlarımızdan Mehmet A. Kancı, değerli babası Baycan Kancı’yı yitirdi. Merhuma Allah’tan rahmet, Kancı ailesine de sabır diliyoruz.

Temmuz sayımızda görüşmek ümidi ile.

Saygılarımla…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir