Misak-ı Milli’nin Mavi Vatan'ı - M5 Dergi
DergiEditördenSayı 349 Ağustos 2020

Misak-ı Milli’nin Mavi Vatan’ı

Geçmiş yazılarda “Bölgemiz ateş çemberi” ifadesini veya benzerini kaç defa kullandık hatırlamıyorum bile. Belki de özeleştiri yapıp bu şekilde bir ifade kullanmanın hata olduğunu geç de olsa anlamak diyeyim. Kendi adıma tabii. Belki de en doğrusu, bu coğrafyanın en az 100 yıllık geçmişine bakıp Ortadoğu’nun kaderinin bir mücadele alanı olduğunu görmek, artık bu ateş çemberi içinde hangi dengelerin kurulduğuna, hangi yeni hamlelerin yapıldığına odaklanmak gerekiyor.

Ortadoğu ve Doğu Akdeniz’deki gelişmeler, gelecek 100 yılın şekillenmesi açısından belirleyici olacak. Tam da bu noktada doğal olarak küresel aktörlerin, özellikle de ABD’nin planlaması ne sorusuna yanıt aranmaya çalışılıyor. ABD’nin bu planlamada Avrasya coğrafyasına özel önem verdiğini bilmeyen yok. Spykman’ın Kenar Kuşak teorisinin merkezinde yer alan Avrasya coğrafyasında Anadolu ve Doğu Akdeniz özel bir yer tutuyor. Doğu Akdeniz mücadelesini bu çerçeveden baktığımızda “küresel hakimiyet isteyen, bu coğrafyaya elini uzatır” demek hiç de afaki bir söylem olmayacaktır.

Peki ABD şu an ne yapıyor?

Gölge CIA’nın kurucusu George Friedman kısa bir süre önce yazdığı “İsrail ve Yeni Amerikan Stratejisi” başlıklı yazısında ABD’nin dikkatini Rusya ve Çin’e odakladığını, bu nedenle bölgemizde 3 gücün öne çıktığı bölgesel bir mücadele olduğunu belirtmişti. Friedman’a göre bu üç güç, Türkiye, İsrail ve BAE’ydi. Friedman bu tezini şu şekilde detaylandırmıştı:

“Şu anda bölgede üç güç komisyoncusu var. Biri Türkiye. Washington’la uyumlu olan ancak temel ABD çıkarlarını nadiren tehdit eden kendi çıkarlarının peşine düşecektir. İkincisi, önemli bir hava kuvveti, küçük ama etkili bir kara kuvveti ve etkili bir istihbarat servisine sahip Birleşik Arap Emirlikleri. Üçüncü ve en etkili olan İsrail’dir. İsrail ekonomik olarak uygun. (ABD gerçekten ihtiyaç duymadığında neden İsrail’e para vermeye devam ediyor). Ve bu nedenle ABD’nin yerini İsrail alacak.”

***

Bu sayımızda Doğu Akdeniz’deki bu güç denklemi çerçevesinde son gelişmeleri ele almak istedik. Türkiye ile Avrupa’nın açık, ABD’nin dolaylı yoldan arkasında durduğu Yunanistan arasındaki mücadelenin eksenini ele almaya çalıştık. Özellikle Yunanistan’ın Mısır ile yaptığı sözde anlaşma öncesi ve sonrası ile Türkiye’nin 10 Ağustos’ta ilan ettiği navtex büyük önem taşıyor. Kapak yazımızı da eski Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı Emekli Tümamiral Cihat Yaycı kaleme aldı. Yine Doğu Akdeniz ülkesi Lübnan’da yaşanan patlama ile yaşanan gelişmeler de bu sayımızda ele alındı.

***

Bu sayımızda Erdem Eren’in Avrasya jeopolitiğinde Türkiye’ye yönelik politika önerileri, DMW Uluslararası Diplomatlar Birliği Başkan Yardımcısı Musa Karademir’in Avrupa Birliği’nin yapısal analizini yaptığı çalışması, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Arif Başbağlıoğlu’nun Pandemi sürecinde NATO-Çin ilişkilerini ele aldığı değerlendirmesi, değerli yazarımız Öğretim Görevlisi Dr. Güney Ferhat Batı’nın NATO’nun Uluslararası Terörizm misyonuna yönelik değerlendirmesi de yer alıyor.

Yine çok değerli isimlerin askeri strateji ve uluslararası politika ile ilgili değerli yazıları da yer aldı.

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

Back to top button
Close
Close