İstihbarat Teknolojileri ve Teknik Takip (Dinleme-İzleme)

Modern çağın casusluğu olarak da tanımlayabileceğimiz teknik istihbaratın kapsamına bilgisayar, uydu, telefon ve ortam dinleme, sinyal bilgileri gibi teknik takip vasıtaları girmektedir. Türk İstihbaratı ve Emniyeti de merkezi uçlandırma ismi verilen bir yöntemle ilgili servis sağlayıcılarına ait hatların dinlenmesi için gerekli donanıma sahiptir.

Teknik İstihbarat 19. yüzyılın üçüncü çeyreğinde telefonların dinlenmesini de içeren sinyal istihbaratı ile başlamış, 1960’ların başında ilk casus uyduların yörüngeye oturmasına değin geçen yaklaşık 100 yıl içinde büyük ivme kazanmış ve bugün önü alınamaz bir şekilde büyüyen ve çeşitlenen istihbarat toplama aracı haline gelmiştir. Teknik istihbaratın geçmişine baktığımızda; 100 yılın üzerinde bir süredir telefon şirketleri hükümetlere telekulak desteği vermektedir. Dinlemelerin manuel olarak yapıldığı telefon kablolarının elle bağlandığı ve görüşmelerin kasetlere kaydedildiği bir dönem, bilgisayar ve cep telefonun insanların hayatına girmesiyle yerini daha farklı teknolojilere bırakmak zorunda kalmıştır. Artık ilgili devlet kurumları kanalıyla yetkilendirme çerçevesinde elektronik haberleşme hizmeti sunan, şebeke sağlayan ve alt yapısını işleten şirketler, ağlarının merkezinde dinleme sistemi oluşturdular. Bunun dışında hükümetler ilgili devlet kurumları kanalıyla telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi, tespiti, dinlenmesi, kayda alınmasını, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesini ve mobil telefonun yerinin tespitini sağladılar.

Modern çağın casusluğu olarak da tanımlayabileceğimiz teknik istihbaratın kapsamına bilgisayar, uydu, telefon ve ortam dinleme, sinyal bilgileri gibi teknik takip vasıtaları girmektedir. 1990’lı yılların başında kullanımı yaygınlaşan cep telefonları dinleme tekniklerinin ve hedeflerinin değişimine sebep olmuştur. Bugün dünyada istihbarat servislerinin tamamı değişik teknikler aracılığıyla cep telefonu kullanıcılarını dinlemektedir.

Türk İstihbaratı ve Emniyeti de merkezi uçlandırma ismi verilen bir yöntemle ilgili servis sağlayıcılarına ait hatların dinlenmesi için gerekli donanıma sahiptir. Yasal telefon dinlemeleri dışında kullandığımız bilgisayarlar, akıllı cihazlar ve iletişim araçları teknik istihbarat kapsamında izlenmekte, dinlenebilmekte ve hatta bunlar sayesinde ses ve görüntü aktarımı yapılabilmektedir.

Anlaşılacağı üzere pek çok ülkedeki iç istihbarat birimleri ya devletin yasal dinleme görevinin sahibi olan kurumlar aracılığıyla (BTK gibi) ya da doğrudan kendileri dinleme faaliyetlerini yasal olarak gerçekleştirmektedir. Kurum, kendisine iletilen “şu numaralı telefonu dinle” yasal talimatını kendi geliştirdiği veya genellikle bu alanda dünyada ilk sırada olan İsrail menşeli firmalara milyonlarca dolar ödeyerek aldığı cihazlar ve sistemlerle yapmaktadır.

Bu yasal dinleme işleminin dışında yine ülkelerin hem iç hem de dış istihbarat birimleri sadece telefon dinlemenin yeterli olmadığı günümüzde iletişim istihbaratının dışına çıkarak teknik ve siber istihbarat sistemleri ile faaliyetlerini gerçekleştirmektedirler. İstihbarat örgütleri çeşitli program, casus yazılım ve internet sistemleri sayesinde hedef şahıs, örgüt, özel veya devlet kurumlarını izlemekte ve dinleyebilmektedirler.

Alman Die Zeit gazetesinin 2015 yılında yaptığı bir habere göre, Almanya Dış İstihbarat Birimi BND günlük 220 milyon telefon, kısa mesaj ve sosyal hesabı takip etmektedir. Gazetenin, BND belgelerine dayandırdığı haberde, 2 milyon telefon görüşmesinin ise günlük olarak ve sürekli kaydedildiği belirtilmektedir. Bununla birlikte geçmişte ABD Ulusal Güvenlik Dairesi’nde (NSA) sistem analisti olarak çalışan Edward Snowden’ın ABD’nin gizli servislerinin dost ve düşman ülkeleri nasıl izlediğini 2013 yılında Wikileaks belgeleriyle ifşa etmesi ardından Moskova’ya sığındığı ve kendisine Rusya’da oturma izni verildiği bilinmektedir.

Devamı M5 Dergisi Eylül 2019 Sayısında…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir