Deaş 2.0 Yüklenirken

Ağır bir yenilgiye uğradığı halde tümüyle ortadan kaldırılamayan DEAŞ’a karşı önümüzdeki dönemde atılacak olan adımların küresel güvenlik anlamında son derece ciddi öneme haiz olduğunu söylemek mümkündür. Gerek Yabancı Terörist Savaşçılar  sorununun çözülemediği, gerekse istikrarın sağlanamadığı bir coğrafyada DEAŞ’ın yeniden doğuşunun ne derece sürpriz olduğu ayrı bir tartışma konusudur.

İstikrarın sağlanamadığı Orta Doğu’da, askeri anlamda yenildiği ve elindeki toprakları kaybettiği açıklanan DEAŞ’ın tekrar güçlenmeye başladığı ve etkili bir şekilde geri dönebileceği yönünde raporlar yayınlanmaktadır. Washington merkezli Savaş Araştırmaları Merkezi’nin  (Institute for the Study of War) Haziran 2019’da yayınladığı raporda DEAŞ’ın daha hızlı ve daha yıkıcı bir şekilde geri gelebileceği ve bu yönde koşullar oluşturma çabasında olduğu ortaya konurken, 6 Ağustos 2019 tarihli Pentagon Raporu’nda da DEAŞ’ın Suriye’de yeniden canlandığı uyarısında bulunulmuş ve militanların burada yeniden örgütsel altyapıyı güçlendirmeye başladığı ifade edilmiştir.

Trump yönetimi 28 Şubat 2019’da DEAŞ’ın ele geçirdiği toprakların tamamının geri alındığını belirterek Suriye’de, örgüte karşı zafer ilan etmişse de siyasi krizin hüküm sürdüğü bölgenin istikrarsızlıkla boğuşmaya devam ettiği görülmektedir. Otorite boşluklarının ve istikrarsız yönetimlerin terör örgütlerinin fiziki gelişimleri için uygun alanlar oluşturduğu, iletişim araçlarının küresel nitelikte propaganda ve üye kazanımı açısından zengin fırsatlar sunduğu bir ortamda DEAŞ’ın toprak kaybının mutlak bir başarı anlamına gelip gelmediği soru işaretleri uyandırmaktadır. Zira DEAŞ’ın Irak’ta ve Suriye’de ele geçirdiği topraklar geri alınmışsa da örgütün tam anlamıyla bozguna uğratılması için söz konusu oluşumun savaş alanı ve dışında yeterli insan gücünden ne derece mahrum bırakıldığı tartışılması gereken başlıca konular arasında yer almaktadır.

ÖRGÜTÜN ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE
BÜYÜYECEĞİ ÖNGÖRÜSÜ

Savaş Araştırmaları Merkezi Raporu’na göre 2018’in sonlarına doğru temel unsurlarını yeniden güçlendirmeye başlayan DEAŞ, Bağdadi’nin liderliği altında komuta ve kontrol yapılarını tekrar inşa etmektedir. Rapora göre, Irak’ta direnişin zayıflatılması ve halkın Irak hükümetine olan güveninin sarsılması amacıyla küçük yerleşim birimlerinde DEAŞ karşıtı güçlerle işbirliğine giden siviller ve kanaat önderleri, örgüt tarafından sistematik olarak öldürülmektedir. Irak’ta daha önce destek bulduğu alanlarda yaşayan yerel halktan yeniden vergi almaya başlayan örgütün, bazı sivilleri yerinden ederek küçük yönetim alanları oluşturmaya başladığı ifade edilmektedir. Suriye’de de eylemlerini sürdüren örgütün yeniden yapılanma çabalarını sekteye uğrattığı, şiddetin ve başarısız yönetimin devam etmesinde önemli payı bulunduğu belirtilmektedir.

Rapora göre, küresel finans desteğini sürdüren örgüt, kadrolarını eğitmek için kullanacağı silahlar ile tünel sistemlerini korumayı başarmıştır. 2018 Temmuz ayından itibaren yeniden başladığı standart medya yayınlarıyla da insan temininde son derece önemli bir rol oynayan medya kapasitesini yeniden yapılandırmıştır. Sonuç itibarıyla Rapor’da, DEAŞ’ın kaybettiği topraklarda istikrar ve güvenliğin tesis edilememesi ve örgütün yeniden yapılanması konularına vurgu yapılarak DEAŞ’ın önümüzdeki dönemde büyüyeceği ve Irak ile Suriye’de yeniden toprak talebinde bulunabileceği öngörülerinde bulunulmaktadır.

GÜNDE ORTALAMA 11 SALDIRI

6 Ağustos 2019 tarihli Pentagon Raporu’nda da DEAŞ’ın artan etkinliğine dikkat çekilmiş, Suriye’de ve Irak’ta yerel güçlerin zayıflıklarından faydalanan örgütün, Irak’ta eylem düzenleme kapasitesini güçlendirirken Suriye’de yeniden varlık gösterdiğinin altı çizilmiştir. Halifeliğin Irak ve Suriye’de fiziken sona erdirilmesine karşın, binlerce DEAŞ militanının burada kalarak suikastler, bombalamalar ve çeşitli saldırılar düzenlediği ifade edilmiştir. Asimetrik operasyon düzenleme kapasitesine sahip olan örgütün, Irak’taki Sünni-Şii tansiyonundan, Irak hükümetinin başarısızlığının yarattığı hoşnutsuzluklardan ve yerel güçlerin uzun dönemli ve aynı anda birden fazla operasyon gerçekleştirme kabiliyetine sahip olmamasından yararlandığı belirtilmiştir.

Rapora göre, Irak ve Suriye’de bulunan DEAŞ militanı sayısı 14 bin ila 18 bin arasında değişirken, yeniden yapılanma sürecindeki örgüt, Irak’ta Bağdat’ın kuzeyi ve batısı başta olmak üzere Sünni ağırlıklı yerleşim birimlerinde nüfuzunu arttırma çabası içerisindedir. Örgütün Suriye’de de Humus’un doğu kırsalından Irak sınırına yakın noktalarda uyuyan hücreler aracılığıyla faaliyetlerini sürdürdüğü ve Suriye çölüne çekilen unsurların büyük tehlike arz ettiği belirtilmektedir. Yerel güçlerin çok daha kapsamlı eğitime ve mühimmata sahip olması gerektiği ifade edilen Raporda, DEAŞ’la etkin mücadelede yerel halkın desteğinin sağlanmasının ve istihbarat temininin de son derece önemli olduğu vurgulanmıştır.

Devamı M5 Dergisi Eylül 2019 Sayısında…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir