Gelecek, Arabalar ve İnsanlar

Taşı yuvarlamaktan, dronları uçurduğumuz bugünlere bilim ve teknolojinin Moore Yasası ile katlanarak büyümesi sayesinde geldik. Ve tam da bu yüzyılda akıl almaz bir hızla bu teknolojilerin birkaç yıl içerisinde yaşlanıp kenara koyulduğu günlere şahitlik ediyoruz. Bakalım önümüzdeki birkaç on yılda nasıl değişiklikler bekliyor bizi…

İnsanoğlu son derece hantal, yavaş ve çabuk yorulan bir koşucudur. Kendisinin doğru düzgün bir avı sadece koşarak yakalaması ya da bir tehlikeden koşarak kaçması pek de mümkün değildir. Bir de son derece güçsüzdür. Bir objeyi ancak kaldırabilir ama belirli bir süre sonra yorulacaktır.

İşte bu tarz biyolojik kısıtlamalarımızın yanında bir de muhteşem bir organımız var. Allah’tan! O da beynimizdir. Ve işte bu beyin, teknoloji üreterek yukarıda saydığımız zayıflıklarımızı yenmemize yardımcı oldu.

Sonuçta şu an gezegendeki en yüksek hıza ulaşan ya da en ağır yükleri kaldırabilen makinaların robotları ve yazılımların üretildiği beyin… insan beynidir.

Araç yolculuğumuz oldukça mütevazı bir şekilde başlamıştır. Mütevazı ama dâhiyane! Bu yolculuğumuz… Yuvarlak taşı …yani tekeri bulmamız ile başlar. Ve ilginçtir ki taş çağından uzay çağına kadar “taşıma teknolojileri” her zaman en tepedeki ilk 5 teknoloji içerisinde yer almıştır. Öyle ki insanlık tarihini anlamak için ulaşım teknolojilerini kullanabilirsiniz.

Bunun en büyük itici kuvveti savaş sanayi olmakla beraber, bireysel anlamda taşımacılıkta her zaman en büyük ekonomilerden birisi olmuştur.

Bu durumda tekeri bulan beyin sonra onun önüne insanları ya da hayvanları beygir olarak kullanmıştır. Sonra bir enerjiyi bir başka enerjiye çeviren motorların icadı ile türlü türlü makinaları bu tekerin önüne koymuştur.

Sonra yer çekimini yenmenin yollarını bularak tekeri bile ortadan kaldırabilmiştir.

Kanatlar, süper iletkenli manyetik alanlar günümüzün ve geleceğimizin tekerlerini ciddi bir işsizlik sahasına itmektedir.

Taşı yuvarlamaktan, dronları uçurduğumuz bugünlere bilim ve teknolojinin Moore Yasası ile katlanarak büyümesi sayesinde geldik. Ve tam da bu yüzyılda akıl almaz bir hızla bu teknolojilerin birkaç yıl içerisinde yaşlanıp kenara koyulduğu günlere şahitlik ediyoruz.

İnsan taşımacılığı da bu değişimden payına düşeni alıyor. Tonlarca ağırlığındaki çok silindirli araçların yerini tek kişilik akıllı elektrikli mini otolar alıyor. Bakalım önümüzdeki birkaç on yılda nasıl değişiklikler bekliyor bizi… Bir bakalım:

1. ARACINIZ İÇİN SESLİ KOMUTLAR

Yenilikler listesinde ilk sırada cep telefonlarımızdakine benzer asistanlar var. “Aracınızla sesli komutla etkileşime geçebileceksiniz” yani. Bir park yeri arıyorsunuz diyelim. Tek yapmanız gereken “Park yeri bul” demek! Bundan sonra aracınız programlanmış tercihlerinize bağlı olarak sizi en yakın, en ucuz, en güvenli garaja yönlendirecek ve ücreti kredi kartınızla ödeyecek.

Dikkat ettiyseniz bu tarz teknolojiler, dijital teknolojilerdir. Ama her şeyin bilgisayarlar ve algoritmalar ile yapıldığı bir dünyada bu çok şey anlamına gelir. Rota çıkartma, yemek yiyeceğiniz yerin seçimi, maillerinize bakma ile başlayan bu yolculuğun eninde sonunda dönüşeceği şey… Araba kullanırken istediğiniz her şeyi yapabilmektir. Mesela bir cerrahsanız ve hastanıza yetişmek için araba kullanıyorsanız ameliyata yolda başlayabilirsiniz!

2. DAHA FAZLA HARİTA SEÇENEĞİ

Navigasyon haritaları daha fazla veri ile kaplanırken, rotanızı birden çok seçenek arasından seçebileceksiniz. En hızlı ya da en güvenliye ek olarak; en temiz hava, en güzel manzara, en eğlence profilime uygun yer, iş imkânı olarak en yüksek, en fazla işimi bir arada yapabilme gibi harita seçenekleri olacak. Dahası bu sistemler tüm arabalarda ve toplu taşımada olacağı için artık haritalar sayesinde sabit bir aracınız bile olmak zorunda değil.

Siz -A noktasından -B noktasına nasıl bir seyahati kimlerle ve ne amaçla yapmak istediğinizi cep telefonu asistanınıza söyleyeceksiniz… gerisi cepte. Hangi saate hangi araç türü ile nereye hangi hızla ve ne amaçla gideceğiniz artık tamamen yapay zekâ tarafından örgütlenecek. Uzmanlar bu tarz bir dünyada artık mülkiyet olarak araba almaktansa Netflix gibi bir sanal ulaşım sitesine üye olacağınızı ve oraya ödediğiniz para ile orantılı olarak daha fazla opsiyon ve önceliklerinizin olacağı bir ulaştırma ağından bahsediyorlar. Tüm arabaları, uçakları, gemileri hatta bisikletleri bile kapsayan.

Prof. Dr. Uğur BATI
Uzm. Dr. Timur YILMAZ

Devamı M5 Dergisi Mayıs 2019 Sayısında…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir