Dengeleri Değiştirecek Harekât: Barış Pınarı

Barış Pınarı Harekâtı, Suriye’de dokuzuncu yılına giren ve Türkiye’yi de tehdit eden iç savaşta, bir milat niteliğinde. Birden fazla nedenle hem bölgesel hem de küresel çapta etkileri olacak harekât, PYD/YPG terör örgütünün aşama aşama işgal ettiği topraklardan sökülüp atılmasını, evlerinden-yurtlarından edilen insanların yuvalarına dönmesini sağlayacak. Terör örgütünün yenilmesi, küresel stratejisinde bölgeye büyük önem veren ABD’nin de yeniden hesap kitap yapmasına neden olacak.

İleride, bölgemizin tarihi yazılırken 9 Ekim 2019 tarihi ayrı bir yere koyulacak gibi görünüyor. O tarihte saat 16.00’da Resulayn, ardından Tel Abyad hattına uzanan hava harekâtıyla başlayan Barış Pınarı Harekâtı, aynı tarihte saat 22.00’de kara harekâtıyla daha da genişledi.

İlk aşamada Resulayn-Tel Abyad arasındaki hattın terör örgütü unsurlarından temizlenmesi öngörülüyor. Peki, bu harekâtın hedefi, etkileri ve handikapları neler olacak? Madde madde sıralamakta fayda olacak.

HAREKÂTIN HEDEFİ:

Türkiye haklı olarak, terör örgütünün işgal ettiği bütün bölgelerin işgalden kurtarılmasını, gerek kendi ulusal güvenliği gerek Suriye’nin toprak bütünlüğü için zorunlu görüyor. Bu çerçevede de aşama aşama ilerlemeye çalışacak. Bunun en önemli nedeni, harekâtın kapsadığı alanın büyüklüğü…

Terör örgütü, ABD desteği sayesinde Suriye’nin yaklaşık üçte birini kontrol eder hale geldi. Bu da yaklaşık 50 bin kilometre karelik bir alana tekabül ediyor. Kıbrıs Barış Harekâtı ile Türklerin güvenliğini sağladığımız KKTC’nin yüzölçümü 3355 kilometrekare.

Bu bölgeyi işgalden sonra demografik yapıyı da değiştirdi. Özellikle bölgedeki nüfusun %70’e yakın bir bölümünü oluşturan Arap kökenli Suriyelileri, baskılar ile azınlık konumuna düşürdü. Arap kökenli insanların büyük çoğunluğu Türkiye’ye sığınmak, yine çok sayıda Arap da başka bölgelere kaçmak zorunda kaldı.

Ayrıca bu bölgede tek gayrimeşru ülke olan ABD’nin de çok sayıda üssü bulunuyor. Bu ülke, üsleri ve askeri güçleri sayesinde bölgeyi istediği gibi dizayn etme çalışmaları yürütüyor.

Bu gerçeklerden hareketle Türkiye, Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekâtları gibi başlayıp bitirebileceği bir harekât yerine aşama aşama ilerleme stratejisi izleyecek. Bu süreç belki yıllar sürecek. Türkiye harekât ile şu hedefleri gözetecek:

• Öncelikli aşama Resulayn-Tel Abyad şehir merkezleri de dahil olmak üzere iki kentin arasındaki bölümün tamamen teröristlerden temizlenmesi. Bu da yaklaşık 120 kilometrelik bir sınır hattı ve 10 kilometrelik bir derinliği içeriyor. Önce çevrede temizlik gerçekleştirilecek, ardından da meskûn mahal operasyonları yapılacak. Bu temizlik, sonuçlandıktan sonra bölgede geçici üs bölgeleri oluşturulacak.
• İlk aşama gerçekleşirse, terör örgütünün sözde kantonları arasında bağlantı büyük zarar görecek.
• Sonraki aşamada adım adım tüm sınır hattında 30 kilometrelik bir derinliğe inilmesi öngörülüyor. Burada Kamışlı gibi Şam yönetimine bağlı askeri güçlerin bulunduğu yerler istisna olacak.
• 30-32 kilometrelik derinliğe ulaşıldığında da 1,5-2 milyon Suriyeli sığınmacının evlerine dönmesi sağlanacak.
• En son aşama, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda aktarılan ve daha sonra Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un Washington Post’a yazdığı makalesinde tekrar hatırlattığı üzere, Rakka-Deyrizor hattının temizlenmesi olacak. Burada yapılacak terörist temizliği neticesinde yaklaşık 3 milyon Suriyelinin evlerine dönmesinin önü açılacak.

Devamı M5 Dergisi Ekim 2019 Sayısında…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir