Savunma’da özel tersaneciliğin önemli markası: RMK MARINE - M5 Dergi
MakalelerSayı 348 Temmuz 2020

Savunma’da özel tersaneciliğin önemli markası: RMK MARINE

Abone Ol 

RMK MARINE, Tuzla’daki tersanesinde her türlü ticari gemiden süper/mega yatlara ve askeri gemilere hemen hemen tüm kategorilerde gemi inşası gerçekleştiriyor. Askeri gemi kategorisinde; ikmal tankerleri ve sahil güvenlik komutanlığı için inşa edilen korvet sınıfı 4 adet sahil güvenlik arama ve kurtarma gemilerindeki imza RMK MARINE’ye ait.

Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemleri ve Cumhuriyetimizin ilk kuruluş döneminde donanmamızın ihtiyaçları büyük oranda yurtdışından satın alma yoluyla gerçekleşiyordu. Çok az sayıda gemi ise yurtdışından hazır dizayn ve malzeme alınması suretiyle Türkiye’deki askeri tersanelerde inşa edilmekteydi. 

1974 yılında Haliç Sütlüce’de, kurucu ortakları “Profilo” – “Koçtuğ” – “Marmara Transport” firmalarının baş harflerinden adını alarak kurulan P.K.M. Marine, 1997 yılında Koç topluluğuna katılarak ismini RMK MARINE olarak değiştirdi. RMK MARINE’nin kilometre taşı niteliğindeki projeleri şöyle;

  • Türkiye’de ilk olarak gerçekleştirilen büyük ölçekli motoryat veyelkenli yatlar,
  • Muhtelif tipte kimyasal ürün ve petrol ürünleri taşıyan tankerler,
  • Paslanmaz kargo tanklı kimyasal tankerler,
  • Kendi sınıfında dünyanın en büyükle- rinden olan asfalt tankerleri,
  • Yine kendi sınıfında dünyanın en büyükleri arasında olan açık deniz inşa gemisi,
  • Askeri gemi kategorisinde ise; ikmal tankerleri ve Sahil Güvenlik Komutanlığı için inşa edilen korvet sınıfı 4 adet Sahil Güvenlik Arama ve Kurtarma Gemileri (Türkiye’de bir özel sektör tersanesi ta- rafından gerçekleştirilen ilk ve halen tek muharip askeri gemi projesidir).

“Muharip gemi tasarımlarımızın biri Havuzlu Tank Çıkarma Gemisi (LPD), diğeri de Tank Çıkartma amaçlı Amfibi Gemi (LST)’dir. Ayrıca, yine kendi Dizayn ekibimiz tarafından yaratılan ve bir diğer soruda ayrıntılı anlatacağım, muhtelif boyut ve niteliklere sahip, çok maksatlı korvet, sahil güvenlik gemisi ve süratli taarruz botu tasarımlarımız da mevcuttur.”

SAVUNMA SANAYİSİNDE ÖZEL TERSANELERİN KONUMU

Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemleri ve Cumhuriyetimizin ilk kuruluş döneminde donanmamızın ihtiyaçları büyük oranda yurtdışından satın alma yoluyla gerçekleşiyordu. Çok az sayıda gemi ise yurtdışından hazır dizayn ve malzeme alınması suretiyle Türkiye’deki askeri tersanelerde inşa edilmekteydi. NATO üyeliğiyle ABD gemilerinin kullanımı öne çıktı. ABD’den gemi temin programları ve overholler (destroyer-muhrip ve denizaltılar) kapsamında gemi personelinin yanı sıra, eğitim alan askeri teknik kadroların gelişmesiyle birlikte ABD menşeli muhrip ve denizaltıların overhollerinin Gölcük Tersanesi’nde yapılması dönemine geçilmiştir. 1980’lerle beraber, özellikle Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nın kurulması sonrasında adım adım özel tersaneler de gemi inşa ve modernizasyon projelerinde devreye girdi. Sivil ve asker kökenli insan kaynağının muhtelif proje platformlarında buluşmaları ve sivil-asker işbirliğinin etkin ve faydalı bir şekilde işletilmesi, deniz savunma sistemlerinin ve deniz platform projelerinin özel sektörün yerli ve milli savunma sanayi unsurları tarafından gerçekleştirilmesine imkân sağladı. Bu süreç içerisinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın teknik kurumlarındaki teknik personel tarafından geliştirilen platform ve sistem projelerinin, Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nın yurtiçi katma değeri artırma ve ihracat potansiyeli yaratma amacıyla sanayileştirilmesi sağlandı.

Bu bağlamda, platform projelerine en iyi örnek olarak MİLGEM, sistem projelerine en iyi örnek olarak G sınıfı firkateynlere uygulanan GENESİS Komuta Kontrol Sistemi modifikasyon projelerini telaffuz edebiliriz. Dönem içerisinde ismi “Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB)” olarak değiştirilen kurum, özel sektörde faaliyet göstermekte olan çok sayıda tersane ile yola devam edilmesinin idari ve teknik açıdan mümkün olmayacağından hareketle; dönem içerisinde;

a. Endüstriyel standartların yanı sıra, gerekli görülen ulusal ve NATO askeri gemi dizayn ve inşa standartlarına uyumluluk gereklerini sağlayan ve,

b. İlgili kanun ve düzenlemeler gereğince bu projeler kapsamında görev alabilmek üzere gereken hazırlıkları ve düzenlemeleri yapan,

özel sektör tersanelerini denetleyerek sertifikalandırılmalarını ve askeri gemi inşa projelerine ihale aşamalarından itibaren katılabilmeleri için yetkilendirilmelerini sağlamıştır.

Sözü edilen dönem içerisinde askeri gemi inşa projeleri yapabilmek üzere belirlenen özel sektör tersaneleri, 2000-2020 yılları arasında gerçekleşen SSB projelerine ve ihracat amaçlı projelere bakıldığında, aşağıdaki kategorilerde uzmanlaşma sağlamışlardır.

– Büyük ölçekli muharip gemiler

– Süratli küçük ölçekli muharip gemi

– Amfibi gemiler

– Yardımcı sınıf gemiler

Bu kategorilerde uzmanlaşmış özel sektör tersanelerine sahip olunması, Deniz Kuvvetlerimizin, Sahil Güvenlik Komutanlığımızın ve gemi işleten diğer devlet teşekküllerimizin askeri ve özel nitelikli gemi gereksinimlerini en uygun ve en etkin şekilde karşılanabilmesine imkan sağlayacağı gibi, aynı zamanda küresel pazarda da dost ve müttefik ülkelerin askeri ve özel gemi tedarik projelerine yönelik rekabet gücümüzün ve dolayısıyla ihracat potansiyelimizin artmasına önemli katkı sağlayacaktır.

Her iki korvetin ve süratli taarruz botu tasarımlarının, en başta Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın korvet/OPV/sahil güvenlik arama ve kurtarma gemisi/hücumbot/ karakol botu ihtiyaçlarına ve operasyonel isteklerine çok uygun tasarımlar olduğu belirtiliyor.

İKİ ANA BÖLÜMDEN OLUŞAN TERSANE

Bu çerçevede ülkemizin önemli markalarından olan RMK MARINE organizasyonu, kendisi için düzenlenen kapasite raporlarına göre,

– Gemi inşa sanayiinin, teknolojinin ve müşterilerin ihtiyaçlarını, altyapı imkân kabiliyetlerini ve yetenek setlerini dikkate alarak, askeri ve ticari gemi tasarım ve inşası için yapılanmış bir Gemi Bölümü ile,

– Çelik, alüminyum veya kompozit malzemeden yapılmış süper ve mega yat tasarım ve inşalarını gerçekleştirebilecek bir Yat Bölümü olmak üzere, iki ana bölümden oluşacak şekilde yapılandırılmış.

31 bin m²’si kapalı olmak üzere 95 bin m²’lik bir toplam alana, 170x60m boyutlarında bir gemi inşa kızağına ve 200 m uzunluğunda bir donatım iskelesine sahip olan RMK MARINE Tersanesinin yıllık 10 bin 636 ton çelik işleme kapasitesi ile azami 196m uzunluğunda ve 28.600 dwt (dead weight ton) büyüklükte gemi inşa kapasitesi bulunmakta.

Gemi İnşa kızağı üstünde azami kaldırma kapasitesi 160 ton köprü kreynin yanı sıra, en büyüğü 320 ton kapasiteli 3 adet seyyar, deniz tipi kreyn ile 850 ton kapasiteli bir deniz içi kızağa ve çelik üretim hattı üzerine kurulu muhtelif sayı ve kapasitede kreynlere sahip.

Ayrıca, kompozit tekneli yat imali için iklimlendirme kontrollü depo ve hangarları da içerecek şekilde, toplam 11 adet hangarı mevcut. 55metreye kadar alüminyum veya çelik tekneli yat ile 38 metre uzunluğa kadar kompozit tekneli yat inşa edebilecek. Yat Bölümündeki kompozit tekne imalat atölyesinde bulunan fırın, Avrupa’daki en büyük ve modern 3 fırından biridir.

SİZİN TASARLADIĞINIZ YERLİ VE MİLLİ ÇOK MAKSATLI AMFİBİ HÜCUM GEMİSİ VE ONUN TASARIM ÖZETİ:

RMK MARINE Tersanesi yetkilileri M5’e, kendi tasarımları olan yerli ve milli çok maksatlı Amfibi Hücum Gemisi ile ilgili de bilgi verdi. Sahil Güvenlik Komutanlığı (SGK) için dizayn, inşa ve teslimlerini başarıyla gerçekleştirdikleri 4 gemilik Sahil Güvenlik Arama ve Kurtarma (SGAK) Gemisi Projesi kapsamında oluşturdukları Dizayn Bölümü personelini teknoloji transferi yapabilmek için geminin kök tasarımının temin edildiği İtalyan firmaya gönderip, onlara orada çok ciddi ve kapsamlı teorik ve pratik eğitimler aldırdıklarını belirterek şu bilgileri aktardılar:

“Bu husus tedarik makamı ihale şartları arasında yer almaktaydı. Yani, ana yüklenici firma Türk Gemi İnşa Sanayine askeri muharip gemi tasarım yeteneği kazandırmak üzere Teknoloji Transferi adı altında bu eğitimleri yurtdışı tasarımcı firmadan almak ve kazanmak zorundaydı. Oluşturulan tasarım ekibimizce sadece SGAK gemilerinin tasarım özelleştirme çalışmaları ve proje gereklerini sağlamak üzere gereken detay tasarım çalışmaları gerçekleştirilmekle kalınmadı. Aynı zamanda, o zamanki adıyla, Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM)’nın, savunma sanayiimize yönelik ve gerek Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı (Dz.K.K.)’nın, gerekse de SGK’nın ihtiyaçlarını ve operasyonel isterlerini karşılayabilecek, ihaleye çıkılan projelerin teknik şartnamelerine uygun, bize özgün, spesifik muharip gemi tasarımları geliştirildi. Bahse konu tasarımlar RMK MARINE bünyesinde oluşturulan, hem nitelik, hem de nicelik olarak çok güçlü bir Dizayn ekibi tarafından gerçekleştirilmiş, mühendislik hesaplama ve analizleri, modelleme çalışmaları ve tüm bunların model havuz deneyleri ile gerçeklemeleri yapılmış, özgün tasarımlardır. İşte, bu çalışmaların sonucu olarak ortaya çıkartılan muharip gemi tasarımlarımızın biri Havuzlu Tank Çıkarma Gemisi (LPD), diğeri de Tank Çıkartma amaçlı Amfibi Gemi (LST)’dir. Ayrıca, yine kendi Dizayn ekibimiz tarafından yaratılan ve bir diğer soruda ayrıntılı anlatacağım, muhtelif boyut ve niteliklere sahip, çok maksatlı korvet, sahil güvenlik gemisi ve süratli taarruz botu tasarımlarımız da mevcuttur. Bütün bu tasarımlar RMK MARINE bünyesinde oluşturulmuş olan ve tamamen Türk mühendislerden oluşan dizayn ekibi ile gerçekleştirmiş olduğumuz için ‘yerli ve milli’ olarak nitelendirebilmekteyiz.”

Ana görevleri; kuvvet aktarımı (power projection) ve amfibi harekât olacak şekilde tasarlanan Havuzlu Tank Çıkarma Gemisi (LPD), harekâtı yönetecek karargâh personelini de operasyon sahasına intikal ettirebilecek bir donanıma sahip olup, amfibi harekâta sürat ve çeviklik kazandıracak hava unsurlarının da üzerinde konuşlanıp harekât yapabileceği imkân kabiliyetleri de bünyesinde bulundurmakta. Ayrıca LCM, LCAC, LCVP ve AAV gibi amfibi unsurları da harekât alanına transfer edebilecek yeteneklere sahip. RMK MARINE tasarımı olan LPD, 216 m boyunda, 25.000 ton deplasmana sahip ve toplam 1.068 personel taşıma kapasitesine sahip oldukça büyük bir muharip gemi ve kendisini savunabilecek silah ve sensörlere de sahip olacak şekilde konfigüre edilmiş.

Süratli Taarruz Botu (FAC – Fast Attack Craft) gerek Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı, gerekse değişik ülkelerin Deniz Kuvvetlerinin ve Sahil Güvenlik Komutanlıklarının farklı sürat kademeleri ve farklı operasyonel ihtiyaçları için, farklı silah ve sensörler ile iki farklı ana tahrik sistemleriyle donatılabilecek şekilde hazırlanmış.

Amfibi Gemi (LST -Landing Ship Tank) ise, ana görev fonksiyonu amfibi harekât ve ateş desteği olan, amfibi harekât ile idari ve lojistik görev fonksiyonlarına katkı sağlayan amfibi bir savaş gemisi. 2008 yılında SSM tarafından Deniz Kuvvetleri ihtiyacını karşılamak üzere 2 adet LST için ihale açıldığında, yine RMK MARINE tasarım ekibi tarafından, ihalenin teknik şartnamesine ve operasyonel isterlerine uygun özgün bir tasarım yaratılmış. LPD’de olduğu gibi, tamamen yerli ve milli nitelikte olan LST tasarımı, 135 m uzunluğa, 19 m genişliğe, 6.067 ton tam yük ağırlığına sahip. 18 kts azami sürat yapabilen, 2 Amfibi Deniz Piyade bölüğü personeli dahil olmak üzere toplam 496 kişi taşıma kapasiteli, tank ve açık güvertelerinde tank ve çeşitli amfibi araçları taşıyan bir gemi.

RMK MARINE, ayrıca Korvet tasarımları ile de dikkat çekiyor. Korvet tasarımları şunlar:

– 85-90 m uzunluk ve 1600 ton civarında, bir korvetten beklenen tüm muharip gemi görevlerini yapabilen, büyük ölçekli bir korvet tasarımı ile (Corvette 1600),

– 65-70 m uzunlukta, çelik veya alüminyum veya kombine çelik-alüminyum tekne yapısına sahip, üzerine helikopterin iniş kalkış yapabileceği, güdümlü mermi ile su üstü ve hava hedeflerine karşı kullanılabilen 76 mm’lik büyük ölçekli diyebileceğimiz bir top taşıyabilen, su üstü savunma harbi, hava savunma harbi ve kara bombardımanı icra edebilecek, kısacası, etkin bir korvetten beklenen görevlerin büyük çoğunluğunu yerine getirebilecek kapasitede ve yetenekteki, küçük ölçekli bir Çok Maksatlı Korvet (OPV-600) tasarımı.

Her iki korvetin ve süratli taarruz botu tasarımlarının, en başta Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın korvet/OPV/sahil güvenlik arama ve kurtarma gemisi/ hücumbot/ karakol botu ihtiyaçlarına ve operasyonel isteklerine çok uygun tasarımlar olduğu belirtiliyor.

Her iki korvet de, gözetleme/keşif-karakol, kaçakçılığın önlenmesi, deniz kaynaklarının korunması ve münhasır ekonomik bölgede yasadışı faaliyetlerin önlenmesi gibi yardımcı faaliyetleri de icra edebilecek şekilde tasarlanmış. Bu iki tasarım, daha az silah ve sensörlerle donatılıp, Sahil Güvenlik Gemisi ve/veya OPV modeline (gray ship) dönüştürüldüğünde, değinilen yardımcı faaliyetleri büyük bir güvenle ve yeterlilikle icra edebilir.

Süratli Taarruz Botu (FAC – Fast Attack Craft) özgün tasarım versiyonunda da, hem su üstü, hem de hava hedeflerine karşı güdümlü mermi taşıyabilen bu bot tasarımı, gerek Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı, gerekse ihracat potansiyeli olan değişik ülkelerin Deniz Kuvvetlerinin ve Sahil Güvenlik Komutanlıklarının farklı sürat kademeleri ve farklı operasyonel ihtiyaçları için, farklı silah ve sensörler ile iki farklı ana tahrik sistemleriyle donatılabilecek şekilde hazırlanmış. Müşterinin taleplerine göre, silah ve sensör konfigürasyonu özelleştirilerek, bu kez, bir İç Sular Karakol Botu görevlerini büyük bir etkinlikle yerine getirebilir.

Abone Ol 

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

Abone Ol 
Back to top button
Close
Close