ABD F-16’ları Ortadoğu semalarında faaliyete devam ediyor - M5 Dergi
Öne ÇıkanSavunma Haberleri

ABD F-16’ları Ortadoğu semalarında faaliyete devam ediyor

Abone Ol 

ABD’nin İran’a karşı yürüttüpü “Operation Epic Fury” resmen sona ermiş olsa da, ABD Hava Kuvvetleri’ne ait F-16 Fighting Falcon savaş uçakları bölgede konuşlanmaya ve muharebe devriyeleri yapmayı sürdürüyor.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın (CENTCOM) sorumluluk alanında 14 Mayıs’ta çekilen ve yeni yayımlanan fotoğraflar, modern hava muharebesinin değişen doğasını tek karede ortaya koydu. Görüntülerdeki F-16; havadan havaya füzeler, lazer güdümlü bombalar ve düşük maliyetli İHA avı için kullanılan 70 mm lazer güdümlü roketlerle donatılmış durumda görülüyor.

ABD ile İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü ortak askeri operasyonların kod adı olan Operation Epic Fury, 28 Şubat 2026’da başlamış ve 5 Mayıs’ta sona ermişti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, operasyonun hedeflerine ulaştığı için tamamlandığını ve Washington’un artık “barış yolunu” tercih ettiğini açıklamıştı.

Ancak sahadaki gerçeklik farklı bir tablo ortaya koyuyor.

Ateşkes, askeri harekâtı sona erdirmiş olsa da görevi bitirmedi. F-16’lar, gerektiğinde kara hedeflerine saldırmak veya yaklaşan tehditleri önlemek üzere bölgede sürekli hava devriyesi icra etmeye devam ediyor.

1970’lerden bu yana ABD hava gücünün temel platformlarından biri olan F-16, uzun yıllardır “yaşlı”, “küçük” ve 2020’lerin tehdit ortamı için yetersiz olduğu yönündeki eleştirilerin hedefi olmuştu. Ancak 14 Mayıs tarihli görüntüler, uçağın değişen tehditlere adapte olma kapasitesini bir kez daha gözler önüne serdi.

Fotoğraflar, F-16’nın Epic Fury sonrası Ortadoğu’da ABD’nin askeri varlığını sürdüren başlıca platformlardan biri haline geldiğini gösteriyor.

Düşük maliyetli İHA avcısı: APKWS II

F-16 üzerindeki silah yükü, mevcut görev profilinin çift yönlü niteliğini açık biçimde yansıtıyor.

Uçakta düşman uçakları ve seyir füzelerine karşı havadan havaya füzeler, hassas kara taarruzları için lazer güdümlü bombalar ve özellikle dikkat çeken unsur olarak Advanced Precision Kill Weapon System II (APKWS II) roket podları yer alıyor.

Son dönemde farklı harekât sahalarında hava savaşını yeniden şekillendiren insansız hava aracı tehdidine karşı APKWS II, ABD’nin tercih ettiği ekonomik çözüm olarak öne çıkıyor.

APKWS II, başlangıçta havadan karaya kullanım için geliştirilen 70 mm’lik lazer güdümlü bir roket sistemi olarak tasarlandı. Sistemin temel avantajı, güdümlü füzelere kıyasla çok daha düşük maliyetle hassas vuruş imkânı sunması.

Ancak zamanla sistemin havadan havaya kullanım potansiyeli de ön plana çıktı.

Bir APKWS II roketinin birim maliyetinin yaklaşık 30 bin dolar olduğu tahmin edilirken, F-16’ların uzun yıllardır kullandığı standart kısa menzilli hava-hava füzesi AIM-9X Sidewinder için bu rakam yaklaşık 500 bin dolar seviyesinde bulunuyor.

Tehdit birkaç yüz ya da birkaç bin dolar değerindeki tek yönlü saldırı İHA sürüleri olduğunda, pahalı hava-hava füzeleriyle önleme yapmak sürdürülebilir bir yöntem olmaktan çıkıyor.

Sistemin çalışma prensibi ise görece basit.

Pilot, genellikle uçağa entegre Sniper veya Litening hedefleme podu aracılığıyla hedef İHA’yı lazerle işaretliyor ve roket bu yansıyan lazer ışınına yöneliyor.

CENTCOM bölgesindeki operasyonlarda F-16’ların çoğunlukla ikili kol düzeninde görev yaptığı belirtiliyor. Buna göre bir uçak Sniper poduyla hedef işaretleme yaparken, diğer uçak APKWS II roketleriyle saldırıyı gerçekleştiriyor.

Standart bir F-16 hava-hava yükü genellikle altı füze ile sınırlı. Buna karşın bir veya iki APKWS II podunun eklenmesi, uçağın angajman kapasitesini fiilen üç katına çıkarabiliyor.

Onlarca İHA’dan oluşabilecek bir sürü tehdidi karşısında, altı atış ile on sekiz veya daha fazla atış arasındaki fark operasyonel başarı ile felaket arasındaki çizgiye dönüşebiliyor.

CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper da düzenlediği basın toplantısında bu yaklaşım değişimini doğruladı.

Cooper, ordunun daha düşük maliyetli İHA önleme sistemlerine yöneldiğini belirterek, “Zaman içerisinde genel olarak dronlara ilişkin bu maliyet eğrisinin diğer tarafına geçtiğimizi görüyorsunuz” dedi.

Bu değerlendirme, yıllardır büyüyen bir problemin sonucu olarak görülüyor.

Özellikle Kızıldeniz’de Husilere karşı yürütülen operasyonlar sırasında, ABD Donanması ve Hava Kuvvetleri unsurlarının düşük maliyetli İHA’lara karşı milyon dolarlık önleyici füzeler kullanması, savunma maliyetlerinde ciddi bir asimetri yarattı.

14 Mayıs’ta görüntülenen F-16, aynı zamanda daha geniş bir kurumsal gerçeği de yansıtıyor.

Savunma çevrelerinde defalarca “ömrünü doldurduğu” ileri sürülen bu platform, değişen tehdit ortamına uyum sağlayarak etkinliğini korumayı sürdürüyor.

Hava platformu yaşlanmış olabilir; ancak temel savaş kabiliyetleri değil.

Lazer güdümlü roketler, hassas bombalar ve havadan havaya füzelerle donatılmış, eğitimli personel tarafından tartışmalı hava sahalarında görev yapan bir F-16, özellikle günümüzün gerçek tehditlerine göre uyarlanmışsa, hâlâ yüksek derecede ölümcül ve etkili bir askeri güç unsuru olmaya devam ediyor.

Kaynak: M5, Defence Blog

Abone Ol 

İlgili Yazılar

Abone Ol 
Back to top button
Close
Close