Yapay Zekâ ve Savunma Sanayii - M5 Dergi
Kapak

Yapay Zekâ ve Savunma Sanayii

Günümüz toplumlarının bilgiyle şekillendiği dünyamızda yakın dönemde yapılan çalışmalara göre, tüm dünyada bir günde üretilen veri kabaca 2,5 kentilyon byte ulaşmaktadır. Verinin hızla büyüyen boyutu ve karmaşıklığı koşullarında bu veri okyanusundan yararlanmak için insan gibi analiz yapabilen ve insandan milyon kat hızlı sonuç üretebilen Yapay Zekâ, Makine Öğrenmesi ve Derin Öğrenme alanları büyük önem kazanmıştır. Yapay zekâ, makine öğrenmesi ve derin öğrenme sırasıyla dıştan içe doğru birbirini kapsayan ve aynı amaca yönelmiş teknolojilerdir. İster makine öğrenmesi kullansın ister kullanmasın herhangi bir tahmin veya karar işlemini gerçekleştiren teknolojilerin genel adıdır.

Bugün artan ilgi ve giderek genişleyen uygulama alanları nedeniyle Yapay Zekâ, yalnızca bilim adamlarının konuştuğu bir konu olmaktan çıkmış, tüm insanlığı ilgilendiren bir tartışma konusuna dönüşmüştür. Öyle ki günümüzde ülkeler yapay zekâyı stratejik hedefleri içerisine almakta ve bazı siyasi liderler yapay zekâ ile ilgili görüşlerini çeşitli platformlarda sık sık dile getirmektedir. 15 Eylül 2017 tarihli konuşmasında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin yapay zekânın önemine vurgu yapmış ve yapay zekâ alanında lider olan ülkenin dünyayı da yöneteceğini işaret etmiştir [1].

Temelleri 1930’lu yıllara dayanan yapay zekâ alanında, özellikle son 20 yılda bilgi ve iletişim teknolojilerindeki (BİT) gelişmelerin doğrudan bir sonucu olarak, büyük atılımlar gerçekleştirilmiştir. Günümüzde askeri, sivil ve ticari uygulamalarda karar destek, planlama ve operasyon süreçlerinde yapay zekânın kullanımı artmıştır. Ayrıca, kişisel uygulamalar, ekonomi, savunma sistemleri, otomasyon ve üretim araçları gibi çok geniş bir alanda kullanım alanı bulmuştur.

YAPAY ZEKÂ NEDİR?

Yapay zekâ makine ve/veya yazılım tarafından sergilenen “zihinsel süreç işletebilme” kabiliyeti olarak veya basit bir ifade ile bilgisayarın veya makinenin çeşitli iş ve işlemleri insana benzer şekilde yerine getirme veya karmaşık problemlere insanlar gibi çözüm üretme kabiliyeti olarak ifade edilebilir. Yapay zekâ araştırmalarının odağında makine ve/veya yazılımlar tarafından neden-sonuç ilişkisi kurma, olguları kavrama, muhakeme etme ve sonuç çıkarma, öğrenme, planlama, algılama, tahmin yürütme ve problem çözme kabiliyetlerinin geliştirilmesi bulunmaktadır.

Günümüz toplumlarının bilgiyle şekillendiği dünyamızda yakın dönemde yapılan çalışmalara göre, tüm dünyada bir günde üretilen veri kabaca 2,5 kentilyon bayta ulaşmaktadır [2]. Dünya, internete bağlanabilen araçlarla -Nesnelerin İnterneti- her geçen gün daha da bağlantılı hale geldikçe üretilen veri miktarının da giderek artan bir ivmeyle büyüyeceği aşikârdır. Bu durumda verinin insan tarafından işlenmesi imkânsız hale gelmiş, bu da veri madenciliği ve büyük veri gibi uygulama alanlarının gelişmesine yol açmıştır. Verinin hızla büyüyen boyutu ve karmaşıklığı koşullarında bu veri okyanusundan yararlanmak için insan gibi analiz yapabilen ve insandan milyon kat hızlı sonuç üretebilen Yapay Zekâ, Makine Öğrenmesi ve Derin Öğrenme alanları büyük önem kazanmıştır. Peki, birbirine sıkça karıştırılan bu kavramlar nelerdir?

STM ThinkTech Teknolojik Düşünce Merkezi

Devamı M5 Dergisi Şubat 2019 Sayısında…

Etiketler

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

Back to top button
Close
Close