Japonya yeni uzun menzilli gemisavar füzesini konuşlandırdı

Japonya Kara Öz Savunma Kuvvetleri, ABD ile düzenlenen Keen Sword 27 müşterek askeri tatbikatı kapsamında yeni Type 25 karadan karaya değil, karadan denize kullanılan uzun menzilli gemisavar füze sistemini sahaya konuşlandırdı.
Nagasaki eyaletindeki Ōnohara eğitim sahasında gerçekleştirilen faaliyette birlikler, ABD kuvvetleri ve üst karargâhlardan sağlanan hedef bilgilerini kullanarak denizdeki hedeflere yönelik taarruz sürecini uygulamalı olarak çalıştı.
Defence Blog’un aktardığı bilgilere göre Japonya Kara Öz Savunma Kuvvetlerinin Batı Ordusu tarafından yürütülen eğitim, hedef bilgilerinin alınmasından angajmanın gerçekleştirilmesine kadar uzanan süreci kapsadı. Çalışmanın temel amacı, Japon birliklerinin gemisavar harekât kabiliyetini ve müttefik kuvvetlerle hedef koordinasyonu yeteneğini geliştirmekti.
Tatbikata Japonya Kara Öz Savunma Kuvvetlerinin 4. Tümeni ile Kyushu bölgesindeki füze alaylarını komuta eden 2. Topçu Tugayı unsurları katıldı. Ancak Japon yetkililer, eğitimin kesin tarihini, konuşlandırılan füze lançeri sayısını veya gerçek mühimmat ateşlenip ateşlenmediğini açıklamadı.
Type 25 füzesinin menzili yaklaşık 1.000 kilometre
Type 25, Japonya’nın modernize edilmiş Type 12 karadan gemiye füze sistemine verdiği yeni ad olarak öne çıkıyor. Mitsubishi Heavy Industries tarafından geliştirilen füze, Japonya’nın uzun menzilli taarruz kapasitesini artırma ve muhtemel düşman unsurlarını Japon topraklarından daha uzakta etkisiz hale getirme hedefinin önemli bileşenlerinden biri.
Naval News’in aktardığı bilgilere göre Japonya, sistemi 31 Mart’ta Kumamoto’daki Kengun Üssü’nde bulunan 5. Gemisavar Füze Alayı envanterine resmen dâhil etti.
Type 25’in menzilinin yaklaşık 1.000 kilometre olduğu bildiriliyor. Bu mesafe, ilk Type 12 sürümünün yaklaşık 200 kilometrelik menzilinin önemli ölçüde üzerinde. Menzil artışı, Kyushu’da konuşlandırılan kara birliklerinin Doğu Çin Denizi’ndeki geniş bir alanda bulunan deniz hedeflerini tehdit edebilmesini mümkün kılıyor.
Füze sisteminin bu özelliği, Japonya’nın 2022 ulusal güvenlik stratejisinde benimsediği karşı taarruz kabiliyetinin geliştirilmesiyle doğrudan bağlantılı. Tokyo yönetimi, ülkeye yönelik bir saldırı durumunda tehdidin kaynağına karşılık verebilecek uzun menzilli silah sistemlerine yatırım yapıyor.
Bununla birlikte, füzenin yaklaşık 1.000 kilometrelik menzili tek başına belirli bir hedefin başarıyla vurulabileceği anlamına gelmiyor. Hedefin konumunun güncel olarak belirlenmesi, verilerin füze birliklerine aktarılması ve uçuş sırasında hedef bilgilerinin yeterli doğrulukta tutulması gerekiyor.
ABD’den gelen hedef bilgileriyle müşterek angajman eğitimi
Keen Sword 27 kapsamında gerçekleştirilen eğitimin öne çıkan yönlerinden biri, füze birliklerinin kendi sensörleriyle sınırlı kalmadan diğer askerî unsurlardan sağlanan hedef bilgilerini kullanması oldu.
Kamyon üzerine monte edilen Type 25 sistemi, görüş hattının ötesindeki deniz hedeflerini vurmak için haricî keşif, gözetleme ve hedef tespit unsurlarından gelen verilere ihtiyaç duyuyor. Bu nedenle ABD kuvvetleri ve üst karargâhlardan sağlanan bilgilerin alınması, değerlendirilmesi ve angajman sürecinde kullanılması tatbikatın temel unsurları arasında yer aldı.
Bu yaklaşım, uzun menzilli gemisavar füzelerinin ağ merkezli harekât yapısındaki rolünü ortaya koyuyor. Deniz hedeflerinin hareketli olması nedeniyle hedef bilgilerinin güncelliği ve doğruluğu, uzun menzilli bir saldırının başarısını doğrudan etkileyebiliyor.
Japonya ve ABD arasındaki müşterek hedefleme ve veri paylaşımı kabiliyetinin geliştirilmesi, Japon birliklerinin bölgedeki deniz trafiğini ve muhtemel tehdit unsurlarını daha geniş bir sensör ağı üzerinden takip etmesine imkân sağlayabilir.
Denizaltı değil, gemi ve uçak konuşlu sürümleri de geliştiriliyor
Type 25 ailesinin geliştirilmesi yalnızca kara konuşlu sistemle sınırlı değil. Füzenin farklı platformlardan kullanılmasına yönelik çalışmalar da devam ediyor.
Planlamaya göre gemiden fırlatılan sürümün ilk olarak Teruzuki destroyerinde deniz testlerine çıkması öngörülüyor. Havadan fırlatılan sürüm ise modernize edilmiş F-2 savaş uçakları üzerinde test ediliyor. Her iki varyantın da 2027 mali yılında hizmete girmesi planlanıyor.
Füzenin farklı platformlara uyarlanması, Japonya’ya kara, deniz ve hava unsurları üzerinden müşterek uzun menzilli taarruz seçenekleri sunabilir. Kara konuşlu lançerler belirli bölgelerde hareketli bir ateş gücü oluştururken, gemi ve uçak konuşlu sürümler farklı istikametlerden angajman gerçekleştirme esnekliği sağlayabilir.
Bu yaklaşım aynı zamanda potansiyel bir rakibin Japonya’nın füze birliklerini tespit etmesini ve etkisiz hale getirmesini zorlaştırabilecek dağıtık bir konuşlanma modelini destekliyor.
Keen Sword 27’ye sekiz ülkeden askerî unsurlar katılıyor
19-29 Ekim tarihleri arasında Kyushu ve Okinawa’daki eğitim sahaları, askerî kamplar ve üslerde gerçekleştirilen Keen Sword 27, Japonya’nın ABD ile düzenlediği en büyük müşterek arazi tatbikatı olarak tanımlanıyor.
Japonya Kara, Deniz ve Hava Öz Savunma Kuvvetlerinin yanı sıra ABD, Avustralya, Kanada, Fransa, Almanya, Hollanda, Yeni Zelanda ve Filipinler’den askerî unsurlar tatbikata katılıyor. Açılış töreni 19 Ekim’de Ishigaki Üssü’nde gerçekleştirildi.
Japonya Kara Öz Savunma Kuvvetlerinin Batı Ordusu, tatbikatın Japonya-ABD ittifakının caydırıcılığını ve müdahale kapasitesini artırmayı, aynı zamanda ortak ülkelerle askerî iş birliğini güçlendirmeyi amaçladığını açıkladı.
Type 25’in tatbikatın sonraki safhalarında kullanılıp kullanılmayacağına ilişkin ise henüz resmî bir açıklama yapılmadı.
Kaynak: M5, Defence Blog



