Danimarka’dan F-35’ler için JSM ve Anthem siparişi

Danimarka, uzun menzilli hassas vuruş kabiliyetlerini geliştirmek amacıyla Norveç üretimi Joint Strike Missile (JSM) ve ABD merkezli Covenant şirketinin geliştirdiği Anthem seyir füzesini tedarik edecek.
Danimarka Savunma Bakanlığı tarafından duyurulan plan kapsamında JSM füzeleri F-35 savaş uçaklarında kullanılacak, Anthem ise kara konuşlu fırlatma sistemlerinden ateşlenecek.
Tedarikin temel amacı, Danimarka’nın ulusal savunma kapasitesini güçlendirmek ve NATO’nun uzun menzilli caydırıcılık kabiliyetlerine katkı sağlamak olarak açıklandı. Her iki füze de uzak mesafelerdeki hedeflere yüksek hassasiyetle taarruz gerçekleştirmek üzere geliştirilen silahlar arasında yer alıyor.
Covenant’ın Anthem füzesi ilk kez tanıtıldı
Michael Kaufman ve Ofir Dayan tarafından kurulan şirketin Washington’da merkezi, İsrail’in kuzeyinde ise yaklaşık 3.000 metrekarelik araştırma-geliştirme ve üretim tesisi bulunuyor. Şirketin yatırımcıları arasında Andreessen Horowitz, Founders Fund, Lux Capital, 8VC, Lightspeed, Altimeter ve İsrailli Aleph fonu yer alıyor. Covenant’ın son iki yılda 250 milyon doların üzerinde yatırım aldığı ve üç ülkede 200’den fazla çalışanı bulunduğu belirtiliyor.
Şirketin açıklamasına göre Anthem, kamuoyuna tanıtıldığı dönemde 200’den fazla test uçuşunu tamamlamış ve yaklaşık 150 milyon dolarlık sipariş hacmine ulaşmıştı. Covenant, müşterileri arasında ABD Kara Kuvvetleri ve ABD Donanması ile uluslararası ortakların da bulunduğunu bildirdi. Bununla birlikte, bu siparişlerin kesin teslimat takvimi ve ülkelere göre dağılımı açıklanmış değil.
200 kilogramın üzerinde harp başlığı taşıyabiliyor
Anthem, kara konuşlu fırlatıcılardan ateşlenmek üzere geliştirilen, katı yakıtlı roket motoruyla fırlatılan uzun menzilli bir seyir füzesi olarak tanımlanıyor. Füzenin 200 kilogramdan fazla yük taşıyabildiği belirtilirken, kesin menzili henüz kamuoyuyla paylaşılmadı.
Sistemin geliştirilmesinde yüksek üretim hacmi ve nispeten düşük birim maliyet hedefleniyor. Covenant, Anthem’i Tomahawk ve JASSM-ER gibi uzun menzilli silahların yanında daha geniş ölçekte üretilebilecek bir seçenek olarak konumlandırıyor. Şirket yönetimi, seri üretim tam kapasiteye ulaştığında füzenin birim fiyatının birkaç yüz bin dolar seviyesinde olmasını hedefliyor.
Bu maliyet hedefi, uzun menzilli hassas mühimmat stoklarının daha düşük maliyetle büyütülmesine yönelik arayışla örtüşüyor. Ancak gerçek birim maliyet; üretim miktarına, kullanılan alt sistemlere, sözleşme kapsamına ve müşteriye sunulan destek hizmetlerine bağlı olarak değişebilir.
Yıllık 12 bin füzelik üretim hedefi
Covenant, üretim kapasitesini artırmak ve tedarik zincirindeki darboğaz riskini azaltmak için birden fazla katı yakıtlı roket motoru tedarikçisiyle çalışıyor. Şirketin üç motor tedarikçisiyle anlaşma yaptığı, dördüncü bir tedarikçiyi de sisteme dâhil etmeye çalıştığı belirtiliyor. Ayrıca önümüzdeki iki yıl için 4.000’den fazla roket motorunu kapsayan uzun vadeli anlaşmalar imzalandığı aktarılıyor.
Şirketin üretim planı ABD, Almanya ve İsrail’deki tesislere dayanıyor. Tam kapasiteye ulaşıldığında Dallas ve Almanya’nın Saksonya eyaletindeki tesislerin ayrı ayrı yılda 5.000 füze, İsrail’in kuzeyindeki tesisin ise yılda 2.000 füze üretmesi hedefleniyor. Bu rakamlar, planlanan toplam kapasitenin yıllık 12.000 füzeye ulaşabileceğini gösteriyor.
Böylesi bir üretim hacmi hedefinin hayata geçirilmesi, yalnızca montaj hatlarının kurulmasına değil; motor, güdüm sistemi, elektronik bileşenler ve diğer kritik parçaların düzenli tedarikine de bağlı. Bu nedenle şirketin çoklu tedarikçi modeli, seri üretimi büyütme stratejisinin önemli bir parçasını oluşturuyor.
JSM, Danimarka’nın F-35 filosunun taarruz gücünü artıracak
JSM’nin temel özelliklerinden biri, F-35A’nın gövde içindeki silah istasyonlarında taşınabilmesi. Bu özellik, uçağın düşük radar görünürlüğünü korumasına yardımcı oluyor. Harici mühimmat taşıma ihtiyacını azaltan iç istasyon entegrasyonu, özellikle gelişmiş hava savunma sistemlerinin bulunduğu bölgelerde görev yapan uçaklar açısından önem taşıyor.
JSM’nin açıklanan menzili yaklaşık 350 kilometre. Füzenin toplam ağırlığı 416 kilogram, harp başlığı ağırlığı ise 120 kilogram olarak veriliyor. Yaklaşık 4 metre uzunluğa ve 480 milimetre çapa sahip olan mühimmat, farklı görev profillerinde su üstü ve kara hedeflerine karşı kullanılabilecek şekilde geliştirildi.
Füze, düşük irtifada uçuşu destekleyen hassas seyrüsefer sisteminden yararlanıyor. Terminal safhada ise görüntü oluşturabilen kızılötesi arayıcı başlık kullanıyor. Bu sistem, hedefin son yaklaşma aşamasında tespit edilmesi ve hassas angajmanın desteklenmesi amacıyla tasarlandı.
JSM’nin F-35 ile entegrasyonu, uçağın yalnızca hava üstünlüğü ve genel taarruz görevlerinde değil, deniz hedeflerine karşı uzun menzilli saldırılarda da kullanılabilmesini sağlıyor.
Danimarka’nın uzun menzilli taarruz mimarisi genişliyor
JSM ve Anthem aynı tedarik duyurusunda yer alsa da farklı kullanım konseptlerine dayanıyor. JSM, savaş uçaklarından fırlatılarak hava platformlarının hareket kabiliyeti ve düşük görünürlük özelliklerinden yararlanıyor. Anthem ise kara konuşlu fırlatıcılar üzerinden kullanılacak şekilde tasarlanıyor.
Bu iki yaklaşımın birlikte benimsenmesi, Danimarka’ya hava ve kara unsurlarından uzun menzilli hassas taarruz gerçekleştirme imkânı sağlayabilir. Hava konuşlu mühimmatlar hedef bölgesine farklı yönlerden yaklaşma ve görev planlamasında esneklik sunarken, kara konuşlu sistemler uçakların sürekli havada bulunmasına ihtiyaç duymadan taarruz kapasitesinin korunmasına katkıda bulunabilir.
Bununla birlikte Danimarka Savunma Bakanlığı, açıklamasında tedarik miktarlarını, toplam sözleşme bedellerini veya teslimat takvimini ayrıntılı biçimde paylaşmadı. Dolayısıyla iki sistemin Danimarka envanterindeki sayısı ve operasyonel hizmete giriş tarihleri konusunda kesin bir değerlendirme yapmak için ek açıklamalar gerekiyor.
Kaynak: M5, Militaryni



