Rapor: "Rusya denizaltı teknolojilerini Çin’le paylaştı" - M5 Dergi
Öne ÇıkanSavunma Haberleri

Rapor: “Rusya denizaltı teknolojilerini Çin’le paylaştı”

Abone Ol 

Rusya’nın, denizaltı teknolojilerinin geliştirilmesi ve test edilmesine yönelik teknik dokümanları ve malzemeleri Çin’e aktardığı, iki ülke arasındaki iş birliğinin Moskova’nın Şubat 2022’de Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı saldırısını başlatmasının ardından da devam ettiği öne sürüldü.

ABD merkezli araştırma kuruluşu Center for Advanced Defense Studies (C4ADS) tarafından yayımlanan A Marriage of Convenience? başlıklı rapor, iki ülkenin denizaltı tasarımı, akustik iz azaltma ve kontrol sistemleri gibi kritik alanlarda ortak çalışmalar yürüttüğüne işaret ediyor.

Rapora göre iş birliği, denizaltıların ses seviyesini düşürmeye yönelik teknolojilerden nükleer olmayan tahrik sistemlerine, otomatik komuta-kontrol ve silah yönetim sistemlerinden gövde tasarımına kadar uzanıyor. Ticari kayıtlar ve sevkiyat verileri de Rusya ile Çin arasındaki teknik alışverişin en az 2015’ten 2023’e kadar sürdüğünü gösteren bulgular içeriyor.

Rubin Tasarım Bürosu iş birliğinin merkezinde

Rusya’nın devlet kontrolündeki Birleşik Gemi İnşa Şirketi (USC) bünyesinde faaliyet gösteren Rubin Deniz Mühendisliği Merkezi Tasarım Bürosu, iki ülke arasındaki teknoloji alışverişinde kilit kuruluşlardan biri olarak gösteriliyor. Denizaltı tasarımı ve deniz sistemleri alanında çalışan Rubin, ABD, Avrupa Birliği ve Japonya’nın yaptırımlarına tabi bulunuyor.

C4ADS raporunda incelenen ticaret verilerine göre Rubin, Ağustos 2015 ile Nisan 2023 arasında Çin Halk Kurtuluş Ordusu’nun tedarik birimleri ve China Shipbuilding and Offshore International Co. Ltd. (CSOC) ile denizaltı teknolojilerinin ortak geliştirilmesine yönelik işlemler gerçekleştirdi.

Çin Devlet Gemi İnşa Şirketi’nin (CSSC) dış ticaret birimi olan CSOC, hem sivil hem de askerî gemi inşa faaliyetleriyle bağlantılı projelerde görev alıyor.

Söz konusu dönemde Rubin’in Çinli kurumlara toplam değeri 80 milyon doları aşan 12 sevkiyat gerçekleştirdiği belirtiliyor. Rapora göre sevkiyat kayıtlarında kullanılan genel ve belirsiz tanımlar, teslimatların nükleer olmayan bir denizaltıya ilişkin konsept tasarım çalışmalarıyla bağlantılı olabileceğini düşündürüyor. Ancak mevcut kayıtlar, bütün teslimatların içeriğini ve hangi projelerde kullanıldığını kesin olarak ortaya koymuyor.

Kavitasyon testleri ve akustik iz azaltma çalışmaları

Raporda öne çıkan bulgulardan biri, Rubin’in Ekim 2019 ve Ocak 2020’de CSOC’ye denizaltı testleriyle ilgili teknik dokümantasyon göndermesi. Belgelerde, denizaltıların su altındaki hareketleri sırasında ortaya çıkabilen kavitasyon olgusunun değerlendirilmesine yönelik testlerin de yer aldığı aktarılıyor.

Kavitasyon, bir pervane veya başka bir hidrodinamik yüzey çevresindeki basınç değişimleri sonucunda su içinde buhar kabarcıklarının oluşması ve ardından çökmesiyle meydana geliyor. Bu süreç gürültü oluşturabiliyor ve uygun koşullarda denizaltının akustik izini artırarak tespit edilmesini kolaylaştırabiliyor.

Denizaltıların akustik izinin azaltılması, özellikle nükleer denizaltılar açısından kritik önem taşıyor. Daha düşük gürültü seviyesi, karşı tarafın sonar sistemleri tarafından tespit edilme ihtimalini azaltabilir ve denizaltının gizlilik kabiliyetini artırabilir.

C4ADS araştırmacılarının görüş aldığı bir deniz güvenliği uzmanı, Rubin’in gönderdiği test belgelerinin Çin’in denizaltı gürültüsünü azaltmaya yönelik teknolojilerinin etkinliğini değerlendirme çalışmalarına destek verilmiş olabileceğini belirtiyor. Bu değerlendirme, rapordaki teknik kayıtların yorumlanmasına dayanıyor; doğrudan doğrulanmış bir operasyonel sonuç olarak sunulmuyor.

Çin’in denizaltı programında Rus teknolojisinin rolü

Çin, özellikle nükleer olmayan denizaltı filosunun ilk gelişim aşamalarında Sovyet ve Rus teknolojilerinden yararlandı. Pekin daha sonraki süreçte yerli tasarım ve üretim kapasitesini genişleterek kendi denizaltı platformlarını geliştirmeye yöneldi.

Bununla birlikte rapor, teknoloji alışverişinin Çin’in nükleer denizaltı programı açısından da önem taşıyabileceğine dikkat çekiyor. ABD hükümetine ait kaynaklarda, Rusya’nın Çin’e özellikle akustik iz azaltma konusunda teknik destek sağlamayı sürdürdüğü öne sürülüyor.

Nükleer denizaltıların performansı yalnızca reaktör ve tahrik sistemlerine bağlı değil. Pervane veya diğer sevk sistemlerinden kaynaklanan gürültü, makinelerin titreşimleri, gövde tasarımı, akustik yalıtım ve otomasyon sistemleri de platformun tespit edilebilirliğini etkiliyor. Bu alanlardaki teknik bilgi birikimi, denizaltıların hem tasarımında hem de test süreçlerinde belirleyici rol oynuyor.

Çin’den Rusya’ya da test ekipmanı gönderildi

Rapordaki kayıtlar, teknoloji alışverişinin tek yönlü olmadığını da gösteriyor. Aralık 2019 ile Eylül 2022 arasında CSOC’nin Rubin’e denizaltı testlerinde kullanılmak üzere çeşitli malzemeler sağladığı belirtiliyor.

Bu teslimatlar arasında kontrol cihazları ve denizaltıların bilgi ve kontrol sistemlerini değerlendirmek için kullanılan test konsollarına ait bileşenler bulunuyor. Eylül 2022 tarihli bir sevkiyata ilişkin belgelerde ise ortak tasarım ve üretim sözleşmesine atıf yapılıyor.

Bu bulgular, Rusya’nın Çin’e teknik dokümantasyon aktarmasının yanı sıra Çinli kuruluşlardan test ekipmanı ve bileşenler de temin ettiğine işaret ediyor. Ancak belgelerdeki bilgiler, ortaklığın her bir proje için teknik sorumlulukların nasıl paylaşıldığını veya geliştirilen sistemlerin hangi denizaltılarda kullanıldığını bütünüyle açıklamıyor.

Ukraynalı hackerların iddiası: Rus deniz sistemlerine ait belgeler ele geçirildi

Rusya ile Çin arasındaki denizaltı teknolojisi iş birliğine ilişkin bulgular, Rus deniz sistemlerine ait teknik bilgilerin güvenliği konusundaki tartışmaların sürdüğü bir dönemde gündeme geldi.

Eylül ayının sonlarında Ukraynalı hackerlar, Rusya’nın deniz kuvvetleri projeleriyle bağlantılı geniş bir teknik dokümantasyon arşivini ele geçirdiklerini iddia etmişti. Açıklamalarına göre söz konusu veriler; denizaltı filosu, seyrüsefer, hidroakustik ve deniz robotları alanlarındaki bilimsel araştırma, tasarım, test ve operasyonel süreçlere ilişkin belgeleri içeriyordu.

Ancak bu iddianın kapsamı ve ele geçirildiği belirtilen belgelerin tamamının doğruluğu bağımsız olarak teyit edilmiş değil.

Genel değerlendirme: C4ADS raporunda aktarılan ticaret kayıtları, Rusya ile Çin arasındaki denizaltı teknolojisi alışverişinin Ukrayna savaşı başladıktan sonra da devam ettiğine ilişkin önemli göstergeler sunuyor. Özellikle akustik iz azaltma, denizaltı testleri ve kontrol sistemleri alanlarındaki iş birliği, iki ülkenin denizaltı geliştirme programları arasındaki teknik bağlantıların yalnızca tarihsel ilişkilerle sınırlı kalmadığını düşündürüyor. Bununla birlikte, mevcut belgelerden hareketle Rusya’nın Çin’in bütün modern denizaltı programlarına doğrudan teknoloji sağladığı sonucuna varmak mümkün değil.

Kaynak: M5, C4ADS, Militaryni

Abone Ol 

İlgili Yazılar

Abone Ol 
Back to top button
Close
Close