ABD, LRASM füzelerini B-52’lere entegre edecek

ABD Donanması, Lockheed Martin ile B-52 Stratofortress stratejik bombardıman uçaklarına düşük radar görünürlüğüne sahip LRASM gemisavar füzesinin entegrasyonu için sözleşme görüşmeleri yürütmeyi planlıyor.
The War Zone tarafından aktarılan gelişme, özellikle Hint-Pasifik bölgesinde güçlenen rakip deniz kuvvetlerine karşı ABD’nin uzun menzilli taarruz kapasitesini artırma çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Entegrasyon çalışmaları Lockheed Martin’e verilecek
ABD Deniz Hava Sistemleri Komutanlığı (NAVAIR) tarafından yayımlanan bildirime göre, LRASM füzesinin B-52 platformuna entegrasyonu için Lockheed Martin ile tek kaynak üzerinden sözleşme görüşmeleri yapılması öngörülüyor. Çalışmalar kapsamında füze yazılımının güncellenmesi, gerekli testlerin gerçekleştirilmesi, testlerde kullanılan donanımların onarılması ve tespit edilen arızaların incelenmesi gibi faaliyetler yer alacak.
ABD Hava Kuvvetlerinin 2027 mali yılı bütçe talebinde de LRASM ve JASSM seyir füzelerinin en yeni sürümlerinin B-52’ye entegre edilmesine yönelik planlar bulunuyor. Programın temel hedeflerinden biri, gelişmiş entegre hava savunma sistemleriyle korunan hedeflere karşı yeni nesil düşük görünürlüklü seyir füzelerinin kullanılabilmesini sağlamak.
Bu kapsamda füze üzerindeki yazılımların B-52’nin mevcut temel yazılımıyla uyumlu hâle getirilmesi, silahların kanat altındaki bağlantı noktalarından ve uçağın iç fırlatma sisteminden güvenli biçimde ayrıldığının doğrulanması, silah arayüzlerinin güncellenmesi ve sistem emniyeti testlerinin tamamlanması planlanıyor.
B-52, 20 adede kadar seyir füzesi taşıyabiliyor
B-52 Stratofortress, hâlihazırda AGM-158 JASSM ailesine ait havadan karaya seyir füzelerini taşıyabiliyor. LRASM de tasarım temelini bu füze ailesinden alıyor. İki füzenin benzer boyutlara sahip olması, bombardıman uçağının gemisavar görevlerinde de yüksek sayıda mühimmat taşıyabilmesine imkân sağlayabilir.
B-52’nin JASSM ailesinden 20 adede kadar füze taşıyabildiği belirtilirken, LRASM entegrasyonunda da benzer bir kapasiteye ulaşılabileceği değerlendiriliyor. Ancak bu sayı, LRASM’nin B-52 üzerindeki operasyonel konfigürasyonu için kesinleşmiş bir taşıma kapasitesi olarak görülmemeli. Gerçek kapasite; entegrasyonun kapsamına, mühimmatın yerleşimine ve uçuş testlerinin sonuçlarına bağlı olacak.
Böyle bir entegrasyon, B-52’nin uzun menzilli deniz taarruz görevlerinde de kullanılmasını sağlayarak ABD Hava Kuvvetleri ile Donanmasının ortak harekât kabiliyetlerini genişletebilir.
LRASM, gelişmiş güdüm ve hedef seçme kabiliyetleri sunuyor
LRASM (Long Range Anti-Ship Missile), yüksek değerli su üstü hedeflerini uzun mesafelerden vurmak üzere geliştirilen bir gemisavar füzesi. Füzenin güdüm mimarisi, ataletsel seyrüsefer sistemini GPS güncellemeleriyle birleştiriyor. Terminal safhada ise görüntüleme kızılötesi arayıcı başlık devreye girerek hedefin tespit edilmesine, tanımlanmasına ve hassas biçimde takip edilmesine yardımcı oluyor.
Füzenin görev planlama sistemi, elektronik destek tedbirleri (ESM) sistemiyle bağlantılı çalışarak tehditlerin bulunduğu bölgelerde rota oluşturulmasına ve hedefe yaklaşma sürecinin yönetilmesine katkı sağlıyor. Bu özellikler, LRASM’nin yoğun elektronik harp faaliyetlerinin ve hava savunma tehditlerinin bulunduğu ortamlarda görev yapabilmesi amacıyla geliştirildiğini gösteriyor.
LRASM’nin kesin operasyonel menzili kamuoyuna açıklanmış değil. Açık kaynaklı haberlerde mevcut sürümün yaklaşık 320–480 kilometre menzile ulaşabildiği, geliştirilmesi öngörülen C-3 sürümünün ise yaklaşık 960 kilometre menzil sunmasının beklendiği aktarılıyor. Bu değerler resmî olarak doğrulanmış kesin operasyonel performans verileri değil, basında yer alan tahminler olarak ele alınmalı.
Füzenin yaklaşık 454 kilogram ağırlığında, delici ve parça tesirli bir harp başlığı taşıdığı bildiriliyor.
Hint-Pasifik’te deniz taarruz kapasitesi öne çıkıyor
B-52’lerin LRASM ile donatılması, ABD’nin uzun menzilli bombardıman uçaklarını yalnızca kara hedeflerine karşı değil, deniz kuvvetlerine yönelik taarruzlarda da daha etkin kullanmasına imkân verebilir. Özellikle Hint-Pasifik bölgesinde büyük su üstü savaş gemilerinin ve gelişmiş hava savunma sistemlerinin oluşturduğu tehditler, uzun menzilli ve düşük görünürlüklü gemisavar mühimmatına olan ihtiyacı artırıyor.
Bu kabiliyet, bombardıman uçaklarının hedef gemilere yaklaşmadan saldırı gerçekleştirebilmesini ve farklı yönlerden düzenlenen taarruzlarda daha fazla mühimmat kullanılmasını destekleyebilir. Bununla birlikte, planlanan entegrasyonun operasyonel başarıya dönüşmesi; yazılım uyumluluğu, güvenli mühimmat ayrılması, test sonuçları ve füzenin gerçek harekât koşullarındaki performansına bağlı olacak.
Kaynak: M5, Militaryni



