İsviçre Patriot yerine SAMP/T NG’ye yöneliyor

İsviçre, hava savunma kapasitesini güçlendirmek amacıyla tedarik etmeyi planladığı ikinci uzun menzilli kara konuşlu hava savunma sistemi için Fransa ve İtalya ortaklığındaki Eurosam’ın teklifini değerlendirdiğini açıkladı.
İsviçre basınına göre Eurosam, devam eden değerlendirme sürecinde en güçlü aday konumuna yükselirken, Armasuisse tarafından yürütülen askeri ve sanayi değerlendirmesinin tamamlandığı bildirildi.
İsviçre Federal Savunma Tedarik Ofisi Armasuisse, aday sistemlere yönelik değerlendirme sürecinin sona erdiğini doğruladı. Ancak kurum, yarışmada kalan sistemlerin isimlerini resmi olarak açıklamadı. Nihai kararın ise İsviçre Federal Konseyi tarafından verilmesi bekleniyor.
Eurosam’ın öne çıkmasının temel nedenlerinden birinin, İsviçre’nin yeni hava savunma sistemi için özellikle önem verdiği Avrupa menşei, tedarik güvenliği ve teslimat takvimi kriterlerini karşılayabilmesi olduğu değerlendiriliyor.
Patriot gecikmesi yeni arayışı hızlandırdı
İsviçre’nin ikinci bir uzun menzilli hava savunma sistemi arayışının arkasında, ABD üretimi Patriot sistemlerinin teslimatında yaşanan gecikmeler bulunuyor.
Bern yönetimi, Air2030 programı kapsamında daha önce Patriot sistemleri sipariş etmişti. Ancak ABD’nin hava savunma sistemlerine yönelik yoğun küresel talep ve üretim kapasitesindeki kısıtlamalar nedeniyle teslimat takvimi konusunda belirsizlikler ortaya çıktı.
İsviçre Federal Konseyi, Mart 2026’da Savunma Bakanlığına ilave bir uzun menzilli kara konuşlu hava savunma sistemi tedarikinin hazırlanması talimatını verdi. Bern özellikle Avrupa üretimi bir sistemin tercih edilmesini istedi.
Programın ilk aşamasında Fransa, Almanya, İsrail ve Güney Kore merkezli savunma şirketleri ve sistem üreticileri rekabete davet edildi.
İsviçre’nin belirlediği kriterler yalnızca füzenin menziline veya radar performansına dayanmıyor. Bern; teslimat hızını, tedarik güvenilirliğini, uzun menzilli hava tehditlerine karşı etkinliği, ulusal hava savunma mimarisiyle entegrasyonu ve füze ile yedek parça tedarikinin sürdürülebilirliğini temel değerlendirme başlıkları arasında tutuyor.
Ayrıca İsviçre, tedarik edilecek sistemin kritik teknolojilerinin bir bölümünün ülke içinde veya diğer Avrupa ülkelerinde üretilmesini istiyor. Füze, komuta-kontrol sistemi veya kritik alt bileşenlerin üretiminde yerel ve Avrupa sanayisinin programa dahil edilmesi, Bern açısından stratejik bir kriter oluşturuyor.
SAMP/T NG Avrupa seçeneğini güçlendiriyor
Eurosam’ın yarışmada öne çıkması, teklifin SAMP/T NG sistemi olduğu yönündeki değerlendirmeleri güçlendiriyor.
Fransız-İtalyan ortak girişimi Eurosam tarafından geliştirilen SAMP/T NG, SAMP/T ailesinin yeni nesil versiyonu olarak tasarlanıyor. Sistem, kara konuşlu hava savunma unsurlarını gelişmiş radarlar, komuta-kontrol altyapısı ve ASTER ailesi önleyici füzelerle bir araya getiriyor.
SAMP/T NG’nin en önemli özelliklerinden biri, hava savunma ağının farklı yönlerden gelebilecek tehditlere karşı 360 derece kapsama sağlayacak şekilde tasarlanması. Sistemin yeni nesil radar mimarisi, uzun menzilde hava hedeflerinin tespit ve takip edilmesini destekliyor.
Sistem, ASTER 30 ailesi füzelerini kullanıyor. Bu aile içerisinde yeni nesil ASTER 30 B1NT füzesi de bulunuyor. B1NT’nin geliştirilmesiyle sistemin yalnızca uçak ve seyir füzelerine karşı değil, balistik füze tehditlerine karşı da angajman kapasitesinin genişletilmesi hedefleniyor.
SAMP/T NG’nin sensör mimarisinin 350 kilometrenin üzerinde tespit menziline ulaşabildiği, aerodinamik hedeflere karşı angajman menzilinin ise 150 kilometreyi aşabildiği belirtiliyor. Bununla birlikte gerçek operasyonel performansın hedefin tipi, irtifası, uçuş profili, elektronik harp koşulları ve kullanılan füzenin konfigürasyonu gibi çeşitli faktörlere bağlı olduğu unutulmamalı.
Balistik füze tehdidine karşı katmanlı savunma
SAMP/T NG’nin İsviçre açısından dikkat çekici taraflarından biri, hava savunmasını yalnızca savaş uçakları veya seyir füzeleriyle sınırlamaması.
ASTER 30 B1NT’nin entegrasyonuyla sistemin balistik hedeflere karşı savunma kabiliyeti de öne çıkıyor. Bu özellik, Avrupa’da Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında artan balistik füze, seyir füzesi ve insansız hava aracı tehdidi karşısında hava savunma mimarisinin yeniden yapılandırılması açısından önem taşıyor.
İsviçre’nin coğrafi olarak küçük bir ülke olması da hava savunma sistemlerinin sensör ağı ve komuta-kontrol mimarisiyle birlikte değerlendirilmesini zorunlu kılıyor. Bu nedenle Bern açısından yalnızca tek başına yüksek performans gösteren bir füze sistemi değil, ulusal hava savunma ağına entegre edilebilen ve farklı sensörlerden gelen verileri kullanabilen bir mimari önem taşıyor.
SAMP/T NG’nin Avrupa savunma mimarisi içerisindeki konumu da bu açıdan İsviçre için ayrı bir avantaj oluşturabilir. Avrupa üretimi bir sistem tercih edilmesi halinde Bern, tedarik zincirini Avrupa savunma sanayisiyle daha doğrudan ilişkilendirebilir.
İsviçre için kritik unsur teslimat takvimi
Programın en önemli boyutlarından biri ise zaman faktörü.
İsviçre Savunma Bakanlığı, Şubat ayında ABD hava savunma sistemlerinin teslimat şartları ve takvimine ilişkin kendilerine ulaşan bilgilerin güvenilirliği konusunda soru işaretleri bulunduğunu açıklamıştı. Aynı dönemde SAMP/T sistemlerinin İsviçre’ye 2029 yılında teslim edilip edilemeyeceği konusunda da değerlendirmeler gündeme gelmişti.
Dolayısıyla Bern’in ikinci sistem arayışında teknik performans kadar üretim kapasitesi ve teslimat garantisi de belirleyici hale geliyor.
Bu durum, Avrupa hava savunma pazarındaki daha geniş dönüşümün de bir göstergesi. Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında Patriot, IRIS-T, SAMP/T ve diğer gelişmiş hava savunma sistemlerine yönelik talebin artması, üreticilerin siparişleri zamanında karşılayabilme kapasitesini stratejik bir unsur haline getirdi.
İsviçre’nin Eurosam teklifine yönelmesi halinde ülke, Patriot sisteminin yanında farklı bir Avrupa hava savunma mimarisine de sahip olacak. Böyle bir yapı, tedarik kaynaklarının çeşitlendirilmesi, mühimmat stoklarının güvence altına alınması ve Avrupa savunma sanayisiyle daha güçlü endüstriyel entegrasyon açısından önemli sonuçlar doğurabilir.
Ancak nihai karar henüz verilmiş değil. Armasuisse’nin teknik ve askeri değerlendirmesi tamamlanmış olsa da sistem seçiminin son aşaması İsviçre Federal Konseyi’nin kararına bağlı bulunuyor.
Kaynak: M5, Militarnyi



