ABD Super Hornet'lerde Blackbeard füzesini test etti - M5 Dergi
Öne ÇıkanSavunma Haberleri

ABD Super Hornet’lerde Blackbeard füzesini test etti

Abone Ol 

ABD Donanması, uçak gemilerinden gerçekleştirilecek uzun menzilli taarruz operasyonlarında kullanılmak üzere geliştirilen Blackbeard hipersonik füzesinin hava platformuyla entegrasyon testlerine başladığını duyurdu.

ABD Deniz Hava Sistemleri Komutanlığı (NAVAIR) tarafından yayımlanan görüntülerde, Super Hornet’in iki Blackbeard füzesiyle donatılmış şekilde uçuş gerçekleştirdiği görülüyor. Test sırasında füzelerin uçağın silah istasyonlarındaki taşınma ve entegrasyon özellikleri incelenirken, yayımlanan görüntülerde gerçek füze atışının gerçekleştirildiği görülmüyor.

Bu aşama, füzenin yalnızca aerodinamik olarak uçakla uyumunu değil, taşıma konfigürasyonu, silah istasyonlarıyla mekanik bağlantısı ve hava aracının görev sistemleriyle entegrasyonu gibi unsurların değerlendirilmesi açısından önem taşıyor.

Uçak gemisi kanadına hipersonik ateş gücü

Blackbeard, ABD’li Castelion şirketi tarafından Multi-Mission Affordable Capacity Effector (MACE) programı kapsamında geliştiriliyor.

ABD Donanması’nın tanımlamasına göre sistem, hem kara hem de deniz hedeflerine karşı uzun menzilli hipersonik taarruz gerçekleştirmek üzere tasarlanıyor. Füzenin özellikle uçak gemilerinden görev yapan F/A-18E/F Super Hornet savaş uçaklarından kullanılabilmesi planlanıyor.

Bu durum, uçak gemisi hava kanadının düşman hava savunma ağlarının daha dışından taarruz gerçekleştirebilme kapasitesini artırabilir. Savaş uçağının hedef bölgesine doğrudan yaklaşmak yerine uzun menzilli bir mühimmat kullanarak saldırı gerçekleştirmesi, yoğun hava savunma sistemleriyle korunan hedeflere yönelik operasyonlarda platformun maruz kalabileceği riski azaltmayı amaçlıyor.

Blackbeard’ın deniz hedeflerine karşı da kullanılabilecek şekilde tasarlanması ise füzenin görev alanını genişletiyor. Böylece aynı mühimmat ailesi, düşman kara altyapısının yanı sıra savaş gemileri ve diğer yüksek değerli deniz hedeflerine karşı da kullanılabilecek bir uzun menzilli ateş gücü sağlayabilir.

Düşük maliyet ve yüksek adet hedefleniyor

MACE programının en dikkat çekici taraflarından biri, hipersonik silahların geleneksel olarak yüksek olan birim maliyetlerini aşağı çekerek yüksek adetli üretime uygun bir mühimmat ortaya çıkarma hedefi.

ABD Donanması, Blackbeard’ı sınırlı sayıda kullanılan pahalı bir stratejik silah yerine, büyük miktarlarda üretilebilecek ve gerektiğinde yoğun şekilde kullanılabilecek bir mühimmat olarak konumlandırıyor.

Bu yaklaşım, özellikle yüksek yoğunluklu çatışma senaryolarında önem taşıyor. Uzun menzilli hassas mühimmatların kısa sürede yüksek miktarda tüketilebildiği bir savaş ortamında, yalnızca teknolojik olarak gelişmiş değil aynı zamanda seri üretime uygun ve maliyeti kontrol altında tutulabilen silahların bulunması operasyonel sürdürülebilirlik açısından kritik hale geliyor.

ABD Donanması’nın planlarına göre tek bir F/A-18E/F Super Hornet dört adede kadar Blackbeard taşıyabilecek. Böylece uçak gemisi hava kanadı, aynı anda çok sayıda savaş uçağını kullanarak yüksek sayıda uzun menzilli mühimmatı hedef bölgesine sevk edebilecek.

4 binden fazla füze planlanıyor

MACE programının ölçeği, ABD Donanması’nın bütçe planlamasında da ortaya çıkıyor.

2028-2031 mali yıllarını kapsayan planlarda 4 binden fazla Blackbeard füzesinin tedarik edilmesi öngörülüyor. Bu miktar, programın deneysel bir teknoloji gösterimiyle sınırlı olmadığını ve doğrudan geniş ölçekli seri üretime hazırlanıldığını gösteriyor.

Büyük miktarlı tedarik hedefi aynı zamanda ABD’nin uçak gemisi merkezli taarruz doktrininde mühimmat derinliğini artırma arayışına işaret ediyor. Özellikle gelişmiş hava savunma sistemleriyle korunan bölgelerde tek bir hedefe karşı birden fazla mühimmatın aynı anda kullanılabilmesi, savunma ağlarının doygunluğa ulaştırılması ve farklı yönlerden gerçekleştirilen saldırıların desteklenmesi açısından önem taşıyor.

Blackbeard’ın taşıyıcı uçaklarla birlikte kullanılması, ABD Donanması’nın uzun menzilli ateş gücünü yalnızca füze destroyerleri ve denizaltılarla sınırlı tutmayarak uçak gemisi hava kanadına da dağıtmasına imkan verebilir.

Castelion’un farklı yaklaşımı

Blackbeard’ın arkasındaki Castelion, eski SpaceX çalışanları tarafından kurulan yeni nesil bir ABD savunma şirketi olarak dikkat çekiyor. Şirketin yaklaşımı, hipersonik silahların geliştirme ve üretim süreçlerini daha hızlı ve düşük maliyetli hale getirmeye odaklanıyor.

Bu yaklaşım MACE programının temel hedefleriyle doğrudan örtüşüyor. ABD, bir yandan hipersonik silahların yüksek hız ve manevra kabiliyetinden yararlanmak isterken diğer yandan bu mühimmatların savaş ortamında yeterli sayıda kullanılabilmesini hedefliyor.

F/A-18F üzerinde gerçekleştirilen son uçuş testi bu açıdan kritik bir eşik oluşturuyor. Çünkü Blackbeard’ın operasyonel değerinin ortaya çıkması için yalnızca füzenin kendi performansının değil, savaş uçağıyla entegrasyonunun, taşıma kapasitesinin, görev planlama sistemleriyle uyumunun ve güvenli şekilde kullanılabilmesinin de doğrulanması gerekiyor.

Gerçek atış testlerinin ve sonraki entegrasyon aşamalarının başarıyla tamamlanması halinde Blackbeard, ABD Donanması’nın uçak gemisi merkezli uzun menzilli taarruz kapasitesinde önemli bir yeni mühimmat sınıfı oluşturabilir.

Kaynak: Militarnyi

Abone Ol 

İlgili Yazılar

Abone Ol 
Back to top button
Close
Close