Anayurt Güvenliğinin Bir Sert Bileşeni Olarak Sınır Güvenliği ve Entegre Sınır Yönetimi

Anayurt güvenliği, içten dışa ve dıştan içe (uluslararası aktörlerin birbirleri ile etkileşim halindeki güvenlik kaygılarının olası tehditlerine yönelik) bakış altında birçok farklı bileşenin eşzamanlı olarak değerlendirilmesi gereken bir model altında kurgulandığı ve kurumlar bu kurgular eşliğinde etkileşim içerisinde olduğu sürece tam anlamı ile sağlanabilecektir.

“Tehdit tahmin edilebiliyorsa, önlem almak için yeterli zaman vardır”

Anayurt güvenliği, varlığını, güvenliğini, yapısını, sağlığını, toplumsal huzurunu, kaynaklarını, sosyal yapısını vb. herhangi bir yöntem ile olumsuz etkileyebilecek tehdit ve tehlikelere karşı anayurdun (devletin tüm birimlerinin, her kurumun ve bireyin) kendini koruma ve olası hasarları minimize etme çabasıdır. Başka bir ifadeyle olası tehdit ve tehlikelere karşı anayurdu güvenli ve dirençli kılmaya çalışmak için gösterilen tüm ulusal çabalar olarak tanımlayabildiğimiz “Anayurt Güvenliği” kavramı, sınır güvenliğini de içinde barındıran daha üst seviye bir bakış açısı içerisinde yorumlanmalıdır.

Sınır güvenliği ve yönetimi, bu kapsamda yürütülen çalışmalarda ve literatürde ana kavram olarak yer alsa da daha geniş bakış açısı ile anayurt güvenliğini bir bütün olarak ele alma ve operasyona aktarma çabaları, sınır güvenliği odaklı faaliyetleri doğrudan ya da dolaylı olarak etkileyebilecek ve her birinin sınır güvenliğinin sağlanmasına ilişkin farklı ağırlıklarda etkileri olan bileşenleri de denkleme katma fırsatı sunacaktır.

Özetle anayurt güvenliğinin her bir bileşeni/katmanı, diğer bileşenlerin sunabileceği farklı ağırlıklarda etkileyicilere sahiptir ve anayurt güvenliği genel başlığı altında bunların bir bütün halinde işlenmesi ve değerlendirilmesi ile önlem alma ya da müdahale çabaları değer kazanır.

Bu bakış, ilgili tüm paydaşların bir arada ve etki değeri oranında katkısı ile yürütüldüğünde, tek boyutlu ve tek bileşenli bir sınır güvenliği yaklaşımı yerine çok boyutlu ve çok bileşenli (entegre) bakış açısı kazanılabilecek, anayurt güvenliğinin etkili ve ilgili her bir alt bileşeninin hesaba katılması sayesinde daha az ancak odaklı çaba ile daha yoğun ve etkin tedbirler alınabilecektir.

Ancak bu durumda örneğin, sınır güvenliği ve yönetimi kavramı tam anlamı ile “Entegre/Tümleşik” olabilecektir. Aşağıda, bu bakış altında, “Entegre Sınır Yönetimi” kavramı yeniden tanımlanmaya da çalışılmaktadır.

BAKIŞ

Güvenliğin, tehdidin olmadığı durum olarak tanımlandığı Neo-Realist yaklaşıma göre, devletler temel çıkarlarına yönelen tehditleri bertaraf etmek için gerekli tedbirleri almak durumundadırlar. Ayrıca devletin devlet oluşu, hayatta kalma kapasitesine ilişkin bir kavramdır ve her yönde güvenlik sağlanmalıdır. Yani güvenliğin sadece askeri olarak alınması risk oluşturur.

Bu çalışma, anayurt güvenliğini bu kapsamda ele almakta ve güvenliğin tek boyutlu/tek bileşenli değil, çok boyutlu ve çok bileşenli olduğu yaklaşımı ile etkileyici faktörlerin tamamının anayurt güvenliğine toplam etkilerini saptamaya çalışmaktadır.

Her ne kadar neo-realist yaklaşımdan hareket etmek, anayurt güvenliği başlığı altında sınır güvenliğini temel alan bu çalışma için daha doğru görünse de çok boyutlu sonuç üretme arayışı ve etkileşimli tedbir bakışı, çalışmayı Kopenhag Okulu ekseninde yapılandırmaya itmiştir.

Barry Buzan, “Askeri Güvenliğin Değişen Gündemi” adlı makalesinde, anayurt güvenliğinin gündeminin sadece askeri değil, ticaretten ekonomiye, ulaştırma alanından sivil özgürlüklere kadar her konuda devlet haklarının ve gücünün artması olduğunu belirtir.

Buzan’ın genişletilmiş güvenlik kavramı, güvenlik alanının içinde daha önceleri var olmayan alt başlıkları da içermektedir: Askeri, siyasi, ekonomik, çevresel ve toplumsal. Buzan aynı eserde, karşılıklı etkileşim halinde olan uluslararası ana aktörlerin birbirinden ayrılamayacak güvenlik kaygıları olduğunu da vurgular.

Sınır güvenliğinin sağlanmasına yönelik operasyonel çalışmalar içten dışa doğru ve devletin ilgili kurumlarının birbiri ile çalışma esasları doğrultusunda kurgulanmaya çalışıldığından, anayurt güvenliğinin dıştan içe doğru bakış ile yani uluslararası aktörlerin birbirleri ile ayrışamayan güvenlik kaygılarının birbirini nasıl etkilediğine yönelik analizler ve analizlere dayanan çalışma esasları önerileri bu çalışmanın konusu değildir. Doğal olarak bu kapsamda da tek boyutlu ve tek bileşenli bir bakış söz konusu olamayacaktır.

SERT VE YUMUŞAK BİLEŞENLER

Yukarıda verilen tanımlara ve teorik bakışa dayanarak, anayurt güvenliği kavramının ve bağlantılı sınır yönetimi politikalarının yoğunlukla sınır güvenliği sert bileşeninden ibaret olduğu yaklaşımından ziyade, anayurt güvenliğinin diğer bileşenlerinin de etkisinde olduğu yorumlanacaktır.

Aşağıdaki tabloda, anayurt güvenliğinin alt bileşenlerini oluşturduğu düşünülen ve güvenlikleştirilmesi gereken alanlar listelenmektedir. Tabloda ayrıca ilgili kurumların, hangi güvenlik alanına odaklanması gerektiği (hangi kurum ile işbirliği halinde) örnek olarak vurgulanmaktadır.

Bu bileşenlerin her biri ayrı ayrı tarif edilmeye çalışılsa da herhangi biri, bir diğerinin varlığı ile büyük tehdit özelliği taşıyabilir ya da konjonktürel olarak bir arada değerlendirilmeleri gerekebilir (örneğin, Türkiye sınır güvenliği politikaları çoğunlukla terörizm ve son dönemlerde göç unsurları ile şekillenmektedir). Tablonun bu yaklaşım ile okunması önerilmektedir:

Bu çalışma alanlarının her biri, ilgili başlık altında seçilmesi gereken bir otorite koordinasyonunda ve liderliğinde yürütülebilecek muhtelif bileşenler içermektedir (güvenlik odaklı olarak tedbir alma, koruma, geliştirme vb. alanlarda).

Devamı M5 Dergisi Kasım 2019 Sayısında…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

maltepe escort