Kanada'nın ilk F-35 savaş uçağı ilk uçuşunu gerçekleştirdi - M5 Dergi
Öne ÇıkanSavunma Haberleri

Kanada’nın ilk F-35 savaş uçağı ilk uçuşunu gerçekleştirdi

Abone Ol 

Kanada’nın Kraliyet Hava Kuvvetleri için üretilen ilk F-35A Lightning II savaş uçağı, 23 Eylül’de ABD’nin Teksas eyaletindeki Fort Worth tesislerinden havalanarak ilk uçuşunu gerçekleştirdi. AR-1 üretim numarasını taşıyan uçak, Kanada hizmetine girdiğinde CF-35A olarak adlandırılacak.

İlk uçuş, Lockheed Martin’in üretim tesisinde gerçekleştirildi ve uçağa güvenlik amacıyla bir F-35C eşlik etti. Böylece Kanada için üretilen ilk F-35A, teslimat öncesindeki uçuş testleri ve kabul sürecinin önemli bir aşamasına geçmiş oldu.

Uçağın üzerinde şimdiden Kanada Kraliyet Hava Kuvvetleri’ne ait millî işaretlemeler bulunuyor. Hava alığı üzerindeki İngilizce ve Fransızca “RCAF-ARC” ibaresi ile Kanada kokardı, uzun yıllardır kullanılan CF-188 Hornet filosunun yerini alacak yeni savaş uçağının kimliğini ortaya koyuyor.

Ancak ilk uçuşun dikkat çekici taraflarından biri, olayın son derece düşük profilli gerçekleşmesi oldu. Lockheed Martin, Kanada Kraliyet Hava Kuvvetleri veya Başbakanlık tarafından resmi bir tören ya da kapsamlı bir açıklama yapılmadı. Kanada Hava Kuvvetleri uçuşu doğrularken herhangi bir açıklama yayımlamadı.

Bu sessizlik, Kanada’nın F-35 programının teknik olarak ilerlemesine rağmen siyasi geleceğinin hâlâ kesinleşmemiş olmasından kaynaklanan belirsizliği de ortaya koyuyor.

88 uçaklık program yeniden tartışılıyor

Kanada, 2023 yılında Geleceğin Avcı Uçağı Kabiliyeti Projesi kapsamında 88 adet F-35A satın alma kararı almıştı. Yaklaşık 19 milyar dolarlık program, yaşlanan CF-18 Hornet filosunun değiştirilmesini amaçlıyor.

Ancak Kanada’nın F-35 tercihi uzun yıllar süren siyasi tartışmaların ardından kesinleşmiş olsa da programın tamamı henüz geri döndürülemez bir noktaya ulaşmış değil.

Ottawa şu ana kadar 16 F-35A için doğrudan sipariş verirken, 14 uçak için de üretimde kullanılacak bileşenlerin finansmanına başladı. Buna karşın Başbakan Mark Carney, Mart 2025’te ABD ile yaşanan ticari ve siyasi gerilimlerin ardından F-35 programının kapsamlı biçimde yeniden değerlendirilmesini istedi.

Bu incelemenin sonuçlarının kamuoyuna açıklanmamış olması, Kanada’nın 88 uçaklık planın tamamını uygulayıp uygulamayacağı konusunda soru işaretlerinin devam etmesine neden oluyor.

F-35A yerine karma filo seçeneği

Ottawa’nın değerlendirdiği seçenekler arasında F-35 siparişinin önemli ölçüde azaltılması ve Kanada’nın farklı savaş uçaklarından oluşan karma bir filo oluşturması da bulunuyor.

Bu senaryoda Lockheed Martin’in F-35A’sının yanında Saab’ın Gripen E savaş uçağının da Kanada filosuna dahil edilmesi gündemde. Daha da önemlisi, Gripen E’nin Kanada’da üretilmesi ihtimali, söz konusu seçeneği yalnızca askeri platform tercihi olmaktan çıkararak sanayi politikası boyutuna taşıyor.

F-35A ile Gripen E arasında böyle bir karma yapı oluşturulması halinde Kanada, bir tarafta düşük görünürlük ve gelişmiş sensör füzyonuyla öne çıkan beşinci nesil F-35A’yı, diğer tarafta daha farklı lojistik ve operasyonel özelliklere sahip Gripen E’yi aynı hava kuvveti içerisinde kullanmak zorunda kalacak.

Bu durum eğitim, bakım, yedek parça, mühimmat entegrasyonu, görev planlama ve lojistik altyapı açısından ilave gereksinimler doğurabilir. Buna karşılık Kanada açısından yerli üretim ve savunma sanayii iş yükünün artırılması, karma filo seçeneğinin önemli unsurlarından biri olarak değerlendiriliyor.

Kanada hava savunmasını yalnızca savaş uçaklarıyla yenilemiyor

Ottawa’nın hava gücü modernizasyonu yalnızca savaş uçakları üzerinden yürümüyor.

Kanada hükümeti aynı zamanda yeni bir havadan erken ihbar ve kontrol uçağı edinmek üzere Saab’ın GlobalEye platformunu öne çıkan aday olarak belirledi. Bombardier Global 6500 iş jeti temelinde geliştirilen GlobalEye’ın seçilmesi halinde sistemlerin Montreal’de üretilmesi planlanıyor.

GlobalEye ve F-35A’nın aynı mimari içerisinde kullanılması, Kanada’nın hava gücü açısından önemli bir kuvvet çarpanı oluşturabilir. F-35A’nın düşük görünürlük özelliği ve gelişmiş sensörleriyle ileri bölgelerde bilgi toplaması ve tehdit tespiti yapması; GlobalEye’ın ise daha geriden geniş bir hava sahasını radar ve diğer sensörlerle takip ederek savaş uçaklarına komuta-kontrol ve hedefleme verisi sağlaması mümkün.

Bu tür bir yapı, modern hava savaşında yalnızca uçak sayısının değil, sensörlerin birbirine bağlanması ve elde edilen verinin gerçek zamanlı olarak paylaşılmasının önemini ortaya koyuyor.

Kanada F-35 programından tamamen kopmuş değil

Siyasi tartışmalara rağmen Kanada’nın F-35 programındaki teknik ve kurumsal entegrasyonu devam ediyor.

Kanada, F-35 programının ortak ülkelerinden biri olarak 2002’den bu yana projede yer alıyor. Kanada Kraliyet Hava Kuvvetleri ayrıca Arizona’daki Luke Hava Kuvvetleri Üssü’nde ilk CF-35A eğitim filosunu oluşturmuş durumda. Kanadalı pilotlar burada F-35A üzerinde eğitim almaya başladı.

Bu durum, Ottawa’nın nihai uçak sayısını azaltması ihtimaline rağmen F-35 altyapısının ve personel eğitim sürecinin şimdiden oluşturulmaya başlandığını gösteriyor.

Kanada için üretilen ilk F-35A’ların 2028 itibarıyla ülkeye teslim edilmesi bekleniyor.

Dolayısıyla AR-1’in ilk uçuşu, yalnızca Kanada’nın yeni savaş uçağının havalanması anlamına gelmiyor. Aynı zamanda Ottawa’nın önünde bulunan temel stratejik tercihi de görünür hale getiriyor: Kanada, uzun vadeli hava gücü modernizasyonunu 88 uçaklık F-35A filosu üzerinden mi sürdürecek, yoksa F-35A ve Gripen E’nin birlikte kullanılacağı daha küçük ve karma bir savaş uçağı filosuna mı yönelecek?

İlk Kanada F-35A’sının üretim hattından çıkıp uçuş testlerine başlaması, teknik açıdan programın ilerlediğini gösterirken, Ottawa’nın nihai filo büyüklüğü konusundaki siyasi kararının henüz kesinleşmediğini de ortaya koyuyor.

Kaynak: M5, Defence Blog

Abone Ol 

İlgili Yazılar

Abone Ol 
Back to top button
Close
Close