PKK’nın KBY'yi "aşındırma” planı - M5 Dergi
Öne ÇıkanStrateji Analiz

PKK’nın KBY’yi “aşındırma” planı

Güncel gelişmeleri M5 Dijital Yayınlar Koordinatörümüz Mete Sohtaoğlu analiz edip, değerlendirdi.

Irak’ın kuzeyinde HPG/PKK, kontrolünden çıkan gerginlikte büyük bir sıkışmışlık yaşıyor. Gerginlikler yaratarak kendine askeri ve de siyasi bir alan açmaya çalışarak rakibi gördüğü diğer Kürt hareketlerini hedefe koyarak, mümkünse parçalanmasını umarak  bölgede taban kazanmaya ve var olan tabanını muhafaza etmeye çalışıyor.

PKK son yıllarda Peşmergeye saldırarak sanki onlar saldırmış gibi bir intiba yaratma stratejisi Irak’ta son buldu. Halen ittifak kurduğu başta ABD, Fransa, Almanya gibi ülkeler artık PKK’nın Peşmerge’ye yönelik saldırılarını ‘terör eylemi’ olarak nitelendiriyor ve resmi olarak kınıyorlar.

Artık PKK’da Irak’ta üzerine yerleştiği ,konduğu siyasal, askeri ittifaklar zeminin ayağının altından kaydığını görüyor olmalı.

Son dönemde PKK, arazide örgüt üyelerinin yanına kendisine bağlı örgüt medyasının propagandacılarını iliştirerek kendi saldırılarını “bana saldırdılar” diyerek lanse ettirecek mağduru oynayacağı sahneler yaratmaya çalışıyor.

Salih Alihan’ın öldürülmesi, petrol boru hattına sabotaj, Çemanke’de peşmerge konvoyuna mayın döşeme,ağır silahlarla ateş açma gibi tahrik edici girişimlerde bulunsa da Peşmerge güçleri PKK’nın karşı saldırı beklentisini boşa çıkarttı.

PKK, Peşmerge’yi çatışmaya çekerek kuzey Irak’ta Erbil’in otoritesini zedelemek,aşındırmak için bir ortam hazırlayacaktı. Keza olası bir çatışmada TSK ülkenin güneyine daha fazla harekat düzenlemek için inmiş olacak PKK’da Türkiye aleyhine propaganda yapabilecek ve Peşmerge’nin karşı harekatlarını savuşturabileceğini hesaplıyordu.

Bu gelişmelerle birlikte PKK’nın esas amacı bölgeyi yakından takip eden İran’ın Türkiye’nin bu hamlesine karşılık Haşd-i Şabi güçlerini PKK’nın bulunduğu alanlara göndermesini ve TSK ile karşı karşıya kalmasının planlarını büyük bir ihtimal olarak yaptı.

Hatırlatmam gerekirse PKK Sincar’daki yapılanmasını Haşd-i Şabi güçlerinin çatısı altına da 2015 yılından beri soktu ve bu sayede olası gelişmelere karşı koruma sağlayacağını düşündü. Neticede Irak içerisinde Erbil’in konumunu ve statüsünü tartıştırmaya açtırmak ana hedeflerden biri olarak karşımıza çıkacaktı.

Bir süre önce gene M5 analizimde belirttiğim gibi PKK Süleymaniye’yi KBY’den ayırarak Irak içinde statüsünün tartışılmaya açılmasını istemekte.

Sürecin başında beri PKK’ya bağlı örgüt medyası yöre halkını  alanlara dökmeye ve Erbil’i ve Türkiye’yi protesto ettirmeye çalışsa da bunda başarılı olamadı ve destek görmedi. Gene bu gösterilerde PKK’nın Irak içindeki yapılanmasındaki örgüt elemanlarının bizzat yer aldığı da protesto görüntülerinde dikkat çekti.

Hatta gerginliği tırmandırmak isteyen ya da olay çıkaran kişilerin bölge dışından taşınıp, getirildiği de anlaşıldı.

PKK/HPG, Türkiye’nin operasyonlarıyla ilk defa bu kadar dağılmış duruma geldi. Örgüt artık eskisi gibi geniş alanlarda yaşam alanları oluşturamıyor, lojistik sağlayamıyor. Geçmişte 380 kilometrelik Irak-sınırından itibaren güneye doğru yaklaşık 40 km’lik sıra dağlar ve vadilerin olduğu alanları SİHA’lara kaybetti.

PKK’lıların artık bu büyük alandaki kamplarını faal kullanamadıkları görülüyor.

PKK’nın birçok kampını terk ederek Irak’ta daha güneye indiği köylerin dibine kadar kaçarak sığındığı biliniyor. Örgüt militanlarının buralarda bilinen üniformalarını çıkartarak  sivil giysiler kullanmaya başladıkları ve askeri kamuflaj bulunan kimi araçlarını da sivillerin kullandığı araçlara benzetip dönüştürdükleri de aktarılıyor.

Gündüz “köylü” gece “militan” konseptini devreye sokan örgüt olası hava bombardımanlarında da militanların elinden silahlarını alarak olası cesetleri de sivil diye duyurup propagandasını yapmayı amaçlıyor.

PKK bu sivil kıyafetlerle Peşmerge’nin kontrol noktalarından geçerek alan değiştirmeyi de hesaplıyor.

HPG/PKK ağırlıklı olarak da Zaho-Amediye-Soran-Çoman-Hacı Omeran yolunun güney tarafında faaliyetlerine ağırlık vererek burada bir hat oluşturmaya çalışıyor.

Lakin örgüt artık kuzeyden TSK ve güneyinden Peşmerge baskısı altında kalıyor. Ve güneye sızamıyor.

Yeni strateji olarakta direk çatışmaya girmeyip Peşmerge’nin kontrol noktalarında yeni provokatif eylemler hedefliyor. PKK’nın ayağının altındaki kuzey Irak’taki askeri, siyasi zeminin kayganlaşması ile PKK, İran ve KYB arasında gidip geliyor.

Süleymaniye’nin Şarbajer ilçesine bağlı birçok köye yerleşen PKK’lılar sivil şekilde gezerken İran emrindeki Haşd’i Şabi grubu ile yakınlaşmayı da ana gaye ediniyor.

Bölgede PKK-İran bağlantısı yeni ve bilinmeyen bir konu değil. İran devlet stratejisinden kaynaklı olarak tarihsel gelenek olarak hem düşmanlarını, hem dostlarını ve tüm ilişkili kişileri yakın takibe alır ve sızar.

İran örgütün ilk kurulduğu yıllardan beri PKK içinde her zaman kendine yakın gördüğü isimlerle bağlantı halinde olmuştur. Cemil Bayık, Mustafa Karasu, Rıza Altun ilk akla gelen isimlerdir. Statüleri farklı olmakla birlikte bunların bazıları zaman içinde ya örgüt tarafından tasfiye edilmiş ve ya ayrılmışlardır.

Örgütün kurulduğu ilk yıllardan beri örneğin Cemil Bayık, Irak-İran ile olan sınır hattında bölgede yaşamaktadır ve neredeyse bu bölgeden ayrılmamıştır. Kandil-Süleymaniye arasında barınabilen Cemil Bayık, İran’da Tahran hatta Urmiye’ye gidecek kadar Tahran’dan sempati görmektedir.

Neticede İran Bağdat’tan bağımsız olarak PKK/HPG vasıtasıyla KBY’yi zorlama (coercion), kontrol ve çevreleme (control and containment), marjinalize edip izolasyon (marginalization and isolation) ve nihayet iç çekişmelerin tetiklenmesi yoluyla parçalama (enforcing splits and internal rivalry) amacını güdüyor.

Irak ise toprak bütünlüğünü tehdit eden PKK riskini ortadan kaldırmak için yeni harekatlara hazırlanıyor.

 

İlgili Yazılar

Back to top button
Close
Close