2021 Yılında Türk Silahlı Kuvvetleri'nin İlk Kez Tanışacağı Kabiliyetler - M5 Dergi
Öne ÇıkanStrateji Analiz

2021 Yılında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin İlk Kez Tanışacağı Kabiliyetler

Son yıllarda gittikçe ivmelenen, ürün çeşitliliğini arttıran, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kabiliyetlerini üst seviyelere çıkaran ve ihracattaki payını yükselten Türk Savunma Sanayii, 2021 yılında Türk Silahlı Kuvvetlerine ilk kez deneyimleyeceği teknolojiler sunacak.

M5 Dijital Yayınlar Savunma Editörü Abdullah Şentürk, 2021 yılında TSK’nın ilk kez elde edeceği kabiliyetleri listeledi.

2021 yılında pek çok ürün teslim edilecek olup bu yazıda temelde TSK’nın ilk kez veya uzun bir aradan sonra deneyimleyeceği ürün ve teknolojilere değineceğim.

SÜRÜ İNSANSIZ HAVA ARAÇLARI
Artık Türkiye veya Türk Silahlı Kuvvetleri denildiği zaman dünyada akla gelen ilk kelimelerden biri Silahlı İnsansız Hava Araçları. Bu araçlar önce yurtiçinde ve Irak’ın Kuzeyindeki başarılı kullanımı, akabinde Suriye’deki terörle mücadele ve rejime karşı harekatlarda ki başarıları, devamında Libya’da darbeci Hafter güçlerine karşı elde edilen başarıdaki üstün katkıları ve son olarak Dağlık Karabağ’da Azerbaycan’ın Ermenistan işgalindeki bölgeleri kurtardığı operasyonda ana oyuncu olmaları ile bu ünü kazandı.

Türkiye aslında kordineli Silahlı İnsansız Hava Aracı taarruzunu ilk olarak Bahar Kalkanı Harekatında askerlerimizi şehit eden Rejim unsurlarına karşı kullandı. Elektronik Harp unsurlarıyla desteklenen onlarca Silahlı İnsansız Hava Aracı rejime ait hava savunma unsurlarından tanka topa kadar yüzlerce hedefi imha etti.
İcra edilen harekat İHA Komuta Kontrol Yönetim Sistemi Merkezi koordinasyonunda gerçekleştirildi.

Bu sürü harekatı araçlara eklenen özel bir yazılım ile mi gerçekleştirildi yoksa operatörler üzerinden koordinasyon ile mi yapıldı belli değil. Lakin STM tarafından devam ettirilen Sürü Dron Operasyon Projesiyle aynı algoritmaya sahip sürü zekalı 20’den fazla KARGU-I/II aynı anda havalanıp ortak hedefe yönelebilecek. En azından ilk kez bu seviyede uygulanacak sürü taarruzu TSK için bir ilk olup, önemli kazanımlar sağlayacak.

Lazer Güdümlü Karadan Karaya Füze

Türk Silahlı Kuvvetleri oldukça uzun yıllardır topçu roketlerini kullanıyor. 1990’lı yıllardan sonra ise TR-107,TR-122, TR-122B, TR-300 gibi topçu roketlerini kullanmaya başladı ve hala bu ürünleri kullanmakta. Bu ürünlerin üretici olan ROKETSAN 2010’lu yılların başlarında bu ürünlere hassas vuruş kabiliyeti kazandırma üzere çalışmalarına başladı ve TRG-122, TRG-300 gibi ürünler ortaya çıkardı.

INS/GPS ile güdümlenen ve sadece sabit hedeflere angaje olabilen TRG-300 KAPLAN ve BORA TSK envanterine girdi. 30 Ağustos 2020’de ise ilk kez lazer güdümlü bir karadan karaya füze sistemi tanıtıldı. TRLG-230 adı verilen ürün TSK envanterine alındığında Türk Ordusu tarihinde ilk kez karadan karaya INS/GPS + Lazer güdümlü füze sistemi kullanmış olacak.

TLG-230 ile 70 km menzile kadar sadece sabit hedefler değil hareketli hedeflerde vurulabilecek ki bu Türk Ordusu için başka bir ilk anlamına geliyor. Füze’nin getireceği bir diğer hayati kazanımda fırsat hedeflerine taarruzda elde edilecek zaman kazanımı. Füze’nin kullanım konsepti şu şekilde işleyecek, İHA’lar, kara ve deniz platformları veyahut saha personeli tarafından yapılacak lazer işaretlemesi sonrası füze fırlatılacak ve hedefini vuracak.

KARGO İNSANSIZ HAVA ARACI (İHA)
Yazının üst kısmında belirttiğim gibi BAYRAKTAR TB2 ve ANKA-B/S/I gibi SİHA’lar ile KARGU-I/II kamikaze dronelar yoğun olarak farklı farklı coğrafyalarda üstün başarıyla kullanılmakta.

Bu araçlar keşif/gözetleme/istihbarat ve imha görevlerini yerine getiriyor. TUSAŞ tarafından geliştirilen ve bu yıl envantere girecek olan KARGO İHA ile TSK ilk kez lojistik görevleri yerine getirecek bir İnsansız Hava Aracına sahip olacak.

Saha birliklerinin ihtiyaç duyabileceği silah, mühimmat, tıbbi malzeme, yiyecek, içecek gibi ihtiyaçlar bu KARGO İHA’lar ile risksiz ve hızlıca ulaştırılabilecek.

Omuzdan Atılan Modern Anti- Tank Füzesi

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin başta özel kuvvetler, amfibi birlikleri, komandolar olmak üzere kara birliklerinin en büyük eksikliklerinden biri omuzdan atılan modern anti tank füzesinin olmayışıdır. TSK envanterinde OMTAS, MILAN, KORNET-E, TOW, ERYX gibi orta menzilli tanksavar füzeleri mevcut. Bu füzeler yakın mesafe çatışmaları veya ani çıkan tehditlere reaksiyon için uygun değil.

Zira tripod gibi kurulum gerektiren vasıtalar ile veya araç üzerinden atılıyorlar, asgari menzilleri yüksek, çoğu at-unut değil. Envanterde mevcut olan RPG-7 ise başta modern tanklar olmak üzere pek çok zırhlıya karşı etkisiz ve eski bir ürün.

Halihazırda JAVELIN, SPIKE-SR gibi modern omuzdan atılan anti tank füzelerini uzun zamandır kullanıyor. TSK’da bu kabiliyete eğer bir gecikme olmaz ise bu yıl içerisinde ROKETSAN üretimi KARAOK füzesi ile kavuşacak.
Kızılötesi Görüntüleyici Arayıcı (IIR) Başlığa sahip KARAOK, hedefi tepeden veya yandan vurabilecek. Hem düşük asgari menzili hem de yüksek azami menzili(2.5km) ile farlı senaryolarda kullanılabilecek. Toparlarsak KARAOK, atılabileceği asgari menzille ,at-unut özelliğiyle, ağırlığıyla ve bu ağırlığın verdiği omuzdan atılabilmeyle ,çok çok kısa sürede atış yapılabilmesiyle saha unsurlarının kabiliyetinde çok ciddi sıçrama yaşatacak.

Yüksek Faydalı Yük Kapasitesine Sahip İHA’lar

Türk Ordusu, BAYRAKTAR TB2 ve ANKA-B/S/I gibi SİHA’lar ile KARGU-I/II kamikaze droneları yoğun olarak farklı farklı coğrafyalarda üstün başarıyla kullanılmakta. Lakin bu SİHA’lar MAM-C ve MAM-L gibi çok hafif güdümlü mühimmatlar ile görev yapıyorlar.

Bu sene envantere girecek AKSUNGUR ve AKINCI ile TSK, F-4 ve F-16 savaş uçaklarında kullandığı kalibrelerde bomba taşıyan İnsansız Hava Araçlarına ilk kez kavuşacak.

Bu araçlar, HGK-82, TEBER-82 gibi kısa menzilli güdümlü bombaları taşırken KGK-82 ve Minyatür Bomba gibi orta menzilli güdümlü mühimmatları taşıyabilecek. Hatta AKINCI, SOM-J taşıyabilecek. Türk Ordusu’nun hem konvansiyonel harp kabiliyetine hem de terörle mücadele kabiliyetine önemli katkılar sağlayacak.

Havuzlu Çıkarma Gemisi (LHD)

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin halihazırda çok güçlü bir amfibi filosu var. Bu filoya ilk kez üzerinde çok sayıda helikopter, İHA ve olursa Savaş Uçağı konuşlanabilecek bir gemi katılacak.

Deniz Kuvvetlerine bir ilki yaşatacak TCG ANADOLU LHD, hem amfibi yetenekleri daha da üst seviyelere çıkartacak hem de Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ana karadan oldukça uzak mesafelerde operasyon yapabilme kabiliyetini büyük oranda geliştirecek.

155mm Güdümlü Obüs Mühimmatı

Hem yurtiçi hem de yurtdışı operasyonlarda TSK’nın ana vurucu güçlerinden biri. 203mm obüsler de kullanılsa da öne çıkan obüs türü 155mm obüsler ve burada da milli kundağı motorlu obüs FIRTINA. Halihazırda TSK envanterinde ~280 FIRTINA obüsü bulunuyor. Yeni gelecek 140 adet FIRTINA-II ile 155mm milli obüs sayısı ~420’ye yükselecek.

TSK envanterinde oldukça iyi sayıda 155mm obüs olmasına karşın malesef güdümlü obüs mühimmatı bulunmuyor. ROKETSAN ve MKEK’nın devam eden 155mm güdümlü obüs mühimmatı çalışmaları bu sene meyvesini verecek ve TSK ilk kez güdümlü obüs mühimmatını envanterine almış olacak.

TRG-300 ve BORA gibi karadan karaya hassas vuran ürünler olsa da bu ürünlerin boyutları, maliyetleri ve asgari menzilleri sebebiyle çatışmalarda ve özelinde yakın mesafe çatışmalarında kullanılabilmeleri mümkün değil. Bu nedenler ile ~5-40+km arası menzillerde ateşlenecek güdümlü obüs mühimmatları harekatlarda adeta çarpan etkisi gösterecek.

6X6 ve 8X8 Taktik Tekerlekli Zırhlı Araçlar
Türk Silahlı Kuvvetleri çok büyük zırhlı araç envanterine sahip. Lakin bu araçlar KİRPİ, KİRPİ-2, COBRA, COBRA-2, VURAN gibi 4X4 araçlar. TSK envanterinde uzun yıllardır 6X6 veya 8X8 zırhlı araç bulunmuyor. Ki bu durum Türk Kara Kuvvetleri’nin en temel eksikliklerinden biri.

İlk kez bu sene envanter PARS 6X6 ve 8X8 araçları girecek. Özel Kuvvetler ve Kara Kuvvetleri Komutanlığına teslim edilecek bu araçlar farklı görev yükleri ile donatılacak. Özellikle yurtdışında görev alan ABD, FRANSA gibi ülkelerin özel kuvvetleri bu tarz araçları çok sık kullanmakta.

İnsansız Kara Araçları (İKALAR)

İnsansız Kara Araçları hem ülkemizde hem de dünyada savunma sanayii firmalarının üzerine çalıştığı ve orduların yeni yeni envanterine kattıkları araçlar. İKA’lar aslında bomba imha amaçlı özellikle polis ve SAS birimleri tarafından uzun süredir kullanılıyor.

Yeni geliştirilen/geliştirilecek bu İKA’lar ya lojistik amaçlı ya keşif gözetleme yada uzaktan kumandalı silah sistemi veya anti tank füzeleriyle donatılarak vurucu görevlerde kullanılacak. Ülkemizde de küçük orta ve büyük seviyede olmak üzere İKA çalışmaları mevcut. Bu yıl muhtemelen büyük olandan başlayarak İKA’lar TSK envanterine girecek.

Silahlı İnsansız Deniz Aracı

Öncelikle halihazırda bu alanda sözleşme bulunmuyor. Lakin süreç hızlıca gerçekleşebilir ihtimali üzerine yazıya ekledim. 28 EKİM 2020 tarihinde METEKSAN Savunma ve ARES Tersanesi bir sürpriz yaparak ULAQ SİDA’yı tanıttı.

Daha önce ASELSAN’ın LEVENT isimli bir SİDA çözümü olsa da ULAQ çok daha farklı ve ileri platform. İlk etapta UMTAS/L-UMTAS ve CİRİT taşıyacak şekilde üretilecek ULAQ çeşitli istihbarat, elektronik harp ve silah sistemleriyle donatılabilen modellere evrilecek.

Eğer Deniz Kuvvetleri envanterine bu sene bu araçlar girerse yine bir yaşanacak ve kuvvet ilk kez silah insansız deniz aracına sahip olacak.

ALÇAK İRTİFA HAVA SAVUNMA SİSTEMİ

Halihazırda Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde ATILGAN, ZIPKIN VE RAPIER gibi Alçak irtifa Hava Savunma Sistemleri bulunuyor. Lakin bu yıl envantere girecek HİSAR-A+ bunlardan çok daha ileri seviyede olduğu adeta TSK envanterine ilk kez böyle bir Alçak İrtifa Hava Savunma Sistemi girmiş olacağı için yazının sonuna eklemek istedim.

HİSAR-A+, HERİKKAS entegrasyonu, gelişmiş radar ve elektro optik sistemi, ara safhada ataletsel navigasyon ve veri ağı, terminal safhada IIR başlığıyla çok kabiliyetli bir ürün olarak envantere girecek. Ve TSK’ya bu klasmanda bir ilki yaşatacak.

İlgili Yazılar

Back to top button
Close
Close