İngiltere ve Almanya’dan ortak uzun menzilli füze hamlesi - M5 Dergi
Öne ÇıkanSavunma Haberleri

İngiltere ve Almanya’dan ortak uzun menzilli füze hamlesi

Abone Ol 

İngiltere ve Almanya, NATO’nun Avrupa kanadındaki uzun menzilli konvansiyonel taarruz kapasitesini önemli ölçüde artırabilecek yeni bir füze ailesi üzerinde çalışmaya hazırlanıyor.

Deep Precision Strike adı verilen ortak program kapsamında, 2.000 kilometrenin üzerinde menzile ulaşabilecek yeni nesil seyir ve hipersonik taarruz silahlarının geliştirilmesi planlanıyor.

Programın ilk aşaması için Birleşik Krallık tarafından 770 milyon sterlinlik finansman sağlanacak. Londra’nın yatırımı, Avrupa’da uzun süredir sınırlı kalan derin taarruz kabiliyetlerinin yeniden güçlendirilmesi açısından dikkat çekiyor.

Defence Industry Europe’un aktardığı bilgilere göre çalışmaların ilk aşamasında özellikle karadan fırlatılan uzun menzilli sistemlere odaklanılacak. İlk operasyonel kabiliyetin 2030’ların başında hizmete alınması hedefleniyor.

Deep Precision Strike, İngiltere ile Almanya arasında Ekim 2024’te imzalanan Trinity House Anlaşması ile başlatılan daha geniş kapsamlı savunma iş birliğinin yeni aşamalarından biri olarak değerlendiriliyor.

İlk etapta kara konuşlu bir füze sistemi üzerinde yoğunlaşılması planlanırken, programın ilerleyen safhalarında aynı teknoloji ailesinin hava ve deniz platformlarından fırlatılabilecek türevlerinin geliştirilmesi de gündeme gelecek.

Bu yaklaşım, tek bir füze yerine farklı fırlatma platformlarıyla kullanılabilecek ortak bir mühimmat ailesi oluşturulmasını mümkün kılabilir. Böylece kara birliklerinin derin taarruz kapasitesinin yanı sıra savaş uçakları ve savaş gemileri üzerinden gerçekleştirilebilecek uzun menzilli hassas saldırılar için de aynı teknolojik altyapının kullanılması hedefleniyor.

Seyir füzesi ve hipersonik silah ailesi

Birleşik Krallık’ın Savunma Yatırım Planı’nda Deep Precision Strike kapsamında düşük görünürlük özelliklerine sahip seyir füzeleri ile hipersonik silahlardan oluşan daha geniş bir füze ailesi geliştirilmesinin değerlendirildiği belirtiliyor.

Seyir füzesi kategorisindeki sistemlerde düşük radar görünürlüğü, araziyi takip edebilme, hassas güdüm ve uzun süreli uçuş kabiliyeti ön plana çıkarken, hipersonik sistemlerde yüksek hız ve manevra kabiliyeti nedeniyle hava savunma sistemlerinin hedefi tespit etmesi, takip etmesi ve önlemesi daha karmaşık hale geliyor.

2.000 kilometrenin üzerindeki menzil hedefi ise bu silahların yalnızca taktik hedeflere karşı değil, düşmanın cephe gerisindeki komuta merkezleri, hava üsleri, lojistik merkezleri, radar tesisleri, mühimmat depoları ve diğer yüksek değerli askeri unsurlara karşı kullanılabilmesini sağlayacak bir derin taarruz kapasitesine işaret ediyor.

Bu tür bir kabiliyetin temel avantajlarından biri, fırlatma platformlarının düşman hava savunmasının yoğun bulunduğu bölgelere yaklaşmak zorunda kalmadan hedeflere angaje olabilmesi. Özellikle kara konuşlu sistemlerde mobil fırlatıcıların kullanılması, füze birliklerinin ateş ettikten sonra mevzi değiştirmesine olanak sağlayarak karşı saldırılara karşı beka kabiliyetini artırabilir.

Tomahawk’ın yanında yeni bir katman

Deep Precision Strike’ın 2030’lu yıllarda Birleşik Krallık’ın mevcut Tomahawk tabanlı uzun menzilli taarruz kapasitesini tamamlaması planlanıyor.

Buradaki hedef yalnızca daha uzun menzilli bir füze geliştirmek değil, farklı hız, uçuş profili ve platform özelliklerine sahip silahların aynı kuvvet yapısı içerisinde kullanılabileceği daha esnek bir uzun menzilli ateş gücü oluşturmak.

Bu açıdan program, Avrupa ülkelerinin ABD menşeli uzun menzilli taarruz sistemlerine olan bağımlılığını azaltma arayışı açısından da önem taşıyor. Avrupa’nın kendi üretim kapasitesine dayalı uzun menzilli hassas vuruş kabiliyeti oluşturması, NATO’nun Avrupa ayağının kriz anında daha fazla bağımsız hareket edebilmesine katkı sağlayabilir.

Aynı zamanda hipersonik silahların programa dahil edilmesi, gelecekte klasik seyir füzeleri ile yüksek hızlı taarruz sistemlerinin birlikte kullanılabileceği çok katmanlı bir konvansiyonel caydırıcılık yapısının oluşturulmasına imkan verebilir.

İlk aşamaya 770 milyon sterlinlik yatırım

Birleşik Krallık, programın ilk aşaması için 770 milyon sterlin ayıracak. Söz konusu kaynak, Londra’nın önümüzdeki dört mali yılda silah ve mühimmat programlarına tahsis etmeyi planladığı toplam 11,1 milyar sterlinlik bütçenin bir bölümünü oluşturuyor.

Londra ayrıca 2030-2035 döneminde silah ve mühimmat alanında en az 20 milyar sterlinlik harcama gerçekleştirmeyi planlıyor. Bu nedenle Deep Precision Strike’ın ilerleyen aşamalarında İngiltere-Almanya ortaklığına yönelik yeni finansman paketlerinin devreye alınması beklenebilir.

Programın nihai maliyeti, üretilecek füze miktarı ve projeye dahil olacak şirketler henüz açıklanmadı. Silahların hangi ülkede üretileceği konusunda da resmi bir ayrıntı paylaşılmış değil.

Bu nedenle açıklanan 770 milyon sterlinlik rakam, projenin toplam maliyetini değil, ilk geliştirme aşaması için Birleşik Krallık tarafından taahhüt edilen finansmanı ifade ediyor.

Planlamanın mevcut haliyle, 2.000 kilometrenin üzerinde menzile sahip ilk operasyonel kabiliyetin 2030’ların başında hizmete girmesi hedefleniyor. Program başarıya ulaşırsa İngiltere ve Almanya, Avrupa’nın uzun menzilli konvansiyonel vuruş kapasitesinde önemli bir boşluğu doldurabilecek ve NATO’nun caydırıcılığını yalnızca nükleer kapasiteye değil, yüksek hassasiyetli uzun menzilli konvansiyonel silahlara da daha fazla dayandırabilecek yeni bir kabiliyet kazanmış olacak.

Kaynak: M5, Defence Industry

Abone Ol 

İlgili Yazılar

Abone Ol 
Back to top button
Close
Close