ABD, Fas’ta 15 farklı İHA savunma sistemini test edecek

ABD Kara Kuvvetleri, küçük insansız hava araçlarının askeri üsler ve ileri komuta merkezleri üzerindeki tehdidine karşı yeni bir hızlı tedarik programı başlatıyor.
Program kapsamında, Fas’ta 15’e kadar anti-İHA ve üs koruma çözümünün test edilmesi, başarılı bulunan sistemlerin ise 180 gün içinde askerlerin kullanımına sunulması hedefleniyor.
ABD Kara Kuvvetleri Avrupa ve Afrika Görev Gücü (SETAF-AF) ile Küresel Taktik Saha Tedarik Direktörlüğü (G-TEAD) tarafından yürütülecek Hızlandırılmış Kabiliyet Etkinliği (ACE), özellikle küçük birliklerin konuşlandığı ileri harekât noktalarının ve geçici komuta merkezlerinin korunmasına odaklanacak.
İlk testler, Fas’ın güneyindeki Tan-Tan bölgesinde Şubat ve Mart 2027’de gerçekleştirilecek. Aday sistemler daha sonra Nisan ve Mayıs aylarında, Fas’ın ev sahipliği yaptığı ve ABD Afrika Komutanlığının (AFRICOM) kıtadaki en büyük müşterek askerî tatbikatı olan African Lion 2027 kapsamında operasyonel değerlendirmeye alınacak.
Farklı büyüklükteki İHA tehditlerine karşı bütünleşik savunma
Programın temel hedefi, elden fırlatılan küçük dört rotorlu İHA’lardan yüzlerce kilogram ağırlığa ulaşabilen daha büyük insansız hava araçlarına kadar farklı tehdit sınıflarına karşı kullanılabilecek sistemleri belirlemek. ABD Kara Kuvvetlerinin sınıflandırmasında ele alınan Grup 1-3 kategorileri, küçük ticari tipteki araçlardan daha büyük ve daha uzun menzilli platformlara uzanan geniş bir tehdit yelpazesini kapsıyor.

G-TEAD, değerlendirme sürecinde beş temel kabiliyet kategorisine odaklanacak. Bunlardan ilki, farklı savunma unsurlarını tek bir taşınabilir ve hızla konuşlandırılabilir pakette birleştiren bütünleşik sistem olacak. Diğer dört kategori ise şu alanları kapsayacak:
-
İHA tespit sistemleri: Radarlar, radyo frekansı algılayıcıları ve diğer sensörlerle yaklaşan insansız hava araçlarının belirlenmesi ve takip edilmesi.
-
Kinetik etkisizleştirme: İHA’ların önleyici mühimmat veya başka fiziksel müdahale yöntemleriyle imha edilmesi.
-
Kinetik olmayan etkisizleştirme: Elektronik karıştırma ve diğer elektronik harp yöntemleriyle İHA’ların haberleşme, kontrol veya seyrüsefer kabiliyetlerinin bozulması.
-
Pasif koruma: İHA saldırısı gerçekleşmeden önce veya savunma hattını aşan araçların etkisini azaltmak üzere mevzilerin, personelin ve kritik ekipmanların korunması.
Bu yaklaşım, yalnızca düşman İHA’larını tespit edip düşürmeye değil, saldırının bütün aşamalarını kapsayan katmanlı bir savunma mimarisi oluşturmaya dayanıyor. Bütünleşik taşınabilir kitin ise farklı unsurları küçük birliklerin hızla konuşlandırabileceği tek bir çözüm altında toplaması amaçlanıyor.
Sistemler IBCS-M komuta kontrol ağına entegre edilecek
ABD Kara Kuvvetleri, seçilecek çözümlerin mevcut komuta kontrol altyapısıyla birlikte çalışmasına özel önem veriyor. Bu kapsamda aday sistemlerin, Integrated Battle Command System-Maneuver (IBCS-M) olarak adlandırılan entegre muharebe komuta kontrol sistemine bağlanması planlanıyor.
Entegrasyonun temel amacı, farklı sensörlerden elde edilen verilerin ortak bir operasyonel resimde birleştirilmesi ve tehditlere daha hızlı karşılık verilmesi. Böylece bir radar veya başka bir algılayıcı tarafından tespit edilen İHA, uygun önleme sistemi tarafından angajman için değerlendirilebilecek.
Bu tür bir mimaride sensör ile silah sisteminin aynı platformda bulunması zorunlu değil. Farklı üreticilerin tespit, takip, elektronik harp ve fiziksel imha çözümlerinin ortak bir komuta kontrol yapısı altında çalışabilmesi, savunmanın etkinliğini artırabilecek unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.
Bununla birlikte, Fas’taki etkinlikte değerlendirilecek 15’e kadar çözümün tamamının seçileceği veya bütün sistemlerin doğrudan envantere gireceği belirtilmiyor. Testlerin ardından başarılı bulunan kabiliyetlerin daha geniş ölçekte tedarik edilmesi hedefleniyor. Bu aşamada ABD Kara Kuvvetlerinin Ateş Destek Sistemlerinden sorumlu Portföy Tedarik Yöneticiliği, seçilen çözümlerin yaygınlaştırılmasında rol üstlenecek.
Fas, elektronik harp ve İHA savunması için test sahası olacak
ABD ordusunun Fas’ı tercih etmesinin nedenleri arasında geniş ve farklı özelliklere sahip arazi yapısı, görece düşük radyo frekansı yoğunluğu ve hava sahasında daha az sivil trafik bulunması gösteriliyor.
Bu koşullar, özellikle İHA tespit radarlarının ve elektronik karıştırma sistemlerinin performansını değerlendirmek açısından önem taşıyor. Yoğun elektromanyetik faaliyetlerin bulunduğu bölgelerde sistemlerin gerçek tehditleri diğer sinyallerden ayırması zorlaşabilir. Daha az yoğun frekans ortamında yapılan testler ise sistemlerin algılama menzili, karıştırma etkisi ve farklı çalışma koşullarındaki performansının daha kontrollü biçimde incelenmesine imkân tanıyabilir.
Ancak düşük elektromanyetik yoğunlukta elde edilen sonuçların doğrudan her harekât ortamına aktarılması mümkün değil. Gerçek bir çatışma bölgesinde elektronik karıştırma, farklı frekans kaynakları, arazi engelleri ve eş zamanlı İHA saldırıları sistemlerin etkinliğini önemli ölçüde etkileyebilir. Bu nedenle African Lion 2027 kapsamındaki operasyonel değerlendirme, laboratuvar veya kontrollü saha gösterimlerinin ötesinde bir sınama fırsatı sunacak.
Hızlandırılmış tedarik modeliyle 180 günlük hedef
ACE programı, sahadaki birliklerin acil ihtiyaçlarıyla savunma tedarik süreçleri arasındaki süreyi kısaltmak amacıyla geliştirildi. G-TEAD, ABD Kara Kuvvetlerinin yenilik ve teknoloji girişimi kapsamında faaliyet gösteriyor ve Avrupa-Afrika, Pasifik ve Merkezî komutanlıklar gibi bölgesel komuta yapılarının bünyesine küçük ekipler yerleştiriyor.
Bu ekipler, sahadaki komutanlıkların belirlediği kabiliyet açıklarını tedarik birimlerinin somut gereksinimlere dönüştürmesine yardımcı oluyor. G-TEAD Direktörü Albay Christopher Hill’e göre bölgesel komutanlıklar uzun süredir önceliklerini ve ihtiyaçlarını belirleyebiliyor, ancak tedarik yetkisi ile araştırma, geliştirme, test ve değerlendirme için gerekli kaynaklara her zaman doğrudan erişemiyordu.
Yeni modelde süreç üç aşamada yürütülecek: başvuruların alınması ve hazırlık, askerlerin katıldığı sistem gösterimleri ve devamındaki operasyonel değerlendirme. Bir bölgede başarılı olan çözümlerin diğer komutanlıklarda da kullanılabilmesi, tedarik sürecinde ölçek ekonomisi yaratılması ve kaynakların daha verimli kullanılması hedefleniyor.
ABD Kara Kuvvetleri, başarılı sistemlerin 180 gün içinde askerlere ulaştırılmasını amaçlıyor. Bu süre, programın hızlandırılmış tedarik yaklaşımını ortaya koysa da her aday sistem için kesin teslimat garantisi anlamına gelmiyor.
Ukrayna ve Orta Doğu’daki savaş deneyimi belirleyici oldu
İHA’ların düşük maliyetle üretilebilmesi, farklı görevlerde kullanılabilmesi ve çok sayıda araçla eş zamanlı saldırı düzenlenebilmesi, askerî üslerin korunmasını giderek daha karmaşık hâle getiriyor. Ukrayna’daki savaşta yaygınlaşan küçük İHA saldırıları ve Orta Doğu’da ABD kuvvetlerini hedef alan insansız hava aracı operasyonları, bu tehdidin yalnızca cephe hattıyla sınırlı olmadığını gösterdi.
Özellikle ileri komuta merkezleri, lojistik noktalar, radarlar, mühimmat depoları ve geçici konuşlanma alanları, düşük irtifadan yaklaşan İHA’lar karşısında savunmasız kalabiliyor. Bu araçların tespit edilmesi kadar, saldırı başına yüksek maliyet oluşturabilen füze ve diğer önleyici mühimmatların yerine daha ekonomik etkisizleştirme seçeneklerinin geliştirilmesi de önem taşıyor.
ABD’nin Fas’taki programı, bu nedenle yalnızca yeni sistemlerin denenmesinden ibaret değil. Girişim, farklı üreticilerin çözümlerini ortak komuta kontrol altyapısıyla birleştirmeyi, sahadaki ihtiyaçlara göre değerlendirmeyi ve başarılı sistemleri daha kısa sürede envantere kazandırmayı amaçlıyor.
Kaynak: M5, Defence Blog



