İngiltere yeni nesil modüler harp başlıklarını tanıttı - M5 Dergi
Öne ÇıkanSavunma Haberleri

İngiltere yeni nesil modüler harp başlıklarını tanıttı

İngiliz savunma sanayii devi BAE Systems, modern savaş alanını yeniden şekillendiren düşük maliyetli ve kitlesel üretilebilen silah sistemlerine karşı geliştirilen yeni BlackThorn modüler harp başlığı ailesini tanıttı.

Yeni harp başlıkları; otonom İHA’lardan tek yönlü saldırı mühimmatlarına, karşı İHA önleyicilerinden füzelere ve insansız kara araçlarına kadar çok farklı platformlarda kullanılmak üzere tasarlandı.

BAE Systems, BlackThorn ailesini modüler bir mimari üzerine inşa etti. Bu sayede aynı temel teknoloji, hedefin niteliğine ve müşterinin ihtiyaçlarına göre farklı görevler için yapılandırılabiliyor. Sistem ailesi 40, 70 ve 120 milimetrelik üç farklı kalibre seçeneğine sahip.

Bu yapı, üreticilerin her yeni silah sistemi için baştan yeni bir harp başlığı tasarlamasının önüne geçiyor. Aynı teknoloji, farklı platformlar arasında kullanılabiliyor.

BlackThorn mimarisi; yüksek patlayıcılı, parçacık etkili, çok maksatlı ve zırh delici harp başlıklarının geliştirilmesine imkan sağlıyor. Böylece tek bir harp başlığı ailesi, farklı tehditlere karşı ayrı ayrı silah türlerinden oluşan daha geniş ve maliyetli bir envanterin sağlayabileceği esnekliği sunmayı hedefliyor.

BlackThorn, Mark I füzelerine entegre edilecek

BlackThorn ailesi ilk müşterisini de buldu. BAE Systems, yeni harp başlıklarının Estonya merkezli Frankenburg Technologies tarafından geliştirilen kısa menzilli hava savunma füzesi Mark I’e entegre edileceğini açıkladı.

Frankenburg Technologies, Ukrayna’daki savaşta giderek daha büyük bir tehdit haline gelen İHA saldırılarına karşı düşük maliyetli hava savunma çözümleri geliştirmek amacıyla kurulmuş ve Avrupa’nın en hızlı büyüyen savunma şirketlerinden biri haline gelmişti.

Mark I, 2 kilometrenin altında menzile sahip, katı yakıtlı ve kompakt bir önleyici füze olarak geliştirildi. Sistem, askeri sınıflandırmaya göre Class I ila Class III kategorisindeki küçük İHA’ları etkisiz hale getirmek üzere tasarlandı.

Bu tehditler arasında yaklaşık 150 ila 200 kilometre/saat hızla uçan yavaş pervaneli İHA’ların yanı sıra 400 ila 650 kilometre/saat hıza ulaşabilen jet motorlu tek yönlü saldırı İHA’ları da bulunuyor. Rusya’nın Shahed tipi İHA’ları da bu tehdit kategorisinin en önemli örnekleri arasında yer alıyor.

Frankenburg Technologies, Mark I füzesinin üretimini günde yaklaşık 100 adede, yani yılda yaklaşık 10 bin füzeye çıkarmayı hedefliyor. Şirket ayrıca İngiltere Savunma Bakanlığı ile imzaladığı sözleşme kapsamında, İngiltere’nin Düşük Maliyetli Hava Savunma Efektörleri programı çerçevesinde ülkedeki üretim kapasitesinin oluşturulmasına katkı sağlayacak.

BlackThorn entegrasyonu, BAE Systems ile Frankenburg Technologies arasında bu yılın başlarında imzalanan resmi iş birliği anlaşmasının ardından gerçekleşti.

BAE Systems’in geliştirdiği harp başlığı, onlarca yıllık deneyime sahip olduğu enerjik malzemeler ve tapa sistemleri konusundaki uzmanlığını Frankenburg’un hızlı ve düşük maliyetli füze üretim yaklaşımıyla bir araya getiriyor.

BAE Systems Maritime and Land Defence Solutions Genel Müdürü Scott Jamieson, BlackThorn’un harp başlığı tasarımı, enerjik malzemeler ve tapa sistemlerindeki onlarca yıllık uzmanlığı, yüksek hacimli mühimmat üretimindeki deneyimleriyle birleştirdiğini belirtti.

Jamieson, bu yaklaşımın modern savaş alanının ihtiyaçlarına cevap veren farklı platformlar için yeni bir harp başlığı anlayışı ortaya koyduğunu söyledi.

Frankenburg Technologies UK Genel Müdürü Dan Hallett ise şirketin modern savaşın gerektirdiği hızda ve ölçekte düşük maliyetli üretim sağlamak amacıyla kurulduğunu belirterek, BAE Systems ile iş birliğinin İngiliz harp başlığı teknolojisini düşük maliyetli füze üretimiyle birleştirdiğini ifade etti.

Hallett, iki şirketin birlikte etkili hava savunmasının hızlı, yüksek adetlerde ve kitlesel konuşlandırmayı mümkün kılacak bir maliyet seviyesinde sağlanabileceğini ortaya koyduğunu söyledi.

BAE Systems ve Frankenburg Technologies arasındaki iş birliği, Avrupa savunma sanayiinde giderek güçlenen yeni bir eğilimi de ortaya koyuyor. Geleneksel savunma sanayii devleri, yeni nesil daha çevik şirketlerle ortaklık kurarak mühimmat ve silah sistemlerini konsept aşamasından sahaya, geçmişe kıyasla çok daha hızlı taşımaya çalışıyor.

Kaynak: M5, Defence Blog

Abone Ol 

İlgili Yazılar

Abone Ol 
Back to top button
Close
Close