ABD Ordusu Filipinler’de “otonom bot sürüsünü” sergiledi

ABD Ordusu askerleri tarafından kullanılan otonom deniz araçlarından oluşan bir sürü, Filipinler açıklarında Tatbikat Salaknib 2026 kapsamında sergilendi.
Görev, insansız suüstü araçlarının (USV) iki ülke arasındaki birleşik harekâtlara nasıl entegre edilebileceğini ortaya koyarken, otonom deniz sistemlerini; orman harbi, gerçek mühimmatlı atış eğitimleri ve hava hücum operasyonlarını da kapsayan geniş ölçekli ikili tatbikatın merkezine yerleştirdi.
İstihbarat birlikleri sahada görev aldı
Tatbikat sırasında otonom deniz araçları, ABD Ordusu’nun 25’inci Piyade Tümeni bünyesinde görev yapan 125’inci İstihbarat ve Elektronik Harp Taburu personeli tarafından kullanıldı.
“Tropic Lightning” (Tropik Yıldırım) olarak bilinen 25’inci Piyade Tümeni, Hawaii’deki Schofield Kışlası’nda konuşlu ABD Ordusu’nun Pasifik bölgesindeki ana kara muharebe gücü olarak görev yapıyor. Aynı zamanda Washington’un bölgedeki müttefikleriyle birlikte çalışabilirlik kabiliyetini geliştirmekten sorumlu en önemli kara kuvveti unsurlarından biri olarak kabul ediliyor.
Otonom deniz gözetleme sistemlerinin doğrudan istihbarat ve elektronik harp birliklerinin kullanımına verilmesi, ABD Ordusu’nun bu teknolojileri ayrı bir insansız sistemler birimi oluşturmak yerine, üretilen istihbaratı sahada doğrudan kullanacak birliklere entegre etmeyi tercih ettiğini gösteriyor.
Lojistik gemisine otonom koruma
Tatbikat kapsamında gerçekleştirilen senaryoda, ABD Ordusu’na ait bir Lojistik Destek Gemisi (LSV) görev aldı. Gemi, Port Tobaco’dan Port Casiguran’a Filipin Ordusu’na ait zırhlı personel taşıyıcıları ve askeri personeli taşırken yaklaşık 418 kilometrelik bir güzergâhta seyir gerçekleştirdi.
Gemi Casiguran Sound bölgesine ulaştığında, otonom deniz araçları geniş bir güvenlik çemberi oluşturarak çevredeki deniz alanını sürekli gözetim altında tuttu. Araçlar üzerindeki sensörler tarafından elde edilen veriler anlık olarak kıyıdaki personellere iletildi.
Bu sayede komutanlar; insanlı hava araçları, devriye botları veya kıyı boyunca konuşlandırılmış gözlem noktalarına ihtiyaç duymadan operasyon sahasının tamamına ilişkin güncel bir durumsal farkındalık elde etti.
Operasyona destek veren sanayi temsilcilerinden Ben Outlaw, sistemin sağladığı avantajı şu sözlerle açıkladı:
“Bu araçlar; tespit etme, sabitleme, hedefleme, etkisiz hale getirme ve sonucun doğrulanması süreçlerinde komutanlara durumsal farkındalık sağlıyor. İnsansız suüstü araçlarının sağladığı bilgiler sayesinde komutanların karar verme süreci saatlerden saniyelere indi.”
“Gemiyi limana kadar eskort ettik”
Operasyonda görev alan 125’inci İstihbarat ve Elektronik Harp Taburu personelinden Er Caleb Hannah ise görevin sahadaki uygulamasını anlattı.
Hannah, “Bugün çıkarma araçlarına güvenlik sağlamak amacıyla otonom istihbarat, keşif ve gözetleme botlarını konuşlandırdık. Bu sistemler lojistik destek gemisine yaklaşık altı mil mesafeden itibaren eşlik etti ve Filipin araçlarının limana güvenli şekilde ulaşmasını sağladı” dedi.
Takımadalar savunmasında yeni yaklaşım
Adını Kuzey Luzon bölgesinde konuşulan İlokano dilindeki “kalkan” kelimesinden alan Salaknib Tatbikatı, ABD Ordusu ile Filipin Ordusu arasındaki en büyük yıllık müşterek faaliyet olarak öne çıkıyor.
2026 organizasyonuna yaklaşık 7 bin asker katıldı. ABD ve Filipinler’in yanı sıra Japonya, Avustralya ve Yeni Zelanda da tatbikatta yer aldı. Nisan ve Mayıs aylarına yayılan faaliyetlerde orman harbi, hava operasyonları, gerçek mühimmatlı atışlar ve takımadalar savunması gibi çok sayıda senaryo icra edildi.
İnsansız deniz araçlarının kullanıldığı deniz güvenliği gösterisi ise tatbikatın çok alanlı harekât entegrasyonu yaklaşımının bir parçası olarak gerçekleştirildi. Özellikle ada zincirlerinde lojistik hatların korunması gibi kritik görevlerde otonom sistemlerin nasıl kullanılabileceği test edildi.
Güney Çin Denizi’nde kritik kabiliyet
Filipinler’in coğrafi yapısı, bu tür sistemlerin önemini daha da artırıyor. Ülke, Akdeniz’den daha geniş bir deniz alanına yayılmış 7.600’den fazla adadan oluşuyor. Bu nedenle askeri birliklerin, personelin ve lojistik unsurların adalar arasında taşınması sırasında denizden gözetlenme riski sürekli olarak mevcut.
İnsansız deniz araçları ise çok sayıda insanlı gemi veya hava aracına ihtiyaç duymadan geniş alanlarda sürekli gözetleme sağlayarak bu soruna çözüm sunuyor.
Özellikle Güney Çin Denizi ve Filipinler’in ana adalarını birbirine bağlayan deniz yolları, dünyanın en yoğun jeopolitik rekabet yaşanan bölgeleri arasında yer alıyor. Bu nedenle kesintisiz deniz durumsal farkındalığı artık yalnızca bir avantaj değil, doğrudan operasyonel bir gereklilik olarak değerlendiriliyor.
Otonom sistemlerin performansı test edildi
Casiguran Sound görevinde kullanılan insansız suüstü araçları, otonom seyir kabiliyetleriyle görev alanında potansiyel tehditleri ve olağan dışı faaliyetleri tespit etti. Elde edilen bilgiler ise neredeyse gerçek zamanlı olarak kıyıdaki personele aktarıldı.
Tatbikat, otonom deniz sistemlerinin mevcut kabiliyetlerini ortaya koyarken, gelecekte deniz güvenliği ve lojistik koruma görevlerinde daha geniş ölçekte kullanılabileceklerine yönelik önemli ipuçları verdi.
Kaynak: M5, Defence Blog.



