2021 Yılı Değerlendirmesi - M5 Dergi
Öne ÇıkanStrateji Analiz

2021 Yılı Değerlendirmesi

2020 yılındaki koronavirüs salgını küresel manada geri dönülmez ekonomik, politik, ideolojik değişikliklere yol açtı. Bu dönemin etkileri gene bu konu başlıklarında 2021 yılında da çıplak gözle de görülebilecek.

M5 Dijital Yayınlar Koordinatörümüz Mete Sohtaoğlu’nun 2021 Yılı Değerlendirme Analizi: 

Sosyal mesafeli bir hayat ile tanışan maskeli dünya insanları, işlerini kaybetti, gelecekleri ile ilgili kaygılılar. Uygulanan kısıtlamalar ile adeta kapana kısılmış gibiler.

2021 yılında gözetlenme, kontrol altında tutulma ve aşı karşıtı hareketlerin küresel anlamda filizlenmesi ve güç kazanması olası.

Gene bu konu bağlamında sosyal medyada Facebook, Twitter, Google gibi kuruluşların bölgesel ve küresel uyguladığı politik tutum ve davranışlar tepki toplamakla birlikte hükümetlerle, liderlerle bu kuruluşlar arasında ciddi gerginlikler yaşanacak ve yeni cezalar, para cezaları uygulanacaktır.

Bu kuruluşlara yönelik düzenleme amacıyla yeni yasalarda çıkacaktır. Zira bu kuruluşların hepsi bu yıl içinde yayın yaptıkları ülkeler üzerinde siyasi dijital nüfuz alanı oluşturmaya çalışmışlardır.

Gene bu mecralardan bağımsız olarak 2021 yılı yapay zeka teknolojisinin büyük hamle yapacağı dönem olacak. Birçok sektörde yapay zeka uygulamalarının yaygınlaşması ile birlikte küresel düzeyde bazı iş kollarının ‘robotlaşması’ ile küresel işsizlik beklenilmelidir.

Hükümetlerin elektronik gözetimin gelişmesi ile mahremiyete yönelik yeni tehditler ortaya çıkması sonucu “demokrasi” kavramı ciddi bir biçimde erozyona uğramaya başlayacak. Daha aşırı güvenlikçi politikalar uygulanmasıyla küresel protestolar şiddetlenerek yayılacak.

2020’de oldukça hareketli ve gergin gün ve dönemler geçiren Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da 2021 yılında dikkatler Libya üzerinde toplanacak. Libya’da Serrac ve Hafter arasında mutabakat sağlayıp bir masaya oturtma çabalarının Tunus merkezli ABD destekli girişimle sekteye uğrama ihtimal büyük.

Eğer bu badireler atlatılabilirse 24 Aralık’ta Libya genel seçimlere gidecek. Libya halkı başkanlık ve parlamento üyelerinin seçimi/yeni anayasa için oy kullanacak. 2021’de Libya’ya ne Serrac ne de Hafter liderlik edecek. 2021 itibariyle bu iki figürden bir başka sürpriz isim hem halk nezdinde hem de sandıktan galip çıkacak.

2021’in ise öne çıkacak kıtası Afrika. Afrikalılık kimliğinin öne çıkacağı kıtada başta Fransa olmak üzere eskinin kolonyal güçlerine karşı politik tutum sertleşirken koronavirüs salgınından dolayı borçlanma başta IMF olmak üzere artacak.

Güvenlik bağlamında Mali’nin çok konuşulacağı bir 2021’de, Etiyopya’da siyasi, askeri, diplomatik bilek güreşinin merkezi olacak.

2021’de gene Suriye’de gündemden düşmeyecek. Zira Rusya, Beşar Esad’a meşruiyet kazandırmak maksadıyla ülkede 16 Nisan-16 Mayıs tarihleri arasında başkanlık seçimleri düzenlemek istiyor.

Burada göstermelikte olsa birkaç aday öne çıkarılacaktır. Örneğin YPG/PKK, ABD desteğiyle kurdurulan(Brett McGurk) “Suriye’nin Geleceği” partisinin adayına sessiz adı konmamış bir destek verecektir. Bu şekilde bir oldu-bitti ile gidilecek Suriye seçiminin sonuçlarını Rusya ve İran dışında kimse tanımayacaktır.

Generali Kasım Süleymani’yi öldüren ABD’den intikam almak ve mesajını verip masaya oturtmak için İran, Brett McGurk’u Suriye’de hedef almak isteyecektir. ABD Devletinin Ortadoğu ve Kuzey Afrika Direktörü olan Brett McGurk, 2021 yılında Süleymani’nin misillemesi olarak suikaste uğrayabilir.

Gene seçim yaşanacak bir başka ülke olan İsrail’de her ne kadar Netanyahu, Trump’ın ‘gözdesi’ olarak değerlendirilirse de Netanyahu’nun rakibi Gantz’da Amerikan demokratlarının gözdesi olacaktır. Kim seçilirse seçilsin aynı eski dönemde olduğu gibi “normalleşmesini” tüm Arap ülkelerinin örtülü ya da açık desteğiyle İsrail-ABD gücü, Ortadoğu’da gelişmelere müdahale etmeye ve şekillendirmek için gayret sarf etmeye devam edecektir.

2020’de jeo-politik nüfuzunu artıran Türkiye, 2021 yılında Latin Amerika’yı da menzili içine alacaktır. Bu kapsamda Latin Amerika ile birlikte Karayipler bölgesinde de Türkiye varlığını hissettirecektir.

Halen 142 büyükelçilik,13 daimi temsilcilik, 91 konsolosluk, fahri temsilcilikler ile birlikte diplomatik ve ticari olarak 289 temsilcilik ile faaliyet yürüten Ankara’nın bu rakamı en az 300’e çıkarması da beklenilmeli.

ABD Başkan Biden ile Obama dönemi tek merkezli küresel siyasetine geri dönecektir.

Biden sonrası Amerika’da geçmişte zencileri öldüren polis görevlilerin yargılanmaları esnasında ya da sosyal sistem, eğitim, sağlık, toplum güvenliği konusunda ülkede büyük çaplı şiddet hadiselerine dönüşebilecek protestolar düzenlenecektir.

Bu protestolar esnasında ülke içindeki ırkçı ve faşist grupların silahlı, bombalı saldırıları olasıdır.

Koronavirüs salgını esnasında Obama’dan kalan ve Trump yönetiminde ayyuka çıkan Amerikan Halkı içindeki mali, sosyal, dini ve ırksal ayrışma Biden döneminde kargaşa yaratarak ülkenin en büyük sorunu olacaktır.

Biden’ın bütün araçlarıyla neo-liberal sistemi uygulamasıyla Amerika’da mahalli vaziyet gerilecek ve yeni ırkçı gruplar gibi yeni silahlı ve silahsız yapılanmalar bu yıl güç kazanacaktır.

Yapılan ABD seçimleri sonuçları ülkede büyük bir bölümü tatmin etmemiştir. Bu sebeple başta Teksas olmak üzere bazı eyaletler Biden’ı başkan olarak tanımadıklarını resmi olarak açıklayarak ABD eyalet sisteminden çıkmayı dillendirerek statülerinin değişmesini talep edebilir(federasyon, konfederasyon) ve veya bağımsızlıklarını ilan etme yoluna gitmeyi tercih edebilirler.(TEXIT)

ABD’deki kutuplaşma önümüzdeki yıllarda daha kötü bir anayasal ve demokratik krizin habercisidir.

Gene ABD gibi sorun yaşayacak ülkelerin başında İngiltere gelecek. Brexit yani AB yapısı ile evliliğin sona ermesi sonrası Londra, İskoçya meselesi ile karşı karşıya kalacak. Ve 2021’de Mayıs ayında Parlamento seçimleriyle birlikte başlayacak olan İskoçya’nın bağımsızlık talebi dalgası İngiltere’de hayli gergin bir dönem başlatacak.

AB demişken birlik içerisinde de anlaşmazlıkların (AB- Macaristan-Polonya) devam etmesi de beklenilmeli.

AB genelinde devletlerin kaderini koronavirüsü salgınının maddi ve manevi yönetimi belirleyecek. Başta Almanya, Hollanda seçimleri olmak üzere bu ülkelerde popülist, ırkçı veya sağcı partiler sürpriz başarılar elde edecek, tarihi değişimler yaşanacağı gibi bu ülkelerde hükümeti kurmak için çoğunluk sağlamada iktidar partileri zorlanacak.

Örneğin virüs kısıtlamaları Alman kamuoyunu ikiye bölüp ekonomi mi, insanların hayatı mı ikilemi tartışmasına sahne olmaya devam edecek. Merkel yerine partisinin güçlü bir aday çıkaramaması durumunda Merkel bir dönem daha koltuğunda durmaya zorunlu olarak devam edecek.

Avrupa Birliği projesi, mali krizler, popülist siyasi akımların güçlenmesi ve demokrasinin çöküşü nedeniyle kesintiye uğrayabilir veya çökmeye başlayabilir.

2021’de Rusya ‘aşı diplomasisi’ ile 50’yi aşkın ülkede imajını parlatmaya ve nüfuzunu artırmaya çalışacak. Rusya’nın bu yıl en büyük gelir kalemlerinden birinin Sputnik V aşısının satış-pazarlaması ve yerel üretilmesi için lisans dağıtılması olacak.

Ama Rusya aşı ile uğraşırken Güney Kafkasya’daki gelişmelerle hayli başı ağrıyacak.

1990’ların ortalarından sonra ilk defa Karabağ ile Kafkasya’ya geri dönen Moskova mesajını bölgeye vermiş oldu. Ancak Abhazya, Güney Osetya ve Güney Kaskasya’da artık yol haritasını belirleyenin kendisi olmadığını Moskova gözleriyle görecek.

Keza Joe Biden’ın bugüne kadar görülmemiş ABD desteğini Ukrayna’ya vermesiyle Rusya’da işgal altındaki topraklar için statü koparmaya çalışma stratejisi güdecektir.

Rusya’nın 2021’deki ana hedefi ekonomik, siyasi, diplomatik olarak Afrika ülkeleri olacaktır. Rusya-Sudan anlaşmaları ile Rus Donanması’nın artık Kızıl Deniz’de de boy gösterdiğini ve Afrika Filosu’nu kurduğuna şahit olacağız.

Gene Biden’ın gelmesiyle Rus-Amerikan ilişkilerinde de ‘yeni umutları yeşerten bir başlangıçta olmayacaktır. Amerika’nın Çin ve Rusya’ya ayrı ayrı strateji ve yol haritası uygulayacağını söyleyebilirim.

Rusya, bu hamlelere karşılık benim geleceğin Orta Doğu’su olarak nitelediğim Arktik bölgesinde kendini görünür kılacak. Bu yıl Arktik Konseyi’nde hakimiyet kurarak yönetimini ele geçirerek Kutuplardaki(Kuzey Kutbu) varlığını meşrulaştırmaya çalışacak. Kutuplardaki uluslararası statünün, yasaların, bölgesel uygulamaların kendi lehine de dahil olmak üzere değiştirilmesi için çalışacak, zorlayacak.

İklim değişikliği ve buna bağlı anlaşmalar ile rakiplerinin üzerinde nüfuz kurmaya çalışacak.

2021’de Türkiye’de dahil olmak üzere dünyada görülecek kuraklık büyük iklim felaketinin ilk adımı olacak. Buna bağlı olarak buğday, tahıl fiyatları büyük miktarlarda artacak.

Dünyayı kasıp kavuran ve zayıf toplumların istikrarını sarsan hava olaylarının sayılarının artması da beklenilmeli.

Türkiye’de başta medya alanında büyük değişimler gerçekleşecek.

Kuzey Irak’ta nisan ayına kadar büyük bir gelişme beklenmemeli lakin bu aydan itibaren Ankara, PKK’ya yönelik geniş kapsamlı ve PKK’yı sahada bitirme amaçlı bir harekata girişecektir.

Ege ve Akdeniz’deki gerginlik bu yıl da söz düelloları ile devam edecektir, çözüm olmayacaktır.

Olabilecek gelişmeleri gelecek yazılarımda kaleme almaya devam edeceğim.

2020’yi aratmayan bir 2021’i Şubat-Mart ayından sonra dünyada yaşamaya başlayacağız.

İlgili Yazılar

Back to top button
Close
Close