Ukrayna İHA karşıtı Alexa Spatium sistemini tanıttı

Ukrayna Savunma Kuvvetleri, küçük hava, kara ve deniz hedeflerini önlemek üzere geliştirilen jet motorlu Alexa Spatium’u envanterine dahil ettiğini açıkladı.
Ukraynalı bir savunma yayın organının 21 Ağustos’taki haberine göre turbojet motoruyla çalışan platform, özellikle hızlı ve alçak irtifada uçan tehditlerle mücadele etmek amacıyla Ukraynalı mühendisler tarafından geliştirildi.
Sistemin öncelikli hedefleri arasında Rusya’nın jet motorlu Geran-3, Geran-4 ve Geran-5 saldırı dronları ile pervaneli Shahed-131 bulunuyor. Üretici ayrıca Alexa Spatium’un keşif dronlarına, helikopterlere ve diğer münferit hedeflere karşı da kullanılabileceğini belirtiyor. Ancak sistemi geliştiren şirketin adı açıklanmadı.
Yaklaşık 1,5 x 1,7 metre boyutlarındaki drone, mobil bir katapult sistemi üzerinden birkaç dakika içerisinde fırlatılabiliyor. Hafif kompozit malzemeden üretilen gövdenin, kontrol kaybı yaşamadan sert manevralar gerçekleştirebilmesi amaçlanıyor.
Üreticinin testlerle doğrulandığını belirttiği teknik özelliklere göre sistem turbojet motor kullanıyor ve alçak ile orta irtifalarda görev yapabiliyor. Alexa Spatium önceden belirlenmiş koordinatlara gönderilebildiği gibi doğrudan operatör tarafından da yönlendirilebiliyor.
Platformda değiştirilebilir harp başlıkları kullanılıyor. Bunlar arasında parçacık tesirli patlayıcı, şekilli patlayıcı ve termobarik harp başlıkları bulunuyor. Sistem hedef arama ve takip görevleri için televizyon ve kızılötesi sensörlerden yararlanıyor. Görevini tamamlayamayan bir drone’un fırlatma noktasına geri dönerek yeniden kullanılabildiği belirtiliyor.
Jet motorlu İHA tehdidine karşı yeni dönem
Alexa Spatium’un hizmete girmesi, Rusya’nın jet motorlu saldırı dronlarını daha yoğun şekilde kullanmaya başlamasıyla aynı döneme denk geliyor.
Ukrayna Askeri İstihbarat Başkanlığı (HUR), Geran-3’ün turbojet motoru sayesinde saatte 370 kilometreye kadar hız yapabildiğini belirtiyor. Bu hız, Rusya’nın 2022’den bu yana uzun menzilli drone saldırılarının büyük bölümünde kullandığı pervaneli Geran-2’nin yaklaşık iki katına karşılık geliyor. Ukrayna Genelkurmay Başkanı Oleksandr Sırskiy ise haziran ayında Rusya’nın saldırılarında jet motorlu dronların payını yüzde 50’ye çıkarmayı planladığını açıklamıştı.
Ukrayna da bu gelişmeye karşı yıl içerisinde giderek daha fazla jet motorlu önleme dronu geliştirmeye başladı. SkyFall tarafından geliştirilen P1-SUN “JetKiller” yaklaşık 370 kilometre/saat hıza ve 15 dakikalık görev süresine sahip. Firebolt Engineering’in Griffen önleme dronu ise şirketin verilerine göre 7.500 metrenin üzerindeki irtifalarda saatte 350 kilometreden daha yüksek hızlara ulaşabiliyor.
Griffen, temmuz ayının başında Ukrayna Silahlı Kuvvetleri tarafından ülkenin doğrulanmış ilk jet-jet drone önlemesi olarak kayda geçen bir angajmanda kullanıldı. Eski Başbakan Yardımcısı Mykhailo Fedorov da ağustos ortasında başka bir Ukraynalı üreticinin saatte 600 kilometrenin üzerine çıkabilen bir önleme dronuyla muharebe testleri yürüttüğünü açıklamış, ancak sistemin adını vermemişti.
Ukrayna’nın daha önce kullandığı Sting gibi önleme dronlarının büyük bölümü pervaneli motorlara dayanıyordu ve üreticilerin daha önce açıkladığı verilere göre birim maliyetleri 2.500 dolar seviyesine kadar düşebiliyordu. Bu sistemler savaş boyunca daha yavaş Shahed ve Geran-2 dronlarının büyük bölümünün düşürülmesinde etkili oldu. Ancak daha hızlı jet motorlu varyantlara karşı yaşanan zorluklar, Ukraynalı üreticileri turbojet motorlu önleme sistemlerine yöneltti.
Alexa Spatium’un tasarımında hareket kabiliyeti de öncelikli unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Üretici, komple fırlatma sisteminin bir pikap araca sığabildiğini ve mevzinin hazırlanması için minimum çalışma gerektiğini belirtiyor. Modüler yapıya sahip sistemde fırlatma sürecinin otomatikleştirildiği, hazırlık ve ateşleme işlemlerinin ise uzaktan gerçekleştirilebildiği ifade ediliyor.
Bu yönüyle Alexa Spatium, Ukrayna’nın düşük maliyetli önleme dronlarını daha hızlı ve yüksek performanslı jet motorlu tehditlere karşı uyarlama çabasının yeni örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Kaynak: M5, Defence Blog



