Rusya'dan RS-28 Sarmat kıtalararası balistik füze testi - M5 Dergi
Öne ÇıkanSavunma Haberleri

Rusya’dan RS-28 Sarmat kıtalararası balistik füze testi

Abone Ol 

Rusya Stratejik Füze Kuvvetleri, 12 Mayıs 2026 tarihinde RS-28 Sarmat kıtalararası balistik füzesinin ikinci başarılı test atışını gerçekleştirdi.

Füze, Orenburg bölgesindeki Yasny yakınlarında bulunan Dombarovsky üssündeki silodan fırlatıldı ve sonuç Rusya Savunma Bakanlığı tarafından kamuoyuna duyuruldu.

Söz konusu test, Rusya’nın 2022 yılındaki ilk uçuşundan bu yana kamuoyuna açıkladığı ilk başarılı Sarmat denemesi oldu. Test aynı zamanda Moskova’nın resmi olarak kabul etmediği iki başarısız denemenin ardından geldi.

IISS analizine göre Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, test sonrası yaptığı bilgilendirmede füzenin “35 bin kilometrenin üzerinde” menzile sahip olduğunu ve “suborbital” bir yörüngede uçabildiğini söyledi. Bu ifade, füzenin ABD’ye kuzey yerine güney yönünden yaklaşarak Arktik bölgesine odaklanan radar sistemlerini aşma kapasitesine işaret ediyor.

Sarmat’ın stratejik rolü

NATO sınıflandırmasında RS-SS-X-29 olarak adlandırılan RS-28 Sarmat, üç aşamalı sıvı yakıtlı bir kıtalararası balistik füze olarak geliştirildi. Sistem, Sovyet döneminden kalan ve NATO’nun “SS-18 Satan” olarak tanımladığı RS-20V Voevoda füzelerinin yerini almak üzere tasarlandı.

1988 yılında hizmete giren Voevoda sistemi, çeşitli ömür uzatma programları sayesinde planlanan kullanım süresinin çok ötesinde aktif tutuldu. Halen Rusya’nın konuşlu kara tabanlı nükleer savaş başlıklarının üçte birinden fazlası bu yaşlanan sistemler üzerinde bulunuyor. Bu nedenle Sarmat programı yalnızca bir modernizasyon tercihi değil, doğrudan stratejik bir zorunluluk olarak değerlendiriliyor.

Sarmat’ın 10 ila 15 arasında bağımsız hedeflenebilir nükleer savaş başlığı taşıyabildiği belirtiliyor. Bu kapasite, tek bir fırlatmada farklı hedeflere yönlendirilebilecek çok sayıda savaş başlığının kullanılmasına imkan tanıyor. Rusya ayrıca füzeyi, atmosferin üst katmanlarında hipersonik hızlarda manevra yapabilen Avangard hipersonik süzülüş aracıyla donatmayı planlıyor. Bu durum, mevcut füze savunma sistemlerinin önleme kapasitesini ciddi şekilde zorlaştırıyor.

Putin’in dile getirdiği güney yaklaşım rotası ise yalnızca siyasi bir söylem olarak değerlendirilmiyor. ABD’nin füze savunma altyapısı büyük ölçüde Arktik yönünden gelebilecek Rus saldırılarına göre inşa edildi. Rusya’dan güney yönüne ilerleyerek Antarktika üzerinden ABD’ye yaklaşabilecek bir füze, mevcut erken uyarı radarlarının kapsama alanı dışında kalabiliyor. Ayrıca bu tür bir uçuş profili, füzenin radar ufkunun altında daha uzun süre kalmasına imkan tanıyarak ABD’nin reaksiyon süresini daha da azaltabiliyor.

Test sürecindeki sorunlar

Sarmat’ın ilk olarak 2018-2020 döneminde hizmete alınması planlanıyordu ancak program bu takvimi tamamen kaçırdı. Bilinen ilk uçuş testi Eylül 2024’te gerçekleştirildi ve füzenin kendi silosunda patlamasıyla sonuçlandı. Bu başarısızlık fırlatma tesisini imha etti ancak Kremlin olayla ilgili resmi açıklama yapmadı.

Kasım 2025’te yapılan ikinci deneme ise yükselme aşamasında başarısız oldu. Moskova bu testi de kamuoyuna kabul etmedi. Dolayısıyla 12 Mayıs 2026’daki deneme, program tarihindeki yalnızca ikinci başarılı fırlatma olarak kayıtlara geçti.

IISS analizine göre test sürecinde yayımlanan NOTAM verileri, denemenin en az iki kez ertelenmiş olabileceğini gösteriyor. Hazırlıkların mart ayında başladığı, test sahası için uyarı bildirimlerinin ise nisan ortası ve nisan sonunda yayımlandığı belirtiliyor. Bu durum, Rusya’nın ilk denemede tam güvenle hareket edemediğine işaret ediyor.

Öte yandan ABD Hava Kuvvetleri’ne ait RC-135S Cobra Ball keşif uçakları da test öncesinde Alaska açıklarında faaliyet gösterdi. Balistik füze denemelerine ilişkin telemetri verileri toplamak için özel olarak yapılandırılan bu platformlar, füzenin gerçek performansına ilişkin bağımsız değerlendirme yapılmasını sağlıyor. ABD tarafı testten elde edilen verileri kamuoyuyla paylaşmasa da Washington’un fırlatmayı anlık olarak takip ettiği doğrulanmış oldu.

Operasyonel konuşlandırma planı

Rus Stratejik Füze Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Sergey Karakayev, testin ardından Putin’e yaptığı bilgilendirmede Sarmat’ın 2026 yılı içerisinde Krasnoyarsk yakınlarındaki Uzhur’da bulunan 62’nci Füze Tümeni bünyesinde ilk alay seviyesinde operasyonel göreve alınmasının önünü açtığını söyledi.

302’nci Füze Alayı’nın sistemi teslim alacak ilk birlik olması bekleniyor. Birliğe ait altı siloda modernizasyon çalışmalarının 2021 yılında başladığı ifade edilirken, 2026 ortalarına ait uydu görüntülerinin son iki silo modernizasyonunun da tamamlanmak üzere olduğunu gösterdiği aktarıldı. Görüntülerde yeni komuta merkezleri, çift katmanlı güvenlik çitleri ve güçlendirilmiş altyapılar dikkat çekiyor.

Rusya’nın uzun vadeli planlamasında Sarmat’ın iki ayrı füze tümeninde konuşlandırılması öngörülüyor.

IISS değerlendirmesinde ise programın mevcut durumu “kırılgan bir zemin” olarak tanımlanıyor. Analizde, birkaç başarısız teste karşılık yalnızca iki başarılı uçuşun bulunmasının, Rusya’nın “deneysel muharebe görevi” olarak tanımladığı süreç açısından bile riskli olduğu vurgulanıyor.

Karşılaştırma amacıyla verilen RS-24 Yars örneğinde, sistemin tam operasyonel statü kazanmadan önce üç başarılı test gerçekleştirdiği ve ardından birliklere teslim edildiği hatırlatılıyor. Buna karşın Rusya’nın Sarmat’ı test performansının normalde gerektireceğinden daha hızlı şekilde operasyonel konuşlandırmaya yönlendirdiği belirtiliyor.

IISS’ye göre bunun temel nedeni Voevoda sistemlerinin artık yaşlanmış olması. Moskova’nın, Sarmat’tan başka alternatif bir ağır kıtalararası balistik füze programına sahip olmaması nedeniyle daha yüksek risk almak zorunda kaldığı değerlendiriliyor.

Rusya’nın nükleer modernizasyon programında merkezi rol oynayan Sarmat, yaşadığı teknik sorunlara rağmen artık başarıyla uçuş gerçekleştirmiş bir sistem konumunda bulunuyor. Programın tamamen başarısız olmadığı ve Moskova’nın projeyi ilerletmeye devam ettiği görülüyor. Ancak Sarmat’ın önümüzdeki on yıllarda Rus nükleer caydırıcılığının temel unsuru olup olamayacağı sorusunun cevabı, ancak yeni testler ve operasyonel kullanım süreciyle netleşecek.

Kaynak: M5, Defence Blog

Abone Ol 

İlgili Yazılar

Abone Ol 
Back to top button
Close
Close