Kazakistan’ın nükleer silahsızlanma alanındaki girişimleri - M5 Dergi
Savunma Haberleri

Kazakistan’ın nükleer silahsızlanma alanındaki girişimleri

Abone Ol 

Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla Kazakistan’ın dünyanın dördüncü nükleer silah cephaneliğine sahip ülkeye dönüştüğü biliniyor.

Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla Kazakistan’ın dünyanın dördüncü nükleer silah cephaneliğine sahip ülkeye dönüştüğü biliniyor. Diğer bir ifadeyle, Sovyet mirasından dolayı Kazakistan uluslararası arenada yeni bir nükleer güç olarak ortaya çıkma fırsatını yakalamıştı. Ancak bu statü birçok sorunun da başlangıcı olabilirdi. Dahası, bağımsız Kazakistan’ın yönetimi nükleer denemelerden yıllar boyunca acı çeken halkın itirazına rağmen böyle bir statü elde etmek istemezdi. Sonuç olarak, getirisi ve götürüsü hesaplandıktan sonra, Kazakistan’ın kurucu Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev nükleer silahlardan vazgeçme kararı aldı. Bugün gelinen noktada Kuzey Kore ve İran nükleer krizlerinin sonuçları göz önünde bulundurulduğunda, Nazarbayev’in zor ama cesur kararının ne kadar doğru olduğu anlaşılıyor. Kazakistan sadece nükleer silahlardan vazgeçmekle kalmadı, daha sonraki aşamada nükleer silahsızlanma ve nükleer silahların yayılmasını önleme konusunda da öncü ülkelerden biri haline geldi. Bu bağlamda, başta kurucu Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev olmak üzere Kazakistan diplomasisinin dünyaya kazandırdığı önemli bir gün, 29 Ağustos Uluslararası Nükleer Silahların Test Edilmesiyle Mücadele Günüdür.

Nükleer silahsızlanma konusunda öncü rol üstelenen Nursultan Nazarbayev’in uzun yıllar süren silahsızlanma odaklı diplomatik girişimleri, Kazakistan’ın Asya’da önemli bir merkez ülke haline gelmesine, uluslararası politikada ara bulucu ve sözü dinlenir bir ülke olarak kabulüne büyük katkılar sağlamıştır

Öncelikle 29 Ağustos 1991 tarihinde, Nazarbayev tarafından, dünyanın en büyük nükleer deneme sahalarından biri olan Kazakistan’daki Semipalatinsk nükleer test sahasının kapatılması kararının alındığını dikkate almamız gerekiyor. 18 Haziran 2009 tarihinde nükleer denemelerin durdurulmasının 20. yıldönümü dolayısıyla düzenlenen etkinlikte ve daha sonra 1 Temmuz 2009 tarihinde 3. Dünya ve Geleneksel Dinler Liderleri Kongresi’nin açılışında Nazarbayev, 29 Ağustos’u bütün dünyada nükleer silahlardan vazgeçme günü olarak ilan etme önerisinde bulundu.

Uzun müzakereler sonucunda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu Birinci Komitesi’ne 29 Ağustos Uluslararası Nükleer Silahların Test Edilmesiyle Mücadele Günü karar taslağı olarak, Kazakistan dâhil 26 devletin ortak önerisi olarak sunuldu. Öneri 2 Aralık 2009 tarihinde BM Genel Kurulu’nun 64. oturumunda oybirliği ile kabul edildi.

Kazakistan’ın öncülüğünde ilan edilen “bilinçlendirme günü” sayesinde, dünyanın farklı ülkelerinde nükleer testlerin korkunç sonuçlarını hatırlatmak için her yıl etkinlikler düzenlenmekte. Kazakistan açısından bakıldığında bu karar, sadece bu ülke için değil, tüm insanlık için tarihi öneme sahip olan Semipalatinsk nükleer deneme sahasının resmi olarak kapatıldığı 29 Ağustos tarihinin uluslararası toplum tarafından tanınmasıdır. Söz konusu karar, BM’ye üye tüm devletleri, BM sistemini, sivil toplum kuruluşlarını, üniversiteleri, medya temsilcilerini ve bireyleri, sosyal yardımın tüm unsurlarını kullanmak da dâhil olmak üzere, 29 Ağustos Uluslararası Nükleer Silahların Test Edilmesiyle Mücadele Gününü uygun bir şekilde kutlamaya ve böylece bu felakete dikkat çekmeye çağrıda bulunuyor.

Uluslararası Nükleer Silahların Test Edilmesiyle Mücadele Günüyle ilgili etkinlikler ilk olarak 2010 yılında düzenlendi. O zamandan beri her yıl bu önemli günde dünya çapında sempozyumlar, toplantılar, sergiler, yarışmalar, yayınlar, akademik kurumlardaki konferanslar, haber yayınları ve diğer faaliyetler düzenlenmekte. BM ayrıca her yıl bu günle ilgili etkinliklere ev sahipliği yapmakta. Bu etkinliklere Kazakistan da kendi açısından katkıda bulunmaktadır.

26 Ağustos 2010 tarihinde Nur-Sultan şehri, mevzubahis gün münasebetiyle, Nükleer Denemelerin Kapsamlı Yasaklanması Antlaşması Örgütü (CTBTO) Hazırlık Komisyonu İcra Sekreteri Tibor Toth, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) yönetimi ve diğer uluslararası kuruluşların katılımıyla gerçekleşen konferansa ev sahipliği yaptı. Konferans katılımcıları, Kazakistan Cumhuriyeti’nin nükleer silahlardan gönüllü olarak vazgeçilmesi ve en büyük nükleer test alanlarından birinin kapatılması konusunda tarihi kararlar alan Nazarbayev’in küresel nükleer silahsızlanma ve nükleer silahların yayılmasını önleme sürecine muazzam katkısını vurgulayan bildiriyi kabul ettiler.

12-13 Ekim 2011 tarihlerinde Nur-Sultan ve Semey, Kazakistan’ın bağımsızlığının 20. yıldönümü ve Semipalatinsk nükleer test sahasının kapatılmasının 20. yıldönümü dolayısıyla, “Nükleerden Arındırılmış Bir Dünya İçin” uluslararası foruma ev sahipliği yaptı. Foruma IAEA Genel Müdürü Yukiya Amano, CTBTO Hazırlık Komisyonu İcra Sekreteri Tibor Toth, SCO Genel Sekreteri M. Imanaliev, ABD Birinci Enerji Sekreter Yardımcısı Daniel Poneman, eski Güney Afrika Cumhurbaşkanı, Nobel ödüllü Frederik Willem de Klerk, ABD Kongre Üyesi Eni Faleomavaega, Nagasaki Belediye Başkanı Tomihisa Taue ve Fransa, İngiltere, Norveç, Japonya parlamentolarının temsilcileri, akredite diplomatik misyon başkanları, akademi ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldılar. Konferansa katılanlar Astana Deklarasyonu’nu kabul ederek 29 Ağustos’un Nükleer Silahların Test Edilmesiyle Mücadele Günü olarak ilan edilmesinin, nükleer silahsızlanma ve nükleer silahların yayılmasının önlenmesi, nükleer testlerin dünya çapında yasaklanması ve nükleerden arınmış bir dünya hedeflerine katkıda bulunacağını kabul etmiş oldular.

27-29 Ağustos 2012 tarihinde Kazakistan’da düzenlenen “Nükleer Testlerin Yasaklanmasından Nükleer Silahların Bulunmadığı Bir Dünyaya” başlıklı uluslararası konferansta Nazarbayev, uluslararası “ATOM” projesinin (Abolish Testing: Our Mission [Testin Kaldırılması: Misyonumuz]) başlatıldığını duyurdu. ATOM projesinin amacı, dünyanın dört bir yanındaki insanları nükleer silah testlerini sona erdirmek ve nihayetinde dünyayı nükleer silahlardan kurtarmak için bir araya getirerek gerçek ve kalıcı bir değişim sağlamaktır. Proje kapsamında, dünyada nükleer silahlara karşı çıkan herkes, dünyanın dört bir yanındaki hükümetlere nükleer testlere kalıcı bir son verilmesi çağrısında bulunan çevrimiçi bir dilekçe imzalayabilir, Nükleer Denemelerin Kapsamlı Yasaklanması Antlaşması’nın erken yürürlüğe girmesini sağlayabilir ve böylece nükleer tehdidin olmadığı bir dünya inşa etmek yönünde önemli bir adım atabilir.

29 Ağustos 2019 tarihinde Nur-Sultan’da daha önce tayin edilen “Nazarbayev Nükleer Silahsız Dünya ve Küresel Güvenlik Ödülü” teslim töreni düzenlendi. Ödül CTBTO İcra Sekreteri Lassina Zerbo ve IAEA merhum Genel Müdürü Yukiya Amano’ya verildi. Törene Amano ailesinin temsilcileri olarak Yukiya Amano’nun dul eşi ve kardeşi Büyükelçi Mari Amano’nun yanı sıra diğer onur konukları, IAEA Genel Müdür Yardımcısı Mary Alice Hayward, İtalya eski Dışişleri Bakanı Franco Frattini, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü eski Genel Müdürü Ahmet Üzümcü, Eski BM Ekonomik ve Sosyal İşler Genel Sekreteri Sha Zukang, Nükleer Tehdit Girişimi (NTI) başkan yardımcısı, İngiltere eski Savunma Bakanı Desmond Brown, Uluslararası Barış Bürosu Eşbaşkanı Reiner Brown ve uluslararası uzman Tarık Rauf katıldılar. Ödül törenine video mesajı gönderen BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Nazarbayev’e nükleer silahsızlanma amacına olan bağlılığı ve bu ödülü tesis ettiği için teşekkürlerini iletti.

Sonuç olarak, 29 Ağustos Uluslararası Nükleer Silahların Test Edilmesiyle Mücadele Günü vesilesiyle ulusal ve uluslararası düzeyde düzenlenen çeşitli faaliyetler, nükleer silahlardan arınmış bir dünyaya doğru ilerlemek için daha iyimser beklentiler sunan küresel bir ortamın oluşumuna katkıda bulunmakta. Bu bağlamda, Kazakistan diplomasisi bu noktaya kadar kayda değer bir başarı elde etti.

Nükleer silahsızlanma konusunda öncü rol üstelenen Nursultan Nazarbayev’in uzun yıllar süren silahsızlanma odaklı diplomatik girişimleri, Kazakistan’ın Asya’da önemli bir merkez ülke haline gelmesine, uluslararası politikada ara bulucu ve sözü dinlenir bir ülke olarak kabulüne büyük katkılar sağlamıştır.

[Dr. Sinan Demirtürk Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Asya Çalışmaları Merkezi öğretim görevlisi ve Türkiye Politik ve Stratejik Araştırmalar Vakfı (TÜRPAV) yönetim kurulu başkan vekilidir]

Abone Ol 

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

Abone Ol 
Back to top button
Close
Close