İtalya’dan iki adet DDX tipi muhrip siparişi

İtalyan Donanması’nın yeni nesil DDX muhrip programı kapsamında iki geminin geliştirilmesi ve inşası için önemli bir sözleşme imzalandı.
Fincantieri ve Leonardo ortak girişimi olan Orizzonte Sistemi Navali (OSN) tarafından alınan sözleşmenin toplam değeri yaklaşık 3,7 milyar avro seviyesinde bulunuyor.
Avrupa’nın ortak savunma tedarik kuruluşu OCCAR tarafından verilen sözleşme, yaklaşık 1,3 milyar avroluk opsiyonları da içeriyor. Program kapsamında yalnızca gemilerin tasarım ve üretimi değil, lojistik çalışmalar ile hizmete giriş sonrasındaki ilk destek faaliyetleri de yürütülecek.
Projede Fincantieri, gemilerin platform sistem entegrasyonundan sorumlu olacak. Leonardo ise DDX’in savaş yönetim ve muharebe sisteminin tasarımını ve geliştirilmesini üstlenecek.
OSN’nin önümüzdeki haftalarda Fincantieri’ye yaklaşık 1,8 milyar avro, Leonardo’ya ise yaklaşık 1,7 milyar avro değerinde alt yüklenici sözleşmeleri vermesi planlanıyor.
İlk DDX muhribinin 2033, ikinci geminin ise 2035 yılında teslim edilmesi öngörülüyor.
13.500 tonluk dijital savaş gemisi
DDX programı, İtalyan Donanması’nın mevcut muhriplerinden daha büyük ve daha yüksek düzeyde dijital entegrasyona sahip bir savaş gemisi ortaya çıkarmayı hedefliyor.
Yaklaşık 180 metre uzunluğunda ve 13.500 ton deplasmana sahip olacak DDX, 251 kişilik yaşam kapasitesine göre tasarlanıyor. Geminin operasyonel menzilinin ise 4.000 deniz milinin üzerinde olması planlanıyor.
Platformun mimarisi açık ve ölçeklenebilir şekilde geliştiriliyor. Bu yaklaşım, geminin hizmet ömrü boyunca yeni sensörlerin, elektronik harp sistemlerinin, silahların ve yazılım tabanlı yeteneklerin platforma daha kolay entegre edilmesine imkân vermeyi amaçlıyor.
DDX’in tasarımında dikkat çeken unsurlardan biri, platform yönetimi ile muharebe sistemlerinin birbirinden bağımsız çalışan alt sistemler olarak değil, yüksek seviyede bütünleşmiş bir mimari içerisinde değerlendirilmesi.
Bu kapsamda sensörler, silah sistemleri, komuta-kontrol altyapısı ve geminin enerji yönetimi arasında daha yüksek seviyede veri alışverişi sağlanması hedefleniyor.
Entegre hava ve füze savunması
DDX’in en kritik görevlerinden biri hava ve füze savunması olacak.
Geminin ana sensörlerinden biri, Leonardo tarafından geliştirilen SADOC 5 C5I yüksek güçlü S-band aktif elektronik taramalı dizi (AESA) radarı olacak. Tamamen dijital mimariye sahip radarın, geniş bir hava sahasının sürekli izlenmesi ve aynı anda çok sayıda hava hedefinin takip edilmesi için geminin muharebe sistemine entegre edilmesi planlanıyor.
Radar tarafından elde edilen verilerin savaş yönetim sisteminde işlenmesiyle DDX’in hava tehditlerine karşı tespit, takip, sınıflandırma ve angajman zincirini mümkün olduğunca otomatikleştirmesi hedefleniyor.
Geminin füze silah sistemi ise MBDA tarafından sağlanacak. Bu yapı, DDX’i yalnızca filo unsurlarına refakat eden bir suüstü savaş gemisi olmaktan çıkararak, görev grubunun hava savunmasına katkı sağlayabilecek bir platform haline getirecek.
Özellikle uzun menzilli hava tehditleri ile gemiye yaklaşan seyir füzeleri ve diğer hassas güdümlü mühimmatlara karşı katmanlı savunma konseptinin uygulanması bekleniyor.
Elektronik harp ve yakın hava savunması
DDX’in savunma mimarisinin diğer önemli unsuru elektronik harp kapasitesi olacak.
ELT Group tarafından geliştirilecek elektronik harp paketi, radar ve diğer sensörlerden elde edilen bilgilerle birlikte çalışarak geminin elektromanyetik ortamı algılamasına ve tehditlere karşı elektronik karşı tedbirler uygulamasına katkı sağlayacak.
Bu yetenek, modern deniz muharebesinde yalnızca fiziksel imha yöntemlerinin değil, düşman radarlarını ve füze güdüm sistemlerini yanıltmaya veya etkisizleştirmeye yönelik elektronik harp faaliyetlerinin de geminin beka kabiliyetinin bir parçası haline geldiğini gösteriyor.
DDX ayrıca topçu sistemleri ve yakın hava savunma sistemleri (CIWS) ile donatılacak. Gelişmiş akıllı mühimmatlarla desteklenecek bu sistemler, özellikle gemiye ulaşmayı başaran veya füze savunma katmanlarının dışından sızan düşük irtifalı tehditlere karşı son savunma hattını oluşturacak.
Bu mimarinin temel amacı, gemiyi tek bir silah sistemine bağımlı bırakmadan farklı menzil ve tehdit seviyelerinde birden fazla savunma katmanı oluşturmak.
Enerji yönetiminde yeni mimari
DDX’in teknolojik yeniliklerinden biri de geminin elektrik ve enerji altyapısında kullanılacak yeni mimari.
Platformda bir DC güç alt ağı ve buna bağlı enerji depolama sistemi bulunacak. Bu yapı, gemideki yüksek güç gereksinimli sensörlerin ve gelecekte platforma eklenebilecek yeni nesil enerji tüketicilerinin daha esnek şekilde beslenmesine yönelik tasarlanıyor.
Ayrıca geminin dümen sistemiyle entegre çalışan bir stabilizasyon sistemi geliştirilmesi planlanıyor. Bunun yanında geminin termal ve elektriksel enerji dengesinin hesaplanması için özel algoritmalar ve metodolojiler kullanılacak.
Bu yaklaşım, savaş gemilerinde enerji yönetiminin yalnızca tahrik sisteminin çalıştırılması açısından değil, radarlar, elektronik harp sistemleri, haberleşme ekipmanları ve gelecekte kullanılabilecek yüksek enerjili silahlar açısından da stratejik bir unsur haline geldiğini gösteriyor.
İtalya’nın deniz gücünde nesil değişimi
DDX programı, İtalyan Donanması açısından iki yeni muhridin envantere alınmasından daha geniş bir anlam taşıyor.
13.500 tonluk platformun yüksek seviyede otomasyon, dijital muharebe yönetimi, gelişmiş radar, elektronik harp, entegre hava ve füze savunması ile ölçeklenebilir platform mimarisini aynı gemide bir araya getirmesi planlanıyor.
İlk geminin 2033, ikinci geminin 2035’te hizmete girmesiyle İtalya, özellikle Akdeniz’deki deniz görev gruplarının hava savunması ve komuta-kontrol kapasitesini daha ileri bir seviyeye taşımayı hedefliyor.
Program aynı zamanda Fincantieri ve Leonardo’nun platform, sensör, savaş yönetim sistemi ve entegrasyon kabiliyetlerini tek bir büyük ölçekli deniz platformunda birleştirmesi açısından İtalya’nın savunma sanayii ekosistemi için de önemli bir proje niteliği taşıyor.
Kaynak: M5, Defence Post



