Öne ÇıkanSavunma Haberleri

Askeri Meteoroloji’nin Operasyonlardaki Yeri ve Önemi

Geçmişte olduğu gibi bugün de hava koşulları, askeri operasyonlarda önemli bir yer tutuyor. Günümüzde keşif gözetleme sistemlerinin görüntü alabilmesinden topçu atışlarına kadar pek çok alanda hava koşullarının ciddi etkisi bulunuyor.

Öncelikle meteorolojinin ne olduğuna bakarsak, adını Yunanca “meteron” kelimesinden alan Meteoroloji, Atmosfer inceleme bilimidir. Eski Yunanlıların  bulutları, rüzgarları ve yağmuru anlamak ve birbirleriyle ilişkilerini tespit etmek için rasat(bir gök olayını çıplak gözle veya bir araç yardımıyla izleyerek görülen değerleri tespit etme) yapmasıyla Meteoroloji bilimi ortaya çıkmaya başladı. Tarihte gelen süreçte belli ölçüde gelişim sağlanan Meteoroloji Biliminde sıçrama 2. Dünya Savaşıyla yaşandı.

2. Dünya Savaşı sırasında  geniş ölçekli kara ve deniz alanlarındaki hava hareketleri, Kuzey Atlantik ve Güneydoğu Pasifik üzerindeki geniş alanlar, hava durumuna olan bağımlılığı arttırdı. Savaş sırasında ve  o günlerden bugüne kadar  uydulardan radarlara kadar pek çok sistemde kullanıma alınarak Meteoroloji Bilimi, günümüzdeki seviyeye ulaştırıldı.

Modern Harp Sahasında ise hem kara  hem deniz hem de hava unsurları Meteoroloji bilimine çok daha fazla ihtiyaç duyuyor.

İlk olarak kara unsurlarında hava koşullarının etkisine baktığımızda, sisli ve yağmurlu  havalarda personel görüş kaybı, yine yağmurlu havalarda oluşacak çamur sebebiyle tekerlekli ve paletli araçların hareket kabiliyetinde azalma, çamura saplanma , karlı havalarda hareket kabiliyetinde azalma ve kar yağışı sonrası oluşan buzlanma sebebiyle araç kazası , sisli havalarda Elektro Optik-IR(Kızılötesi) keşif sistemlerinin görüntü alamaması, sert rüzgarlı havalarda özellikle 30km üzeri menzile yapılan topçu atışlarında hedeften sapmalar sayılabilir.
Bu sorunlar sebebiyle Kara Kuvvetleri’ne ait meydanlarda Meteoroloji İstasyonları bulunmakta olup Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından buralar sürekli beslenmektedir.

Ayrıca topçu atışları için ASELSAN tarafından Topçu Meteoroloji Sistemi (TOMES) geliştirildi. Ateş Destek Otomasyon Projesi (ADOP-2000)’nin  parçalarından olan TOMES uçurulan meteorolojik balonun radyo teodolit ile izlenmesi ile elde edilen rüzgâr yönü bilgilerini ve radyo sondadan alınan basınç, sıcaklık ve nem bilgilerini kullanarak topçunun ihtiyaç duyduğu, NATO standartlarına uygun askeri meteoroloji raporlarının hazırlanmasını sağlıyor. Sistem ayrıca bu bilgileri üst komuta kademesiyle de sayısal mesaj ile paylaşabiliyor.

TEKNOLOJİ İLE PEK ÇOK SORUN AŞILABİLİR

Hem araç üstlerinde hem sabit üslerde bulunan Elektro-Optik Keşif Gözetleme Sistemleri’nin sisli havalarda görüntü alabilmesi için de SWIR (Short Wave Infrared- Kısa Dalga Kızılötesi) teknolojisine sahip kameralara ihtiyaç duyuluyor.

Bu teknolojiye sahip kameralarla yoğun sisli havalarda yüksek kalitede görüş kabiliyeti elde edilebiliyor. Bu konuda daha önce KANGAL projesiyle SWIR dedektörü geliştirme çalışması yürüten ASELSAN, ürün haline getirdiği farklı projelerle de çalışmalarına devam ediyor.

Deniz Unsurlarının ihtiyaçları ise , deniz tahmin raporları, dalga boyutu, rüzgar yönü,  fırtına ve sis gibi hava koşullarını bildiren raporlardır. Bu raporlar özellikle  daha  küçük tonajlı platformların emniyetli seyri, gemilerde konuşlu helikopterlerin ve deniz karakol uçaklarının emniyetli uçuşu için oldukça önem arz ediyor.

Bu sebeple Gölcük Donanma Komutanlığı Karargahı Meteoroloji Ofisi ve 30 sahil meteoroloji istasyonları vasıtasıyla Deniz Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyaç duyduğu meteorolojik bilgi, bülten, uyarı ve raporlar VHF üzerinden Türkçe ve İngilizce olarak paylaşılıyor.

Hava Araçlarına  baktığımızda ise kalkış ve iniş durumunda hava meydanlarındaki rüzgarın şiddeti ve yönü, pist görüş mesafesi, yağışın şekli, bulut alt tabanı, türbülans, sis, CB denen yoğun bulut kümeleri, iniş hattında windshear (rüzgar değişimi) sayılabilir.

Araçlar havalandıklarında ise özellikle helikopter ve İnsansız Hava Araçları, hava koşullarından önemli ölçüde etkileniyor. Sisli, yağmurlu ve karlı  havalar özellikle helikopter pilotlarının görüşünü önemli ölçüde kısıtlıyor. Nitekim helikopter kazalarının büyük bir çoğunluğu da bu tarz hava koşullarında yaşanmıştır.
İnsansız Hava Araçlarında da ise bu araçların görüntü almalarını sağlayan Elektro Optik Kamera (FLIR)lar net görüntüler alamamaktadır.  İhalar’ın operasyonlara devam edebilmeleri için  sisli havalarda görüntü alınabilmesini sağlayan Sentetik Açıklıklı Radarlar(SAR) kullanılabilir.

Bu sebepler yüzünden  hem uçuştan önce hem uçuş sırasında hem de uçuş sonunda Hava Kuvvetleri Meteoroloji Bilimden sürekli bilgiler almak zorundadır. Ülkemizde de bu kapsamda Hava Kuvvetleri Komutanlığının Taktik Kuvvet Komutanlıkları ve bütün Ana Jet Üs ve Meydan Komutanlıklarında 24 saat sürekli hizmet verilen Meteoroloji Ofisleri mevcuttur.

Ülkemizin maalesef Meteoroloji’den yeterince faydalanmayıp acı tecrübeler yaşadığı askeri operasyonlar mevcut. Aynı acı tecrübeleri gelecekte de yaşamamak için hem SWIR kamera ve SAR Radarları gibi teknolojik gelişmeler sahaya yoğun olarak yansıtılmalı, hem de harekat planlamalarının her adımında Meteoroloji biliminden yararlanılmalıdır.

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

Back to top button
Close
Close