Almanya’nın ilk F-35A uçağının nihai montajı başladı

Lockheed Martin, Almanya Hava Kuvvetleri için üretilecek ilk F-35A Lightning II savaş uçağının nihai montajına Teksas, Fort Worth’taki üretim tesisinde başladı.
Uçağın gövdesi, ana yapısal bileşenlerin birleştirilmesi ve kritik sistemlerin entegrasyonuna hazır hale getirilmesiyle nihai montaj aşamasına girdi.
F-35A programı, Luftwaffe’ye müttefik kuvvetlerle entegre olabilen ve NATO operasyonel gereksinimlerini destekleyen düşük görünürlüklü bir savaş uçağı kazandırmayı amaçlıyor.
Şirkete göre, uçağın kanatları ile ön, orta ve arka gövde bölümleri lazer güdümlü fikstürler ve elektronik eşleştirme-hizalama sistemi kullanılarak birleştirildi. Yapı, ana montajın tamamlandığını ve entegrasyon çalışmalarına hazır olduğunu gösteren “tekerlek üzerinde ağırlık” (weight on wheels) aşamasına ulaştı.
Nihai montajın bir sonraki aşamasında uçağa motor, kontrol yüzeyleri ve görev sistemleri entegre edilecek. Lockheed Martin’e göre platform daha sonra düşük görünürlük performansı için gerekli özel kaplamaların uygulanmasını da içeren son işlemlerden geçecek ve yılın ilerleyen dönemlerinde ilk uçuşuna ve hangardan çıkışına doğru ilerleyecek.
Almanya’nın F-35 entegrasyonu
Alman uçağı, Fort Worth tesisinde hâlihazırda üretimde olan sekiz uçaktan biri. Alman F-35A gövdelerinin ana montajı Aralık 2024’te şirketin Georgia, Marietta tesisinde başlamış, ardından nihai montaj ve entegrasyon için Teksas’a transfer edilmişti.
Mevcut plana göre ilk sekiz Alman F-35A uçağı, pilot eğitimlerinin başlayacağı Arkansas, Fort Smith’teki Ebbing Hava Ulusal Muhafız Üssü’ne teslim edilecek. Bu yaklaşım, yeni uçak tiplerinin envantere alınmasında standart prosedürlerle uyumlu olup, platformu hâlihazırda kullanan müttefiklerle birlikte çalışabilirliği garanti altına almayı hedefliyor.
F-35A, Lightning II ailesinin konvansiyonel kalkış ve iniş yapabilen versiyonu olup hava üstünlüğü, taarruz ve istihbarat görevleri dâhil çok rollü operasyonlar için tasarlanmıştır. Düşük görünürlük özelliği radar tespitini azaltırken, sensör paketi farklı kaynaklardan topladığı verileri birleştirerek pilota muharebe sahasının kapsamlı bir resmini sunar.
Operasyonel açıdan bakıldığında, uçağın sensör füzyon kabiliyeti onu hem bir “vurucu unsur” hem de bir bilgi düğümü haline getirir; hedefleme verilerini diğer uçaklar ve kara sistemleriyle paylaşabilir. Bu ağ merkezli yaklaşım, hava, kara ve deniz alanlarında eşgüdümlü operasyonları desteklemek üzere tasarlanmıştır.
Kaynak: M5



