AB’den beş ortak savunma projesine onay

Avrupa Birliği üyesi ülkeler, büyük ölçekli askerî kabiliyetlerin ortak geliştirilmesini hedefleyen Avrupa Ortak Çıkar Savunma Projeleri çerçevesindeki ilk beş projeyi onayladı.
Girişim; insansız sistemlerden hava ve füze savunmasına, denizaltı altyapısının korunmasından uzay tabanlı erken uyarı sistemlerine ve Doğu Avrupa’nın güvenliğine kadar geniş bir alanda ortak Avrupa savunma kapasitesi oluşturmayı amaçlıyor.
AB Konseyi tarafından onaylanan projelerin temel yaklaşımı, tek bir Avrupa ülkesinin maliyet, teknoloji, üretim kapasitesi veya operasyonel ölçek açısından tek başına geliştirmekte zorlanacağı kritik askerî yeteneklerin çok uluslu programlara dönüştürülmesi. Böylece Avrupa ülkelerinin hem kaynaklarını birleştirmesi hem de farklı ordular arasında birlikte çalışabilirliği artırması hedefleniyor.
İHA ve karşı-İHA sistemleri öncelikli alanlardan biri
İlk proje olan European Resolve, Avrupa’nın insansız hava araçları ve karşı-İHA kabiliyetlerinin geliştirilmesine odaklanıyor. Ukrayna savaşında düşük maliyetli ticari dronlardan uzun menzilli saldırı sistemlerine kadar çok farklı İHA sınıflarının yoğun şekilde kullanılması, Avrupa ordularının bu alandaki kapasite açığını stratejik bir öncelik haline getirdi.
Proje kapsamında yalnızca yeni İHA’ların geliştirilmesi değil, aynı zamanda bunlara karşı kullanılacak elektronik harp, sensör, radar, kinetik önleme ve diğer karşı-İHA sistemlerinin birlikte geliştirilmesi ve sahaya sürülmesi hedefleniyor.
Bu yaklaşım, Avrupa’nın gelecekteki savaş ortamında İHA’ları yalnızca yardımcı unsurlar olarak değil, keşif-gözetleme, hedef tespiti, elektronik harp ve taarruz görevlerinde kullanılacak temel askerî araçlar olarak değerlendirdiğini gösteriyor.
Deniz ve denizaltı altyapısına yönelik ortak savunma
Integrated Maritime and Seabed Defence projesi ise deniz yüzeyi ve deniz tabanındaki kritik altyapıya yönelik tehditlerin tespit edilmesi ve bunlara karşı ortak Avrupa kapasitesi oluşturulmasını hedefliyor.
Özellikle denizaltı kabloları, enerji hatları, boru hatları ve diğer kritik deniz altyapılarının güvenliği son yıllarda Avrupa güvenlik mimarisinin önemli başlıklarından biri haline geldi.
Bu kapsamda deniz gözetleme sistemleri, sualtı sensörleri, denizaltı tehditlerinin tespiti ve deniz tabanındaki kritik altyapının izlenmesine yönelik teknolojilerin birlikte geliştirilmesi öngörülüyor.
Projenin önemi, Avrupa’nın deniz güvenliğini yalnızca savaş gemileri ve denizaltılar üzerinden değil, deniz tabanındaki stratejik altyapının korunması üzerinden de ele almaya başlaması.
Avrupa’nın uzay tabanlı erken uyarı ağı
Beş proje içerisindeki en stratejik başlıklardan biri ise SPACE projesi. Program; füze fırlatmalarının erken tespiti, güvenli haberleşme, uzay tabanlı gözetleme ve navigasyon gibi kritik kabiliyetleri kapsıyor.
Özellikle füze fırlatma uyarı uyduları, Avrupa’nın balistik ve hipersonik füze tehditlerini daha erken tespit edebilmesi açısından önem taşıyor. Uydu sistemlerinin hızlı şekilde yenilenebilmesi de projenin dikkat çeken unsurlarından biri.
Bu yaklaşım, Avrupa’nın uzayı yalnızca sivil haberleşme ve navigasyon alanı olarak değil, stratejik erken uyarı ve askerî komuta-kontrol mimarisinin temel unsurlarından biri olarak konumlandırdığını ortaya koyuyor.
Ortak hava ve füze savunma mimarisi kurulacak
EU Federated Integrated Air and Missile Defence projesi ise katılımcı ülkelerin erken uyarı ve komuta-kontrol sistemlerini birbirine bağlamayı amaçlıyor.
Buradaki temel hedef, farklı Avrupa ülkelerinde bulunan radar, sensör, hava savunma sistemleri ve komuta merkezlerinin daha bütünleşik biçimde çalışabilmesi. Böyle bir mimari, tehdit tespitinden angajman kararına kadar geçen sürenin kısaltılmasına ve farklı ülkelerin hava savunma unsurlarının ortak bir ağ içerisinde kullanılmasına katkı sağlayabilir.
Özellikle Rusya’nın uzun menzilli seyir füzeleri, balistik füzeler ve insansız hava araçlarını yoğun biçimde kullandığı Ukrayna savaşının ardından Avrupa’nın entegre hava ve füze savunmasına yönelik ilgisi önemli ölçüde arttı.
Doğu kanadında kara, hava, deniz ve siber güvenlik
Beşinci proje olan Eastern Flank Watch, AB’nin doğu sınırlarına yönelik tehditleri çok alanlı bir güvenlik yaklaşımıyla ele alıyor.
Projenin kara, hava, deniz ve siber alanları birlikte kapsaması, Avrupa’nın doğu kanadındaki güvenlik anlayışının yalnızca konvansiyonel askerî tehditlerle sınırlı olmadığını gösteriyor.
Bu yapı içerisinde farklı sensörlerden elde edilen verilerin birleştirilmesi, sınır bölgelerinin sürekli izlenmesi ve farklı harekât alanlarından gelen bilgilerin ortak bir güvenlik mimarisine aktarılması hedefleniyor.
1,5 milyar avroluk programdan 325 milyon avro ayrılacak
Avrupa Komisyonu, söz konusu projelerin kurulması ve ilk uygulama aşamasının desteklenmesi için 325 milyon avro kaynak ayıracak. Bu finansman, toplam 1,5 milyar avroluk European Defence Industry Programme bütçesinden sağlanacak.
Projelerin mevcut finansman döneminin ötesine taşınması bekleniyor. Bu durum, girişimin kısa vadeli bir tedarik programından ziyade Avrupa savunma sanayisinin uzun vadeli ortak üretim ve kabiliyet geliştirme mekanizmalarından biri olarak tasarlandığını gösteriyor.
Avrupa Komisyonu’na göre her projede ortalama 18 AB üyesi ülke yer alıyor. Bu da programların ulusal savunma projelerinden farklı olarak geniş katılımlı çok uluslu yapılara dönüştürülmek istendiğini ortaya koyuyor.
Ukrayna dört projede yer alıyor
Programın dikkat çeken unsurlarından biri de Ukrayna’nın beş projenin dördüne katılması. Norveç de çerçeveye dahil olabilecek ülkeler arasında bulunuyor.
Ukrayna’nın projelere dahil edilmesi, Avrupa’nın savaş alanında edinilen tecrübeyi gelecekteki ortak savunma teknolojilerinin geliştirilmesine aktarma arayışını da güçlendirebilir. Özellikle İHA, karşı-İHA, hava savunması, elektronik harp ve çok katmanlı sensör ağları konusunda Ukrayna’nın savaş deneyimi Avrupa ülkeleri açısından önemli bir operasyonel veri kaynağı oluşturuyor.
Bu beş proje birlikte değerlendirildiğinde AB’nin savunma politikasında İHA ve karşı-İHA sistemleri, denizaltı altyapısının korunması, uzay tabanlı erken uyarı, entegre hava ve füze savunması ile doğu kanadının çok alanlı gözetlenmesi gibi başlıkları önceliklendirdiği görülüyor.
Kaynak: M5, The Defense Post



