ABD’den nükleer füze üsleri için Dronebuster Block 4 anlaşması

DZYNE Technologies tarafından geliştirilen Dronebuster Block 4, tüfek formunda tasarlanmış, tek personel tarafından taşınarak kullanılabilen bir elektronik harp sistemi olarak öne çıkıyor. Sistem; araç, jeneratör veya sabit altyapı gerektirmeden görev yapabiliyor.
Dronebuster, radyo frekansı karıştırma (RF jamming) sinyalleri ve Küresel Navigasyon Uydu Sistemi (GNSS) bağlantılarını bozarak ticari dronların uçuş kabiliyetini etkisiz hale getiriyor. Böylece hedef alınan drone ya güvenli iniş yapmak ya da operatörüne geri dönmek zorunda kalıyor.
Hava Kuvvetleri tarafından hazırlanan gerekçe dokümanında sistemin, “ticari raf ürünü İHA tehditlerini tespit etme, karıştırma ve etkisiz hale getirme” kabiliyetine sahip olduğu ifade edildi. Bu tanımlama, günümüzde askeri üslerin karşı karşıya olduğu temel soruna işaret ediyor: Potansiyel tehdit oluşturan sistemlerin büyük bölümünün sivil pazardan kolaylıkla temin edilebilmesi.
ABD ordusunda standart sistem haline geldi
İhale dokümanları, ABD ordusunun Dronebuster sistemini belirli bir standart çerçevesinde kullandığını da ortaya koyuyor. Belgelerde, Dronebuster’ın ABD Savunma Bakanlığı tarafından resmi olarak onaylanmış tek elde taşınabilir elektronik taarruz sistemi olduğu vurgulanıyor.
Bu gerekçeyle Hava Kuvvetleri, genel performans kriterlerine dayalı açık rekabet yerine doğrudan marka bazlı alım gerçekleştirebilecek. Böylece yalnızca DZYNE Technologies’in yetkili dağıtıcıları söz konusu ihaleye katılabilecek. Bununla birlikte kurum, adil fiyatlandırmanın sağlanabilmesi amacıyla dağıtıcılar arasında rekabetin devam edeceğini belirtiyor.
DZYNE Technologies’in Dronebuster sistemi, üretimine başlanmasından bu yana ABD Silahlı Kuvvetleri’nin farklı kuvvet komutanlıklarında yaygın şekilde kullanılmaya başlandı. Özellikle nükleer tesisler, ileri harekât üsleri ve kritik altyapıların korunmasında sistemin önemli bir operasyonel kullanım alanı oluştu.
Ukrayna savaşı tedarik süreçlerini hızlandırdı
Ukrayna’daki savaş, düşük maliyetli ticari dronların ne derece etkili silahlara dönüştürülebileceğini açık biçimde ortaya koydu. Bu deneyim, ABD dahil NATO ülkelerinde anti-drone sistemlerinin tedarik süreçlerinin hızlanmasına neden oldu.
Söz konusu alımın, ABD’nin nükleer bombardıman uçakları ve füze kuvvetlerinden sorumlu Hava Kuvvetleri Küresel Taarruz Komutanlığı (AFGSC) bünyesinde gerçekleştirilmesi de dikkat çekiyor. Komutanlık, B-52 ve B-2 bombardıman filolarının yanı sıra Minuteman III füze kuvvetlerini de yönetiyor.
91’inci Güvenlik Kuvvetleri Grubu’nun yeni Dronebuster sistemlerini üs savunması, güvenlik unsurlarının hareket kabiliyeti ve yaya unsurların operasyonları için kullanmayı planlaması, birliğin anti-drone koruma ağını sabit çevre güvenliğinin ötesine taşımayı hedeflediğini gösteriyor.
Kaynak: M5, Defence Blog



