ABD PAC-3 füzelerini Aegis savaş sistemine entegre ediyor

Lockheed Martin, ABD Donanması’nın suüstü savaş gemilerine ilave bir önleme kabiliyeti kazandırmak amacıyla PAC-3 füzesini Aegis Savaş Sistemi ile entegre ediyor.
Şirketin Üst Yöneticisi (CEO) Jim Taiclet, bu yaklaşımın mevcut gemiler üzerinde kabiliyetin nispeten hızlı şekilde kullanıma alınmasına imkan sağlayacağını söyledi.
Taiclet, söz konusu çalışmayı Lockheed Martin’in 2026 yılının ikinci çeyreğine ilişkin bilanço toplantısında, kanıtlanmış silah ve muharebe sistemlerinin yeni görevlerde kullanılabilecek şekilde uyarlanmasına dayanan daha geniş bir stratejinin parçası olarak açıkladı. Yaklaşımın temel amacı, mevcut teknolojilerin yeni operasyonel mimarilere entegre edilebildiği durumlarda sistemleri sıfırdan geliştirme ihtiyacını ortadan kaldırmak.
Taiclet;
“Sıfırdan başlamak yerine kendini kanıtlamış ve savaşta test edilmiş çözümler üzerine inşa etme yaklaşımı, Donanmanın PAC-3 füzesini Aegis Savaş Sistemi’ne entegre etme kararının da temelini oluşturuyor. Bu adım, Donanmanın suüstü gemilerine yeni bir önleme kabiliyeti kazandırıyor”
dedi.
PAC-3, Aegis mimarisine uyarlanıyor
Bu entegrasyonla PAC-3, başlangıçta tasarlandığı hava savunma mimarisinden farklı bir deniz muharebe sistemi içerisinde kullanılacak. Taiclet, bu nedenle Lockheed Martin’in füzenin mevcut güdüm kabiliyeti ile Aegis’in atış kontrol sistemini birbirine bağlaması gerektiğini belirtti.
Taiclet;
“PAC-3 başlangıçta farklı bir radar ve fırlatma mimarisine sahip hava savunma sistemi için tasarlanmış olsa da Donanmanın tedarik yaklaşımı, bizim gerçekten benzersiz entegrasyon uzmanlığımızdan yararlanıyor”
ifadelerini kullandı.
Lockheed Martin mühendislerinin, füzenin mevcut güdüm mekanizmasını Aegis atış kontrol sistemiyle birleştirdiğini belirten Taiclet, ortaya çıkan çözümün filoda kullanılabilecek tek bir sistem haline getirildiğini söyledi.
“Mühendislerimiz, füzenin sahip olduğu güdüm mekanizmasını Aegis atış kontrol sistemimizle tek bir filo konuşlandırmasına uygun çözüm içerisinde birleştirmeyi başardı” diyen Taiclet, bu kabiliyetin mevcut Aegis gemilerine nispeten hızlı şekilde kazandırılabileceğini ifade etti.
ABD Donanması açısından en önemli sonuç ise halihazırda Aegis kullanan gemilere yeni bir önleyici füze seçeneğinin eklenebilmesi olacak. Böylece Donanmanın tamamen yeni bir gemi muharebe sistemi mimarisini beklemeden yeni savunma kabiliyetini mevcut platformlara aktarabilmesi hedefleniyor.
Taiclet, PAC-3’ün hangi gemi sınıflarında kullanılacağını, konuşlandırma takvimini, tedarik edilecek füze miktarını veya sözleşmenin değerini açıklamadı. CEO’nun açıklamaları ağırlıklı olarak Lockheed Martin’in entegrasyon çalışmalarına ve mevcut bir önleyici füzenin Aegis mimarisi içerisinde kullanılmasına odaklandı.
Taiclet ayrıca şirketin füzeleri Aegis sistemiyle entegre etme konusundaki uzun yıllara dayanan deneyimine dikkat çekti. PAC-3 çalışmalarının, Lockheed Martin’in diğer hava ve füze savunma programlarında uyguladığı mühendislik yaklaşımıyla aynı temele dayandığını belirtti.
Taiclet;
“Bu sistemin entegrasyon disiplinini yeni Sanctum İHA karşıtı sistemimizde ve Aegis’in 40 yılı aşkın süredir kullandığı her füzede ortaya koyduk”
dedi.
Sonuç olarak PAC-3 projesi, tamamen yeni bir önleyici füze geliştirmek yerine mevcut bir füzenin kendisini kanıtlamış bir deniz muharebe sistemine uyarlanmasına dayanıyor. Taiclet’in açıklamalarına göre Lockheed Martin, bu modeli ABD Donanması filosuna ilave hava ve füze savunma kabiliyetlerinin daha kısa sürede kazandırılması için bir yöntem olarak görüyor.
Kaynak: M5, Defence Industry



