ABD'nin Arka Bahçesi olan Atlantik İçin Yeni Stratejisi - M5 Dergi
DünyaÖne ÇıkanStrateji Analiz

ABD’nin Arka Bahçesi olan Atlantik İçin Yeni Stratejisi

Atlantik bölgesi devasa ve jeopolitik olarak karmaşık bir bölgedir. Kuzeyde Grönland ve İzlanda’dan güneyde Antarktika’ya kadar, yaklaşık kırk altı milyon mil kareyi kaplar. Seksen kıyı ulus hepsi farklı bir menfaatler dizisi peşinde koşuyor ve hepsi çeşitli jeopolitik zorluklarla yüzleşiyor.

The National İnterest’te yayımlanan makale M5 tarafından çevrilmiştir.

Atlantik bölgesi, 1944’ten bu yana ciddi şekilde tartışmalı bir alan olmamıştır. Fakat bu durum şimdi değişti. Büyük güç rekabetinin yükselişiyle birlikte Washington artık Amerika’yı düşmanlardan korumak için tutarlı ve koordineli bir strateji geliştirmeli ve bunu teşvik etmelidir.

Fakat bu tamamen Çin ile ilgili değil ancak Çin ile de büyük ölçüde ilgisi var. Pekin; Kuzey Kutbu’ndan Antartika’ya, Latin Amerika kıyıları ve Karayip Adaları’ndan Afrika ve Büyük Orta Doğu sahillerine kadar gücünü ve etkisini genişletmeye çalışıyor.

Atlantik bölgesi devasa ve jeopolitik olarak karmaşık bir bölgedir. Kuzeyde Grönland ve İzlanda’dan güneyde Antarktika’ya kadar, yaklaşık kırk altı milyon mil kareyi kaplar. Seksen kıyı ulus hepsi farklı bir menfaatler dizisi peşinde koşuyor ve hepsi çeşitli jeopolitik zorluklarla yüzleşiyor.

Bu kadar geniş ve karmaşık bir alanda büyük risklerle başa çıkmak da büyük bir strateji gerektirir.

Atlantik bölgesindeki politika oluşturma adımları genellikle ABD hükümeti içindeki idari ve bürokratik bölünmelerin kurbanı oluyor.

Örneğin, Atlantik Okyanusu, Dışişleri Bakanlığı’ndaki dört farklı büroya bölünmüştür. Milli Güvenlik Kurulu’nda da benzer bölümler var. Savunma Bakanlığı’nın Atlantik bölgesini kapsayan dört farklı muharip komutanlığı var. Ve muhtemelen Oval Ofis seviyesinin altında bu birimlerin tamamı için tek bir entegrasyon noktası yok.

Atlantik bölgesinin jeopolitik koşulları Hint-Pasifik bölgesindekinden farklı olsa da, Çin Komünist Partisi’nin zararlı faaliyetlerini azaltmak için ABD’nin bir stratejiye ihtiyacı var. Bu stratejinin amacı Atlantik bölgesini kötü niyetli Çin ve Rusya etkisine karşı dirençli hale getirmek olmalıdır. Amerika Birleşik Devletleri kendi yarım küresindeki rekabete göz yumamaz.

Atlantik Stratejisinin nihai hedefi, Amerika’nın bölge vizyonuna uyumlu, istikrarlı, müreffeh ve güvenli bir Atlantik bölgesi için koşullar yaratmaktır. Bu stratejinin kısa vadeli hedefi, ABD’nin sahip olduğu jeopolitik statükoyu korumaktır. Orta ve uzun vadeli hedef ise Çin’in ve Rusya’nın Atlantik bölgesinde daha fazla etki sahibi olmak için uyguladığı faaliyetleri engellemektir.

Amerika Birleşik Devletleri bir liderlik rolü üstlenmeli ve benzer düşünen müttefikleri bu amaç etrafında toplamalıdır. Ayrıca Çin’in ve Rusya’nın bölgedeki kötü niyetli faaliyetlerine ilişkin farkındalığı artırmaya devam etmelidir. Amerika’nın ayrıca bölge genelinde Çin ve Rusya’ya karşı müttefikleri için daha iyi ekonomik angajman şartları ve daha parlak alternatifler sunması gerekiyor.

Çin şu anda Atlantik toplumunda sürdürülebilir bir askeri güç veya buradaki geleneksel Amerikan ittifaklarını askeri güç yoluyla bozma kapasitesine sahip değil. Ancak Amerika Birleşik Devletleri bu koşulların her zaman geçerli olacağını varsayamaz. Dahası Washington, Atlantik bölgesini Soğuk Savaş sırasındaki veya on dokuzuncu yüzyılın büyük güç rekabetlerinde olduğu gibi bir etki alanına dönüştüremiyor. Amerika Birleşik Devletleri, Atlantik bölgesini Çin etkisine karşı dirençli hale getirmek için ekonomik adımlar atmalı ve açık rekabet alanlarında galip gelmelidir. Bu da, ABD’li politikacılar tarafından koordineli bir devlet yönetimi ile uygulanacak bir süreç gerektirir.

Amerika Birleşik Devletleri, bölgenin farklı alanlarında farklı çıkarlara sahiptir.Kuzeyde, Amerika Birleşik Devletleri için başlıca zorluklar, Rus saldırganlığını caydırmak, Çin etkisini azaltmak ve vatanı korumaktır. Güney Yarımküre’de başlıca endişe, Çin’in etkisinin yanı sıra organize suç, insan kaçakçılığı ve uyuşturucu kaçakçılığına karışan devlet dışı aktörlerin etkisidir.

Geniş anlamda, Atlantik bölgesi için etkili bir strateji beş ana başlığa dayanmalıdır:

İstikrar

Amerika Birleşik Devletleri bölgesel istikrarı destekleyen politikaları teşvik etmelidir. Çünkü, güvenli bir Atlantik Bölgesi, ABD’ye birçok ekonomik, ticari ve enerji fırsatı sunar. İstikrarlı bir Atlantik, bölgede çok ihtiyaç duyulan yabancı yatırımı da teşvik edecektir.

Güvenlik

Bölgesel güvenlik sorunları, Kuzey Kutbu’ndaki Rus istilasından Latin Amerika ve Sahra altı Afrika’daki kötü Çin etkisine kadar her şeyi içerir. Terörist gruplar, uyuşturucu kaçakçıları ve organize suç örgütleri gibi devlet dışı aktörler Atlantik bölgesinin belirli bölgelerini rahatsız ediyor. Bu güvenlik sorunları Amerika Birleşik Devletleri ve ortakları üzerinde olumsuz bir etkiye neden olabilir. Güvenlik, daha yakın savunma ve istihbarat işbirliği ile artırılmalı ve geliştirilmelidir.

Huzur

Atlantik bölgesi, tüm güvenlik zorluklarına rağmen, dünyadaki diğer birçok yere kıyasla büyük bir barış ortamına sahiptir. Durumun böyle kalmasını sağlamak Amerika Birleşik Devletleri’nin çıkarınadır.

Egemenlik

Atlantik ülkelerinin bağımsız ve kendi kendini yönetmesiAmerika’nın çıkarınadır. Bu, özellikle Çin’in bölgedeki hibrit taktikleri için geçerlidir.

Başarı

Bölgenin ekonomik başarısı Amerika’nın başarısıdır, bu nedenle Amerika Birleşik Devletleri Atlantik bölgesinde ekonomik özgürlüğü ve serbest ticareti teşvik eden politikalar izlemelidir.

Atlantik bölgesinin jeopolitik koşulları Hint-Pasifik bölgesindekinden farklı olsa da, Çin Komünist Partisi’nin zararlı faaliyetlerini hafifletmek için bir stratejiye ihtiyaç duyulmaktadır. ABD stratejisinin amacı, bölgesel işbirliğini genişleterek ve ABD ortaklarını güvende, egemen ve müreffeh tutarak Atlantik bölgesini kötü niyetli Çin etkisine karşı dirençli hale getirmektir.

Amerika Birleşik Devletleri, etkili bir Atlantik Stratejisi uygulama araçlarına sahiptir. Gerekli olan şey, liderliğin bir stratejinin amaçlara en iyi şekilde hizmet edebileceği yolları organize etmesidir. Federal kurumların yeni sorunları eski yöntemlerle ele almaları yerine, özgür dünyayı Çin’den korumada etkili araçlar olarak hizmet etmeleri için yeniden yönlendirilmeleri gerekir.

Amerika Birleşik Devletleri ve müttefikleri buaradaki çıkarlarını korumak için bir araya gelmezlerse, her zaman risk altında olacaklar. Amerika Atlantik toplumunun özgürlüğünü, barışını ve refahını kolaylaştıramazsa, o zaman Amerika’nın geleceği tehlikede olacaktır.

İlgili Yazılar

Back to top button
Close
Close