ABD Donanması’ndan otonom gemi anlaşması

ABD Donanması, yeni Orta Boy İnsansız Suüstü Gemisi (MUSV) programı kapsamında Saronic tarafından geliştirilen Marauder otonom gemilerinden 10 adet tedarik etmek için anlaşma imzaladı.
Louisiana’da üretilen 55 metrelik platform, ABD Donanması’nın denizde gerçekleştirdiği testleri başarıyla tamamlayarak seri üretim aşamasına geçen sistemlerden biri oldu.
Saronic, üretim sözleşmesini 30 Eylül’de duyurdu. Bir gün önce ABD Donanması, Saronic’in yanı sıra Huntington Ingalls Industries (HII) ve Galliano Marine Services şirketlerine de 10’ar MUSV için üretim anlaşması verildiğini açıklamıştı.
Donanmanın hesaplamasına göre MUSV başına ortalama maliyet yaklaşık 40 milyon dolar seviyesinde bulunuyor. İlk teslimatların ise en erken 2027 mali yılının dördüncü çeyreğinde, yani Temmuz 2027 sonrasında başlaması bekleniyor.
Marauder lojistik ve modüler yük taşımaya odaklanıyor
Marauder, klasik anlamda silahlandırılmış bir insansız savaş gemisinden ziyade, öncelikle lojistik destek, ikmal ve modüler görev yüklerinin taşınması amacıyla tasarlanmış otonom bir suüstü platformu.
Saronic’in verilerine göre gemi yaklaşık 150 metrik ton yük taşıyabiliyor. Bu kapasite, dört adet 40 feet veya sekiz adet 20 feet standart deniz konteynerinin taşınmasına olanak sağlıyor.
Platformun seyir hızı yaklaşık 12 knot, kısa süreli azami hızı ise 25 knot’un üzerinde. Marauder’ın menzili hafif yük konfigürasyonunda yaklaşık 5.400 deniz mili (10.000 kilometre), tam yüklü durumda ise yaklaşık 4.100 deniz mili (7.600 kilometre) olarak veriliyor.
Bu özellikler Marauder’ı özellikle uzun süreli lojistik görevlerde, insanlı savaş gemilerinin ikmal yükünü azaltabilecek ve riskli bölgelere personel göndermeden malzeme taşıyabilecek bir platform haline getiriyor.
Radar kapalıyken hedef takibi gerçekleştirildi
ABD Donanması’nın testleri açısından Marauder’ın en dikkat çekici özelliği, pasif sensörlerle deniz trafiğini tespit ve takip edebilmesi oldu.
Saronic’in açıklamasına göre deniz testleri sırasında Marauder, diğer gemileri otonom olarak takip edip manevra yaptı. Platform ayrıca radarını kapatarak yalnızca gemideki pasif sensörleri kullanmak suretiyle deniz araçlarını tespit etti, izledi ve takip etti.
Bu yetenek, insansız deniz araçlarının elektronik izlerini azaltarak daha düşük görünürlükle faaliyet göstermesi açısından önem taşıyor. Aktif radar kullanımının sınırlandırılması, platformun elektromanyetik ortamda daha az sinyal yaymasına ve dolayısıyla karşı tarafın elektronik destek sistemleri tarafından tespit edilmesinin zorlaştırılmasına yardımcı olabilir.
Saronic, Marauder’ın sekiz gün boyunca kesintisiz gerçekleştirilen testlerde 140’tan fazla farklı senaryoyu başarısızlık yaşamadan tamamladığını açıkladı.
Bir yıldan kısa sürede tasarımdan denize
Marauder programının dikkat çeken noktalarından biri de geliştirme hızında ortaya çıkıyor. Saronic CEO’su ve kurucu ortağı Dino Mavrookas, platformun ilk tasarım aşamasından denize indirilmesine kadar geçen sürenin bir yıldan az olduğunu belirtti.
Şirket ayrıca üçüncü Marauder gövdesinin üretim hattına girdiğini ve arkasından başka platformların da üretime ilerlediğini açıkladı.
Saronic, Louisiana’nın Franklin kentindeki tersanesine yaklaşık 300 milyon dolarlık yatırım yapıyor. Yatırım kapsamında üç yeni kızak ve Marauder için özel bir üretim hattı kuruluyor.
Şirket uzun vadede bu tesiste yılda 20 Marauder üretmeyi hedefliyor. Tamamlanan gemilerin test ve hizmete alma faaliyetleri ise Mississippi’deki Gulfport Limanı’nda gerçekleştiriliyor.
ABD Donanması MUSV programında yeni model
Marauder siparişi, ABD Donanması’nın insansız suüstü gemilerine yönelik tedarik yaklaşımındaki değişimin önemli örneklerinden biri.
Donanma, Mart ayında MUSV Marketplace programını başlattı. Bu modelde şirketler başlangıç prototiplerinin geliştirme maliyetlerini kendileri üstleniyor ve üretim aşamasına geçebilmek için ABD Donanması’nın gerçek deniz koşullarındaki testlerini başarıyla tamamlamak zorunda kalıyor.
Mayıs ayında yedi şirket deniz testleri için seçildi: Saronic, HII, Galliano Marine Services, Leidos, PacMar Technologies, Sea Machines ve Birdon.
Bunlardan altısı test aşamasını geçti. Saronic, HII ve Galliano doğrudan 10’ar gemilik ilk üretim siparişlerini alırken, Leidos, PacMar Technologies ve Sea Machines 15’er milyon dolarlık anlaşmalarla daha sonraki siparişlere açık çevrim içi bir tedarik pazarına dahil edildi. Birdon ise sonraki aşamaya ilerleyen şirketler arasında yer almadı.
ABD Donanması ilk 30 MUSV’nin finansmanını önceki yıl kabul edilen bütçe düzenlemesinden sağlıyor. Ayrıca daha büyük lojistik platformları da dahil olmak üzere farklı MUSV tiplerini hedefleyen ikinci bir aşama başlatılmış durumda.
Pentagon insansız filoyu ölçeklendirmeye çalışıyor
Marauder programı, ABD Donanması’nın gelecekteki filo yapısında insansız platformların sayısını hızla artırma yaklaşımının bir parçası.
Buradaki temel fikir, yüksek maliyetli insanlı savaş gemilerinin her görevde kullanılmasının yerine, daha düşük maliyetli ve otonom platformlardan oluşan dağıtık bir filonun oluşturulması. Bu gemiler lojistik taşıma, keşif-gözetleme, sensör taşıyıcılığı, iletişim ve ilerleyen aşamalarda farklı modüler görevler için kullanılabilir.
Ancak MUSV programının ilk aşaması hukuki itirazlarla da karşı karşıya. Blue Water Autonomy ve Saildrone, şirketlerin test aşamasına seçilme sürecinde ABD Donanması’nın kendi belirlediği kriterlere uymadığını ileri sürerek dava açtı. Dolayısıyla programın gelecekteki tedarik süreçleri yalnızca teknik başarılarla değil, devam eden hukuki süreçlerle de şekillenebilir.
Saronic’in ikinci ABD Donanması üretim programı
Marauder, Saronic’in ABD Donanması ile yürüttüğü ikinci seri üretim programı. Austin merkezli şirket daha önce 7 metrelik Corsair otonom botları için 392 milyon dolar değerinde üretim sözleşmesi almıştı.
Saronic’in 2026 yılında 1,75 milyar dolar yatırım alması ve şirket değerlemesinin 9,25 milyar dolara ulaşması da ABD’de otonom deniz sistemlerine yönelik yatırım iştahının boyutunu gösteren gelişmeler arasında bulunuyor.
Marauder’ın 10 gemilik ilk siparişi, tek başına büyük bir filo oluşturmasa da ABD Donanması’nın otonom suüstü araçlarını prototip seviyesinden seri üretim ve operasyonel kullanıma taşıma sürecinde önemli bir aşamayı temsil ediyor.
Kaynak: M5, USNI News



