İspanya, ikinci F110 fırkateyni Roger de Lauria’yı denize indirdi

İspanyol gemi inşa şirketi Navantia, İspanya Deniz Kuvvetleri için geliştirdiği F110 Bonifaz sınıfı fırkateynlerin ikincisi olan SPS Roger de Lauria’yı (F112) Ferrol Tersanesi’nde denize indirdi.
Denize indirme töreninin ardından geminin rıhtımda donatım ve son entegrasyon çalışmalarına geçilmesi planlanıyor. 2029 yılında Deniz Kuvvetleri’ne teslim edilmesi öngörülen F112, toplam beş gemiden oluşacak F110 programının ikinci platformu olarak hizmet verecek.
Çok maksatlı görevler için tasarlanan Bonifaz sınıfı fırkateynler; denizaltı savunma harbi, suüstü harbi ve hava savunma görevlerini aynı platform üzerinde yürütmek üzere geliştiriliyor. Gemilerin gelişmiş sensörler, muharebe yönetim sistemleri ve farklı silah konfigürasyonlarıyla donatılması, İspanya’nın deniz harekâtı kapasitesini artırmayı hedefliyor.
Beş gemilik programda inşa çalışmaları sürüyor
İspanya’nın F110 programı, yerli savunma sanayisinin imkânlarından geniş ölçüde yararlanıyor. Projede kullanılan bileşenlerin yaklaşık yüzde 65’inin İspanyol tedarikçiler tarafından karşılanması planlanıyor. Bu yaklaşım, ülkenin deniz platformları alanındaki teknolojik bağımsızlığını güçlendirirken yerli şirketlerin tasarım, üretim ve sistem entegrasyonu kabiliyetlerini de destekliyor.
Programın ilk gemisi SPS Bonifaz (F111), deniz testleri öncesinde sistem entegrasyonu aşamasında bulunuyor. Geminin 2027 yılında deniz denemelerine başlaması öngörülüyor. Üçüncü fırkateyn SPS Menéndez de Avilés’in (F113) montaj çalışmaları devam ederken dördüncü gemi SPS Luis de Córdova’nın (F114) ilk üretim faaliyetleri Navantia’nın Dijital Blok Fabrikası’nda başlatıldı.
Sınıfın son gemisi SPS Barceló’nun (F115) inşasına ise gelecek yıl başlanması bekleniyor. Yaklaşık 10 yıla yayılan programın, İspanya genelinde 500 şirkette doğrudan ve dolaylı yaklaşık 9 bin kişilik istihdamı desteklediği belirtiliyor.
İspanyol Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Antonio Piñeiro, Roger de Lauria’nın selefi Bonifaz gibi İspanya’nın yenilikçilik ve teknolojik egemenlik hedeflerini yansıttığını ifade etti. Piñeiro ayrıca programın araştırma, geliştirme ve inovasyon faaliyetlerini desteklediğini ve İspanyol denizcilik sanayisinin uluslararası konumunu güçlendirdiğini vurguladı.
Dijital ikiz ve gelişmiş muharebe sistemleri
F110 sınıfının öne çıkan özelliklerinden biri, geminin fiziksel yapısını ve çalışma süreçlerini dijital ortamda temsil eden dijital ikiz teknolojisinin kullanılması. Yapay zekâ ve sensörlerden elde edilen verilerle desteklenen bu sanal model, gemi sistemlerinin durumunun izlenmesine, bakım ihtiyaçlarının önceden belirlenmesine ve operasyonel süreçlerin optimize edilmesine imkân sağlıyor.
Bu yaklaşım, arızaların erken tespit edilmesi ve planlı bakım faaliyetlerinin daha etkin yürütülmesi yoluyla gemilerin kullanılabilirlik oranını artırmayı amaçlıyor. Dijital ikiz uygulaması aynı zamanda karmaşık gemi sistemlerinin performansının değerlendirilmesine ve yaşam döngüsü maliyetlerinin kontrol altında tutulmasına katkı sağlayabilir.
F110 fırkateynlerinde Navantia tarafından geliştirilen SCOMBA muharebe yönetim sistemi de bulunuyor. Sistem, geminin sensörlerinden ve silahlarından gelen bilgilerin bir araya getirilerek mürettebatın durumsal farkındalığının artırılmasına ve farklı tehditlere karşı koordineli angajman yürütülmesine hizmet ediyor.
Gemilerin entegre direk yapısı ise radar kesit alanını azaltmaya yönelik tasarım özellikleri taşıyor. Radar, haberleşme ve diğer elektronik sistemlerin ortak bir mimaride birleştirilmesi, sensörlerin entegrasyonunu kolaylaştırırken geminin radar görünürlüğünün sınırlandırılmasına da katkıda bulunuyor.
145 metre uzunluğunda çok maksatlı muharip platform
Bonifaz sınıfı fırkateynler 145 metre uzunluğa ve 18 metre genişliğe sahip. Yaklaşık 150 personeli barındırabilecek şekilde tasarlanan gemiler, SH-60 Seahawk veya NH90 sınıfındaki deniz helikopterlerine benzer boyutlardaki bir helikopteri de taşıyabiliyor. Helikopter kapasitesi, denizaltıların tespiti ve takibi başta olmak üzere keşif, gözetleme ve suüstü hedeflerine karşı operasyonlarda geminin etki alanını genişletiyor.
Tahrik sistemi, farklı güç kaynaklarını bir araya getiren karma bir mimariye dayanıyor. Gemilerde yaklaşık 30 bin beygir gücündeki GE LM2500 gaz türbini, her biri 4.600 beygir gücünde iki Ingeteam elektrik tahrik motoru ve toplam yaklaşık 16 bin beygir güç üreten dört MTU 20V4000 dizel motor bulunuyor. Sistemin kontrol edilebilir hatveli pervanelerle birlikte çalışması, farklı seyir ve görev koşullarında tahrik performansının yönetilmesini sağlıyor.
F110 sınıfının azami hızının 25 knotun üzerinde, yani saatte yaklaşık 46 kilometre olması bekleniyor. Bu performans, geminin görev grubuyla birlikte hareket etmesine ve denizaltı savunma harbi gibi hız ile manevra kabiliyetinin önem taşıdığı görevleri yürütmesine olanak tanıyor.
Hava, suüstü ve denizaltı tehditlerine karşı silah donanımı
F110 fırkateynlerinin silah mimarisi, farklı mesafelerden ve farklı tehdit türlerine karşı angajman gerçekleştirebilecek şekilde tasarlanıyor. Ana top olarak 127 mm deniz topunun kullanılması planlanıyor. Bu silah, uygun mühimmatla suüstü hedeflerine karşı angajmanın yanı sıra kara hedeflerinin ateş altına alınmasında da kullanılabiliyor.
Yakın mesafeli savunma için 30 mm ve 12,7 mm silah sistemleri öngörülüyor. Gemiler ayrıca 324 mm hafif torpidolarla donatılacak. Bu torpidolar, özellikle denizaltılara karşı yürütülen savunma harbi görevlerinde kullanılacak.
F110 sınıfının silah sistemleri arasında gemisavar füzeleri, hava savunma füzeleri ve kara hedeflerine yönelik taarruz füzeleri de yer alıyor. Böylece platformun yalnızca kendi güvenliğini sağlamakla kalmayıp görev grubunun korunmasına ve farklı harekât türlerine destek vermesi hedefleniyor.
Gelişmiş muharebe yönetimi, dijital bakım altyapısı, karma tahrik sistemi ve çok katmanlı silah donanımının bir araya getirilmesi, Bonifaz sınıfını İspanya Deniz Kuvvetleri’nin gelecekteki suüstü muharebe gücünün temel unsurlarından biri hâline getirmeyi amaçlıyor.
Kaynak: M5, Defence Post



