Almanya ve Fransa, MGCS tank programını sonlandırabilir!

Avrupa’nın en iddialı tank projelerinden biri olarak gösterilen Almanya-Fransa ortaklı Ana Kara Muharebe Sistemi (MGCS) programının geleceği ciddi bir belirsizliğe sürüklenmiş durumda.
Almanya ve Fransa’nın 17 Temmuz’da gerçekleştirdiği 26. Fransız-Alman Bakanlar Konseyi toplantısının ardından yayımlanan açıklamada, MGCS kapsamında daha önce açıkça yer alan “ortak platform” ve “tek şasi” ifadelerine artık yer verilmemesi dikkat çekti.
Alman Savunma Bakanlığı, iki ülkenin geleceğin insanlı ve insansız zırhlı araçları ile ana muharebe tankları arasındaki ağ bağlantılı etkileşim için “platformdan bağımsız teknolojiler” geliştireceğini açıkladı.
Almanya merkezli savunma yayın organı Hartpunkt’ta Waldemar Geiger tarafından kaleme alınan değerlendirmeye göre bu ifade, ortak tank platformu fikrinin programın adında varlığını sürdürse de fiilen sona erdiğine işaret ediyor.
MGCS, Almanya’nın Leopard 2 ve Fransa’nın Leclerc tanklarının yaklaşık 2040 yılından itibaren yerini alacak yeni nesil zırhlı araç ailesi olarak tasarlanmıştı. Programın temelinde, farklı görevlerde kullanılacak araçların ortak bir şasi üzerinde geliştirilmesi bulunuyordu.
2017 yılında başlatılan programda, Almanya ve Fransa’nın ortak bir şasi temelinde topçu platformu, füze platformu ve muharebe destek platformu geliştirmesi planlanıyordu. Proje; 2015 yılında Almanya’nın Krauss-Maffei Wegmann ve Fransa’nın Nexter Systems şirketlerinin birleşmesiyle kurulan KNDS ile Rheinmetall tarafından yürütülüyor. Rheinmetall’in 2019 yılında programa katılması, iki ülke arasında daha önce dikkatle dengelenmiş olan sanayi iş paylaşımını daha da karmaşık hale getirdi.
Ortak şasi fikri yerini ayrı çözümlere bırakıyor
Almanya ve Fransa, Nisan 2024’te MGCS kapsamındaki sanayi sorumluluklarına ilişkin bir mutabakat imzalamıştı. Bu anlaşmada, MGCS araç ailesinin tamamının temelini tek bir ortak şasinin oluşturacağı açıkça belirtilmişti.
Söz konusu yapı; araç şasisi, otomatik seyrüsefer, sensörler, koruma sistemleri ve simülasyon ortamları dahil olmak üzere sekiz ayrı geliştirme alanına, yani sanayi tarafından “sütunlar” olarak adlandırılan çalışma başlıklarına ayrılmıştı. Her bir alandaki liderlik Almanya, Fransa veya iki ülkenin ortak sorumluluğuna verilmişti.
Ancak 2024 tarihli anlaşma daha başından itibaren önemli sorunlar barındırıyordu. Özellikle tank programlarının en kritik ve tartışmalı unsurlarından biri olan top, kule ve mühimmat sistemini kapsayan ikinci sütunda taraflar tek bir kule tasarımı üzerinde anlaşamadı.
Bunun yerine Almanya ve Fransa’nın kendi top sistemlerini ayrı ayrı geliştirmesi, ardından karşılaştırmalı testler gerçekleştirilmesi ve ilerleyen aşamada bir tasarımın seçilmesi kararlaştırıldı. Bu yaklaşım, iki ülkenin aynı geliştirme çalışmalarını tekrarlamaktan kaçınmasını öngören MGCS’nin kuruluş felsefesiyle çelişiyordu.
Fransa ise Almanya ile yaşanan anlaşmazlıkların çözülmesini beklemek yerine kendi paralel çözümünü geliştirmeye başladı. Fransız silahlanma yetkilisi Patrick Pailloux, Şubat ayında yaklaşık 200 araçlık geçici bir tank çözümü için üç farklı senaryo ortaya koydu. Fransa Savunma Bakanı Catherine Vautrin de Nisan ayında Ulusal Meclis’te yaptığı açıklamada, Paris’in bu geçici kabiliyete yönelik bir çalışmayı doğrudan finanse ettiğini doğruladı.
Fransız SUV yayın organının haberine göre, ülke içindeki bir tahkim süreci, Fransız yapımı bir kulenin Alman üretimi bir şasi üzerine entegre edilmesini öngören yaklaşımı öne çıkardı. Bu çözümde büyük olasılıkla KNDS France tarafından geliştirilen ASCALON topunun kullanılması planlanıyor. 2022 yılından bu yana 120 ve 140 mm kalibreli konfigürasyonlarda test edilen ASCALON’un, gelecekteki Fransız tank çözümünün temel silah sistemi olması bekleniyor.
Fransız yetkililer bu çözümü yalnızca geçici bir ara çözüm olarak görmüyor. Paris, söz konusu platformu yeni bir tank neslinin ilk yapı taşları olarak değerlendiriyor. Almanya ile iş birliğinin ilerlememesi durumunda ise bu çözümün tamamen Fransız bir tank programına dönüştürülebileceği belirtiliyor.
Savunma iş birliği daralıyor, ancak sona ermiyor
17 Temmuz’daki Bakanlar Konseyi toplantısı, tank programındaki geri adımın yanı sıra Almanya ve Fransa arasındaki savunma iş birliğinin başka alanlarda sürdüğünü de ortaya koydu.
İki ülke nükleer iş birliğini derinleştirme konusunda mutabık kalırken, Fransız nükleer kabiliyetli Rafale savaş uçakları ile Alman Eurofighter savaş uçakları ilk kez ortak havada yakıt ikmali gerçekleştirdi. Ayrıca füze fırlatmalarını tespit etmeyi ve yörüngelerini takip etmeyi amaçlayan ortak erken uyarı girişimi JEWEL’in sürdürülmesi kararlaştırıldı.
Bunun yanı sıra Almanya, Fransa ve Birleşik Krallık’ın 2.000 kilometrenin üzerinde menzile sahip uzun menzilli hassas taarruz kabiliyeti geliştirilmesini görüştüğü açıklandı.
Bu gelişmeler, Almanya-Fransa savunma iş birliğinin tamamen çöktüğünü değil, ortak önceliklerin daha dar ve seçici bir alana yoğunlaşmaya başladığını gösteriyor. Ancak MGCS açısından bakıldığında, programın başlangıçtaki “tek ortak şasi” vizyonunun yerini, platformdan bağımsız teknoloji geliştirme ve ayrı ulusal çözümlere bıraktığı görülüyor.
Kaynak: M5, Defence Blog



