İngiltere’den RCH 155 ile topçu kapasitesinde yeniden inşa hamlesi

İngiltere, yaklaşık 1 milyar sterlin (1,33 milyar dolar) değerinde bir sözleşme ile 72 adet RCH 155 uzaktan kumandalı obüs tedarik edeceğini açıkladı.
İngiltere Savunma Bakanlığı tarafından 13 Mayıs 2026 tarihinde duyurulan anlaşma, NATO çerçevesinde Avrupa kara kuvvetleri entegrasyonunu derinleştiren kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Sözleşme, Ortak Silahlanma İşbirliği Teşkilatı (OCCAR) tarafından İngiliz Ordusu adına ARTEC GmbH’ye verildi. ARTEC, KNDS ve Rheinmetall ortak girişimi olarak projeyi yürütecek.
İlk teslimatların 2028 yılında başlaması planlanırken, sistemin on yıl içerisinde asgari konuşlandırılabilir operasyonel kabiliyete ulaşması hedefleniyor. Programın, Ekim 2024’te imzalanan Birleşik Krallık–Almanya Trinity House Anlaşması kapsamında şekillendiği ve iki ülke arasında kara kuvvetleri alanındaki uyumluluğu artırdığı ifade ediliyor.
Ukrayna savaşı sonrası ortaya çıkan kapasite açığı
İngiltere Genelkurmay II. Başkanı Korgeneral Simon Hamilton, açıklamasında sürecin arka planına dikkat çekerek Ukrayna’ya verilen askeri destek nedeniyle oluşan kapasite boşluğunu açık şekilde kabul etti.
Hamilton, İngiltere’nin savaşın başında Ukrayna’ya topçu sistemleri sağladığını ve bunun kendi savaş kabiliyeti açısından risk oluşturduğunu belirterek, “RCH 155’in sözleşmeye bağlanması, bu kabiliyetin yeniden inşasında ilk önemli kilometre taşıdır” ifadelerini kullandı.
Bu açıklama, Birleşik Krallık’ın Ukrayna’ya verdiği desteğin kendi operasyonel hazırlık seviyesinde yarattığı etkinin resmi düzeyde nadir bir kabulü olarak değerlendiriliyor.
İngiltere’nin eski ana kundağı motorlu obüsü AS90, 1993’te hizmete girmiş ve yaklaşık otuz yıl boyunca kara topçu kabiliyetinin belkemiğini oluşturmuştu. Ancak Ukrayna’ya hibe edilmesinin ardından oluşan boşluk, daha modern ve ağ merkezli bir sistemle doldurulmaya çalışılıyor.
Mobilite ve otomasyon merkezli yeni topçu doktrini
RCH 155, tekerlekli Boxer zırhlı platformu üzerine entegre edilmiş 155 mm uzaktan kumandalı bir topçu sistemi olarak sınıfında farklı bir yaklaşım sunuyor. Saatte 100 kilometreye varan kara yolu hızı sayesinde ateş sonrası hızlı mevzi değiştirme kabiliyeti, sistemin hayatta kalabilirliği açısından kritik bir unsur olarak öne çıkıyor.
Bu hareket kabiliyeti, Ukrayna savaşında Rus karşı batarya radarları ve hassas vuruş sistemlerinin sabit topçu mevzilerini yüksek riskli hedeflere dönüştürmesiyle doğrudan ilişkilendiriliyor.
Sistemin en dikkat çekici yönlerinden biri ise otomasyon seviyesi. İngiltere Savunma Bakanlığı verilerine göre RCH 155, yalnızca iki personel tarafından kabin içinden kontrol edilebiliyor. Bu durum hem insan gücü ihtiyacını azaltıyor hem de ateşleme ve yükleme sürecinde platformun daha kısa süre hedefte kalmasını sağlıyor.
Dakikada sekiz mermi atış kapasitesi ve 70 kilometreye ulaşan menzil, sistemi NATO’nun en gelişmiş kundağı motorlu topçu sistemleri arasında konumlandırıyor. Bu menzilin, Excalibur gibi güdümlü ve uzun menzilli mühimmatlarla elde edildiği belirtiliyor.
Sanayi entegrasyonu ve NATO uyumluluğu
Programın dikkat çeken bir diğer boyutu ise endüstriyel üretimin büyük ölçüde Birleşik Krallık içinde konumlandırılması oldu. Rheinmetall’in Telford tesisinde silah sistemi bileşenleri üretilirken, Sheffield Forgemasters tarafından sağlanan İngiliz çeliği kullanılıyor.
Boxer zırhlı aracının üretimi ise KNDS UK tarafından Stockport’ta gerçekleştirilecek. Programın toplamda yüzlerce yeni istihdam oluşturması ve tedarik zinciri boyunca önemli bir sanayi kapasitesini yeniden canlandırması bekleniyor.
İngiltere Savunma Bakanı John Healey, anlaşmayı hem askeri hem ekonomik bir yeniden yapılanma adımı olarak tanımlarken, Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius ise RCH 155’in NATO içinde birlikte çalışabilirliği güçlendiren kritik bir unsur olduğunu vurguladı.
İngiltere, Ukrayna’ya verdiği destekle elindeki eski topçu sistemlerini sahadan çekmiş oldu. Şimdi ise bu boşluğu, daha yüksek otomasyon, daha uzun menzil ve daha yüksek hareket kabiliyeti sunan yeni nesil bir sistemle dolduruyor.
Kaynak: M5, Defence Blog



