İsrail’den F-35I için uzun menzil hamlesi

İsrail Savunma Bakanlığı, F-35I Adir savaş uçakları için harici yakıt tankları geliştirilmesine yönelik olarak Elbit Systems iştiraki Cyclone ile 34 milyon doların üzerinde değere sahip bir sözleşme imzaladı.
Söz konusu adımın, İsrail Hava Kuvvetleri’nin Orta Doğu genelindeki uzun menzilli görevlerde havada yakıt ikmaline olan bağımlılığını azaltmayı ve F-35I filosunun operasyonel menzilini artırmayı hedeflediği belirtildi.
İsrail Savunma Bakanlığı Tedarik Direktörlüğü tarafından duyurulan anlaşma kapsamında, Cyclone’un daha önce F-16 savaş uçakları için geliştirdiği mevcut tasarım temel alınarak harici konformal veya bırakılabilir yakıt tanklarının geliştirilmesi ve platforma entegrasyonu gerçekleştirilecek.
Havacılık sistemleri ve yapısal bileşenler alanında faaliyet gösteren Elbit Systems iştiraki Cyclone, F-16 için yürüttüğü harici yakıt tankı çalışmalarından elde ettiği mühendislik tecrübesini F-35 platformuna uyarlayacak. Mevcut döviz kurlarıyla 100 milyon İsrail şekelinin üzerinde olduğu belirtilen anlaşmanın toplam değerinin 34 milyon doların üzerinde olduğu ifade edildi.
Operasyonel ihtiyaç
Lockheed Martin üretimi F-35A’nın İsrail’e özel varyantı olan F-35I Adir, 2017 yılında İsrail Hava Kuvvetleri envanterine girmiş ve kısa sürede İsrail’in stratejik saldırı kapasitesinin temel unsurlarından biri haline gelmişti.
İsrail’in Adir platformunu Suriye ve İran’daki hedeflere yönelik operasyonlarda kullandığı, bu nedenle F-35’i gerçek muharebe ortamında kullanan az sayıdaki hava kuvvetinden biri olduğu belirtiliyor.
Uçağın düşük görünürlük kabiliyeti, sensör füzyonu ve elektronik harp sistemleri İsrail’e önemli avantajlar sağlarken; platformun operasyonel menzilinin sınırlı olması, özellikle İran gibi uzak hedefler söz konusu olduğunda stratejik bir sorun olarak değerlendiriliyor.
Standart dahili yakıt konfigürasyonundaki F-35A yaklaşık 18 bin pound yakıt taşıyabiliyor ve tipik bir taarruz görev profilinde yaklaşık 700 millik harekât yarıçapına sahip bulunuyor. İsrail Hava Kuvvetleri açısından İran’ın nükleer programı en kritik uzun menzilli saldırı hedefi olarak görülürken, mevcut menzil kapasitesi görev planlamasında yoğun havada yakıt ikmali desteği veya üçüncü ülkelerin hava sahalarının kullanımını gündeme getiriyor.
Harici yakıt tanklarının bu menzil sorununa doğrudan çözüm sunabileceği ancak bunun radar görünürlüğünü artırma gibi önemli bir maliyet oluşturacağı ifade ediliyor.
Stealth dengesi
F-35 platformu, düşük görünürlük özelliklerini koruyabilmek amacıyla dahili silah ve yakıt taşıma konseptiyle tasarlandı. Harici yakıt tanklarının ise uçağın geometrisini değiştirerek radar dalgalarını daha fazla yansıtacağı ve platformun stealth karakteristiğini kısmen zayıflatacağı değerlendiriliyor.
Bununla birlikte operasyonel senaryolarda harici tankların yüksek tehdit bölgesine giriş öncesinde bırakılabilmesi nedeniyle bu durumun kabul edilebilir bir operasyonel denge oluşturduğu belirtiliyor. Ancak Cyclone tarafından geliştirilecek tasarımın radar izini azaltmaya yönelik hangi düşük görünürlük çözümlerini içereceği konusunda henüz detay paylaşılmış değil.
Cyclone’un F-16 harici yakıt tankları konusundaki tecrübesinin projeye önemli bir teknik altyapı sunduğu ifade edilirken, F-35’in farklı aerodinamik ve yapısal yapısına uyum sağlanmasının önemli bir mühendislik süreci gerektireceği değerlendiriliyor.
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz ile Bakanlık Genel Direktörü Tümgeneral (E) Amir Baram, sözleşmeyi önümüzdeki dönemde yoğunlaşması beklenen güvenlik tehditlerine karşı yürütülen kuvvet modernizasyonu stratejisinin bir parçası olarak tanımladı.
İsrail yönetimi, özellikle İran’ın nükleer ve füze programları ile İran destekli bölgesel unsurlardan kaynaklanan tehditlerin önümüzdeki yıllarda azalmak yerine daha da yoğunlaşacağını değerlendiriyor. Bu nedenle uzun menzilli saldırı kapasitesi ve stratejik derinlik oluşturacak sistemlere yatırım yapılmasının sürdürüleceği belirtiliyor.
Adir filosunun operasyonel menzilinin artırılmasıyla birlikte, uzun menzilli görevlerde kritik öneme sahip ancak sınırlı sayıda bulunan havada yakıt ikmal uçaklarına olan bağımlılığın azaltılması ve görev planlayıcılarına daha fazla esneklik sağlanması hedefleniyor.
İsrail Hava Kuvvetleri’nin Suriye ve İran’a yönelik saldırılarında F-35 platformundan elde ettiği gerçek muharebe verilerinin de bu yeni menzil artırma ihtiyacının şekillenmesinde etkili olduğu ifade ediliyor.
Kaynak: M5, Defence Blog



