Güney Kore ve Japonya’dan 9 yıl sonra ortak deniz tatbikatı

Rutin bir deniz tatbikatının ötesinde stratejik sonuçlar doğurabilecek bir adım atan Güney Kore, Japonya ile dokuz yıl aradan sonra ilk ortak deniz arama-kurtarma tatbikatını gerçekleştireceğini açıkladı.
Tatbikatın 7 Haziran’da Jeju Adası’nın güneydoğusunda başlaması planlanıyor. Faaliyete Güney Kore’ye ait bir amfibi hücum gemisi ile Aegis savaş sistemiyle donatılmış bir Japon destroyeri katılacak. Girişim, iki ülke arasında güvenlik iş birliğini uzun yıllar boyunca sekteye uğratan tarihsel gerilimleri aşmayı hedefliyor.
Dokuz yıllık durgunluk sona eriyor
Yeni adım, Japonya Savunma Bakanı Shinjiro Koizumi ile Güney Kore Savunma Bakanı Ahn Gyu-bak arasında Singapur’da düzenlenen Shangri-La Diyaloğu zirvesi kapsamında gerçekleştirilen ikili görüşmenin ardından geldi.
İlk kez 1999 yılında başlatılan ortak tatbikatlar, denizde meydana gelebilecek olaylara karşı koordinasyon mekanizması işlevi görüyor. Ancak program, özellikle 2018 yılında bir Japon devriye uçağının Güney Kore gemisi üzerinde uçmasıyla patlak veren kriz sonrası bozulan ilişkiler nedeniyle 2017’den bu yana askıya alınmıştı.
Yeniden başlayan iş birliği, Japonya Başbakanı Sanae Takaichi ile Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung’un, iki ülke ilişkilerini uzun yıllar gölgeleyen Japon sömürge dönemi mirasının (1910-1945) ötesine geçerek güncel jeopolitik tehditlere odaklanma arayışının parçası olarak değerlendiriliyor.
ABD baskısı ve değişen güvenlik dengeleri
Seul ve Tokyo arasındaki bu yakınlaşma, ABD’nin Asya’daki müttefiklerine yönelik savunma harcamalarını artırma baskısının yoğunlaştığı bir döneme denk geliyor.
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Shangri-La Diyaloğu’ndaki konuşmasında müttefiklere sert mesajlar verdi. Hegseth, “ABD’nin zengin ülkelerin savunmasını finanse ettiği dönem sona erdi” ifadelerini kullanarak Asyalı ortakların kendi güvenliklerinin maliyetini daha fazla üstlenmesi gerektiğini vurguladı.
Güçlü ittifakların “korunan devletler değil, ortaklar” gerektirdiğini belirten Hegseth, Washington’un bölgesel güvenlik anlayışında değişim sinyali verdi.
ABD’li Bakan ayrıca Çin’in “benzeri görülmemiş” askeri kapasite artışına dikkat çekerek, Pasifik’te herhangi bir büyük gücün baskın konuma ulaşmasının küresel güç dengesini istikrarsızlaştırabileceği uyarısında bulundu.
Ortak tehdit algısı öne çıkıyor
Washington’un mesajları, Seul ve Tokyo’nun Çin’in artan nüfuzu ile Kuzey Kore’nin nükleer programına ilişkin kaygılarının derinleştiği bir dönemde geldi.
Her iki ülke de enerji tedarikinde Orta Doğu’ya bağımlı durumda bulunurken, güvenlik açısından ise uzun yıllardır Amerikan güvenlik şemsiyesine dayanıyor. Ancak mevcut ABD yönetiminin bölgesel angajmanının geleceğine ilişkin soru işaretleri, iki başkentin güvenlik hesaplarını yeniden şekillendiriyor.
Bu çerçevede Güney Kore ile Japonya arasında savunma ortaklığının derinleştirilmesi ve askeri lojistik destek anlaşmalarının gündeme alınması, artık yalnızca diplomatik bir tercih değil, giderek daha fazla stratejik bir zorunluluk olarak görülüyor.
Kaynak: M5, Voice Femirates



