Avustralya yerli üretim kundağı motorlu obüsü AS9 Huntsman’ı test etti

Avustralya, yerli üretim ilk kundağı motorlu obüslerini geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen gerçek mühimmatlı eğitim atışlarında kullanarak önemli bir eşiği geride bıraktığını duyurdu.
Geelong’daki üretim hattından çıkan sistemlerin sadece birkaç ay içinde eğitimli personel tarafından sahada kullanılabilir hale gelmesi, birkaç yıl öncesine kadar büyük bir silah sistemi için oldukça iddialı görülebilecek bir sürecin başarıyla tamamlandığını ortaya koydu.
Avustralya Savunma Bakanlığı’nın yaptığı açıklamaya göre, Townsville’de konuşlu Kraliyet Avustralya Topçu Birliği’ne bağlı 4. Alaydan 30 topçu personeli, Victoria eyaletindeki Puckapunyal Topçu Okulu’nda altı haftalık operatör eğitimini tamamladıktan sonra yeni AS9 Huntsman kundağı motorlu obüsleriyle ilk gerçek mühimmatlı atışlarını gerçekleştirdi.
Puckapunyal Eğitim Alanı’nda yapılan atışlar, Avustralya’nın ilk AS9 operatör kursunun tamamlanmasını ve Avustralya’da üretilen sistemlerin tam eğitimli mürettebat tarafından ilk kez bir eğitim senaryosunda kullanılmasını simgeliyor.
K9 Thunder’ın Avustralya versiyonu
AS9 Huntsman, Güney Kore’nin dünyanın en yaygın ihraç edilen kundağı motorlu obüslerinden biri olan K9 Thunder sisteminin Avustralya’da üretilen versiyonu olarak öne çıkıyor.
Sistem, Avustralya’nın yerli savunma sanayi kapasitesini geliştirme hedefi kapsamında Victoria eyaletindeki Geelong tesisinde Hanwha Defense Australia tarafından üretiliyor.
K9 ailesi hâlihazırda Norveç, Finlandiya, Estonya, Polonya, Hindistan ve Türkiye dahil olmak üzere bir düzineden fazla ülkenin envanterinde bulunuyor. Bu ülkelerin bir kısmı Güney Kore ile yapılan sanayi iş birliği anlaşmaları kapsamında yerel üretim veya lisanslı montaj programları da yürütüyor.
K9’un farklı coğrafyalarda ve zorlu operasyonel şartlarda uzun yıllardır kullanılıyor olması, Avustralya’nın sıfırdan bir sistem geliştirmek yerine kendini kanıtlamış bir platform üzerine inşa edilmiş bir kabiliyete sahip olmasını sağlıyor.
Modern savaş alanına uygun kabiliyetler
AS9 Huntsman, NATO standartlarında 155 mm mühimmat kullanıyor. Bu kalibre, ABD yapımı M109 Paladin ve çekili M777 hafif obüsü dahil olmak üzere Batılı orduların kullandığı temel topçu sistemlerinde tercih ediliyor.
K9 ailesi, uzun menzilli mühimmat kullanıldığında yaklaşık 40 kilometre menzile ulaşabiliyor.
Sistemin en önemli özelliklerinden biri ise otomatik namlu yönlendirme sistemi. Ateş görevi bilgileri sisteme girildiğinde obüs, gerekli yön ve yükseliş açılarını otomatik olarak hesaplayarak namluyu doğru pozisyona getiriyor. Böylece çekili topçu sistemlerinde zaman alan manuel ayarlama süreçleri büyük ölçüde ortadan kalkıyor.
Beş kişilik mürettebat mühimmatı yükleyip atışı gerçekleştirirken, sistem hassas konumlandırma işlemlerini otomatik olarak yerine getiriyor.
Paletli platform yapısı da topçu birliklerine önemli taktik avantajlar sağlıyor. Çekili obüslerde topun mevziye alınması, çekici araçtan ayrılması ve atışa hazırlanması belirli bir süre gerektirirken, AS9 doğrudan mevziye girerek kısa sürede ateşe hazır hale gelebiliyor.
Atışın ardından sistem saniyeler içinde yeni bir noktaya intikal edebiliyor. Askeri terminolojide “shoot-and-scoot” olarak adlandırılan bu kabiliyet, günümüz savaş alanlarında hayati önem taşıyor.
Karşı batarya radarları ve hassas güdümlü mühimmatların yaygınlaştığı modern muharebe ortamında, bir topçu sisteminin yerinin tespit edilmesinin ardından aynı noktada kalması büyük risk oluşturuyor. Özellikle Ukrayna savaşında, atış yaptıktan sonra mevzi değiştirmeyen topçu sistemlerinin dakikalar içinde karşı ateşle imha edildiği çok sayıda örnek görüldü.
Bu nedenle hızlı ateş edip hızla yer değiştirebilmek artık bir avantajdan ziyade hayatta kalma gerekliliği olarak değerlendiriliyor.
Savunma sanayisinde yerlilik hedefi
AS9 programında üretimden operasyonel kullanıma geçiş sürecinin kısa sürede tamamlanması, Avustralya’nın son yıllarda savunma tedarik süreçlerini hızlandırma yönündeki çabalarının bir sonucu olarak görülüyor.
Sistemler ve Entegrasyon Genel Direktörü Tuğgeneral James Davis, elde edilen başarıyı Avustralya Ordusu, Savunma Tedarik ve İdame Grubu ile sanayi ortakları arasındaki yakın iş birliğine bağladı.
Davis, gerçek mühimmatlı atışların yeni kabiliyetlerin hizmete alınmasında sanayi ve tedarik ortaklarıyla yürütülen koordinasyonun başarısını gösterdiğini belirterek, Avustralya’daki üretim hattından çıkan sistemlerin kısa süre içinde eğitimli mürettebat tarafından kullanılabilir hale getirilmesinin önemli bir başarı olduğunu ifade etti.
Avustralya’nın savunma alanında kendi kendine yeterlilik hedefi, mevcut stratejik ortamda daha da önem kazanıyor.
2023 Savunma Stratejik İncelemesi’nde Canberra yönetimi, Hint-Pasifik bölgesinde olası bir kriz veya çatışma durumunda dış tedarik zincirlerine aşırı bağımlılığın yaratabileceği risklere dikkat çekmiş ve kritik savunma sistemlerinde yerli üretim kapasitesinin artırılmasını temel hedeflerden biri olarak belirlemişti.
AS9 Huntsman’ın Güney Kore’den hazır olarak ithal edilmek yerine Avustralya’da üretilmesi, hem üretim hem de bakım-idame süreçlerinin ülke sınırları içerisinde kalmasını sağlayarak kriz dönemlerinde önemli bir avantaj sunuyor.
Yeni nesil topçu döneminin başlangıcı
Puckapunyal Topçu Okulu Komutanı Yarbay Chris D’Aquino da AS9’un mevcut sistemlere kıyasla önemli üstünlükler sunduğunu vurguladı.
D’Aquino, yeni sistemin daha korumalı, daha hareketli ve çok daha hızlı reaksiyon verebildiğini belirterek, eğitim faaliyetlerinin topçu personelinin sisteme güven duymasını ve gerçek operasyon koşullarında kullanım becerisi kazanmasını sağladığını ifade etti.
Kaynak: Defence Blog



