Japonya'dan GCAP savaş uçağı programını hızlandırma sinyali - M5 Dergi
Öne ÇıkanSavunma Haberleri

Japonya’dan GCAP savaş uçağı programını hızlandırma sinyali

Abone Ol 

Japonya Savunma Bakanı Shinjiro Koizumi,GCAP ortak girişim tasarım şirketinin CEO’su ile gerçekleştirdiği görüşmede, üç ülkenin ortak yürüttüğü yeni nesil savaş uçağı programını “Japonya’nın gelecekteki hava kabiliyetlerini belirleyecek son derece önemli bir proje” olarak nitelendirdi.

Nikkei’nin haberine göre Japon parlamentosunda gerçekleştirilen toplantıda Koizumi, Birleşik Krallık, Japonya ve İtalya tarafından Global Combat Air Programme (GCAP) kapsamında geliştirilen savaş uçağının tasarımından sorumlu özel ortak girişim şirketi Edgewing’in Üst Yöneticisi (CEO) Marco Zoff ile bir araya geldi.

Zoff, görüşmede programın hız kazanmasının kritik önem taşıdığını vurgulayarak, projenin benzeri görülmemiş bir tempoyla ilerletilmesi gerektiğini ifade etti.

Bu değerlendirme, GCAP programının Aralık 2022’de resmen duyurulmasından bu yana devam eden temel gerilimi de ortaya koyuyor. Üç ülkenin 2035 yılına kadar altıncı nesil bir görünmez savaş uçağını hizmete alma yönündeki siyasi hedefi, böylesine karmaşık projelerin gerektirdiği mühendislik ve sanayi takvimleriyle karşı karşıya bulunuyor.

Bu zorluğu yönetmek amacıyla kurulan Edgewing, üç farklı ulusal savunma sanayi yapısını ve tasarım yetkinliğini tek çatı altında toplamak için oluşturuldu.

Edgewing üç ülkenin savunma sanayisini bir araya getiriyor

Edgewing, üç büyük savunma ve havacılık şirketinin ortak girişimi olarak faaliyet gösteriyor.

Birleşik Krallık’ın Tornado döneminden bu yana Kraliyet Hava Kuvvetleri’nin tüm ön cephe savaş uçaklarını geliştiren savunma devi BAE Systems, ortaklığın önemli paydaşlarından biri konumunda bulunuyor. İtalya’dan Leonardo, savaş uçakları ve ileri elektronik sistemler alanındaki uzmanlığıyla projede yer alırken, Japonya’nın sanayi temsilcisi olarak kurulan Japan Aircraft Industrial Enhancement Co. (JAIEC) da ortak girişimin üçüncü ayağını oluşturuyor.

JAIEC bünyesinde, Japonya’nın yerli F-2 savaş uçağını geliştiren ve lisans altında F-15J filosunu üreten Mitsubishi Heavy Industries gibi şirketler bulunuyor.

Farklı mühendislik geleneklerine, sanayi kültürlerine ve ulusal önceliklere sahip bu üç yapının tek bir tasarım organizasyonu altında ve tek bir CEO sorumluluğunda bir araya getirilmesi, diplomatik ve kurumsal açıdan önemli bir başarı olarak değerlendiriliyor.

2035 hedefi ve artan tehdit ortamı

Edgewing tarafından tasarlanan yeni platformun Japonya’da F-2’nin, Birleşik Krallık’ta Eurofighter Typhoon’un ve İtalya’da mevcut Eurofighter filosunun yerini alması planlanıyor.

Üç ülke de benzer zaman baskısıyla karşı karşıya. Mevcut savaş uçaklarının hizmet ömrünün 2030’lu yılların ortasında sona erecek olması ve belirlenen tehdit ortamına uygun hazır bir alternatifin bulunmaması, GCAP’i stratejik zorunluluk haline getiriyor.

Program kapsamında geliştirilecek altıncı nesil platformun; F-35’in temsil ettiği görünmezlik ve sensör füzyonu kabiliyetlerinin ötesine geçerek gelişmiş ağ merkezli harp yetenekleri, yönlendirilmiş enerji sistemleri potansiyeli ve insansız “sadık kanat adamı” sürülerini yönetebilme kapasitesi sunması hedefleniyor.

Japonya açısından projeye verilen önem yalnızca askeri değil, aynı zamanda stratejik ve endüstriyel bir hesaplamaya dayanıyor. Tokyo yönetimi, uzun vadede yalnızca Amerikan savaş uçaklarına bağımlı kalmak yerine kendi savaş uçağı geliştirme ve sürdürme kapasitesini koruyarak savunma sanayii egemenliğini güçlendirmeyi amaçlıyor.

Bununla birlikte projenin zaman çizelgesi tartışma konusu olmaya devam ediyor. Son benzer örnek olarak görülen F-35 programı, konsept aşamasından ilk operasyonel kabiliyete yaklaşık yirmi yılda ulaşmış ve tam muharebe potansiyeline erişebilmesi için teslimat sonrasında da uzun süreli yazılım geliştirmeleri gerekmişti.

GCAP yöneticileri ise F-35 deneyiminden çıkarılan dersler ile modern dijital mühendislik araçlarının daha hızlı tasarım ve test süreçleri sağlayacağını, bu nedenle 2035 hedefinin ulaşılabilir olduğunu savunuyor.

Japonya’nın güvenlik ortamı, bu programın önemini daha da artırıyor. Tokyo; hızla modernleşen ve beşinci nesil savaş uçaklarını hizmete sokmuş Çin hava kuvvetleri, giderek büyüyen Kuzey Kore füze tehdidi ve Ukrayna savaşı üzerinden modern hava savaşına dair gerçek saha verileri sunan Rus hava gücüyle çevrili bir bölgede faaliyet gösteriyor.

Japon Hava Öz Savunma Kuvvetleri’nin 2040’lar ve sonrasında bu karmaşık ortamda etkin biçimde görev yapabilmesi, önemli ölçüde Edgewing’in 2035’e kadar ortaya koyacağı platforma bağlı olacak.

Kaynak: M5, Defence Blog

Abone Ol 

İlgili Yazılar

Abone Ol 
Back to top button
Close
Close