ABD’den yeni nesil F/A-XX savaş uçağı için Boeing ile sözleşme

ABD Donanması, yeni nesil deniz konuşlu savaş uçağı programı F/A-XX kapsamında Boeing’i ana yüklenici olarak seçti.
2 milyar doların üzerindeki sözleşme kapsamında şirket, ABD Donanması’nın gelecekteki uçak gemisi hava gücünün temel unsurlarından biri olacak savaş uçağının tam ölçekli geliştirme çalışmalarını ve üretim sürecini üstlenecek.
F/A-XX, halen ABD Donanması tarafından kullanılan F/A-18E/F Super Hornet savaş uçaklarının ve elektronik harp görevlerinde kullanılan EA-18G Growler filosunun yerini alacak. Böylece program, yalnızca yeni bir savaş uçağı geliştirilmesini değil, Donanmanın uçak gemisi merkezli hava harekât mimarisinin gelecek nesle taşınmasını hedefliyor.
Boeing, ABD’nin iki altıncı nesil savaş uçağı programını aldı
F/A-XX yarışında Boeing’in Northrop Grumman karşısında seçilmesi, şirket açısından son derece önemli bir gelişme. Boeing, Mart 2025’te ABD Hava Kuvvetleri’nin F-47 programında da seçilmişti.
Bu son kararla birlikte Boeing, ABD Silahlı Kuvvetleri’nin iki ayrı altıncı nesil savaş uçağı programında da ana yüklenici konumuna geldi.
F-47, ABD Hava Kuvvetleri’nin NGAD programının hava kuvvetleri boyutunu oluştururken F/A-XX, benzer teknolojik dönüşümü deniz havacılığına taşıyacak. Her iki platformun da ayrıntılı teknik özellikleri büyük ölçüde gizli tutuluyor.
Boeing’in aynı anda iki yüksek öncelikli savaş uçağı programını yürütebilme kapasitesi konusunda Washington’da daha önce soru işaretleri gündeme gelmişti. Boeing Defense, Space & Security Başkanı ve CEO’su Steve Parker ise şirketin iki programı paralel şekilde yürütmek üzere uzun süredir yatırım yaptığını ve gerekli kapasiteyi oluşturduğunu açıkladı.
F/A-XX uçak gemilerinin yeni nesil savaş uçağı olacak
F/A-XX, ABD ordusunun daha geniş Next Generation Air Dominance (NGAD) mimarisi içerisinde geliştiriliyor.
Uçağın temel görevlerinden biri, ABD uçak gemilerinin uzun menzilli hava gücü ve güç aktarımı kapasitesini gelecekte de sürdürebilmek olacak. Bu nedenle F/A-XX’in yalnızca klasik hava-hava muharebesine odaklanan bir savaş uçağı olması beklenmiyor.
Platformun, insanlı savaş uçaklarıyla insansız hava araçlarının birlikte görev yaptığı “manned-unmanned teaming” konseptinin merkezinde yer alması planlanıyor. F/A-XX’in özellikle F-35C ile birlikte çalışması ve ABD Donanması’nın geliştirdiği Collaborative Combat Aircraft (CCA) tipi insansız platformları kontrol ederek veya onlarla koordineli şekilde görev yapması bekleniyor.
Bu yapı, geleceğin uçak gemisi hava kanadında tek bir savaş uçağının bağımsız hareket etmesinden ziyade, farklı menzil ve sensör yeteneklerine sahip insanlı ve insansız platformlardan oluşan dağıtık bir savaş ağı oluşturulmasına dayanıyor.
Uzun menzilli hava-hava füzesi taşıyacak
F/A-XX’in silah ve sensör mimarisine ilişkin ayrıntıların önemli bölümü gizli tutuluyor. Bununla birlikte ABD Donanması ağustos ayında yaptığı açıklamada uçağın Raytheon tarafından geliştirilen AIM-424 “Malice” uzun menzilli hava-hava füzesini taşımasının beklendiğini açıklamıştı.
Uzun menzilli hava-hava mühimmatlarının F/A-XX gibi yeni nesil bir platforma entegre edilmesi, uçağın gelişmiş sensörleri ve düşük görünürlük özellikleriyle birlikte daha uzaktan hava hedeflerine angaje olabilecek şekilde tasarlandığına işaret ediyor.
Bununla birlikte füzenin gerçek operasyonel performansı, F/A-XX’in radar ve sensör kapasitesi ile platformun kesin menzil ve mühimmat konfigürasyonu kamuoyuna açıklanmış değil.
F/A-XX yalnızca yeni bir uçak değil, yeni bir savaş mimarisi
F/A-XX programının teknik önemini yalnızca Super Hornet’in yerini alacak yeni bir uçak geliştirilmesi üzerinden değerlendirmek yeterli değil.
Yeni platformun merkezinde düşük görünürlük, uzun menzil, gelişmiş sensör füzyonu, ağ merkezli harekât, elektronik harp ve insansız sistemlerle koordinasyon gibi kabiliyetlerin bulunması bekleniyor.
Bu yaklaşım, özellikle gelişmiş hava savunma sistemleri ve uzun menzilli gemisavar füzelerle donatılmış rakiplerin bulunduğu ortamlarda uçak gemilerinin daha uzak mesafelerden hava operasyonları gerçekleştirebilmesine yönelik bir dönüşümü temsil ediyor.
F/A-XX’in F-35C ve CCA sistemleriyle birlikte çalışmasıyla ABD Donanması, uçak gemisi hava kanadını tek tip savaş uçaklarından oluşan bir yapıdan çıkarıp insanlı ve insansız platformların aynı savaş ağı içerisinde görev yaptığı daha dağıtık bir mimariye dönüştürmeyi hedefliyor.
İlk uçuş 2030’lu yıllarda bekleniyor
Programın ayrıntılı takvimi sınırlı olmakla birlikte F/A-XX’in 2030’lu yıllarda uçuş testlerine başlaması planlanıyor.
Boeing açısından programın bir başka önemli boyutu ise şirketin aynı dönemde hem F-47 hem de F/A-XX gibi iki ayrı yeni nesil savaş uçağı geliştirme programını yürütmesi olacak. Bu iki programın başarıyla ilerlemesi halinde Boeing, ABD’nin gelecekteki hava muharebe mimarisinde hem kara konuşlu hem de uçak gemisi merkezli altıncı nesil savaş uçaklarının ana üreticisi konumuna gelecek.
Kaynak: M5, The Defense Post



