ABD Ordusu'ndan yeni elektronik harp sistemi anlaşması - M5 Dergi
Öne ÇıkanSavunma Haberleri

ABD Ordusu’ndan yeni elektronik harp sistemi anlaşması

Abone Ol 

ABD Ordusu, kara muharebe araçlarını yaklaşan füze ve insansız hava aracı (İHA) tehditlerine karşı korumak amacıyla BAE Systems’e yeni bir program anlaşması imzaladı.

Şirketin 27 Mayıs’ta yaptığı açıklamaya göre sözleşme, gelen tehditleri fiziksel olarak imha etmek yerine elektronik karıştırma yoluyla etkisiz hale getiren Soft Kill Active Protection System (SKAPS) programını kapsıyor.

Programın merkezinde, BAE Systems tarafından geliştirilen ROOK sistemi yer alıyor. Söz konusu sistem, tanksavar güdümlü füzeler ile insansız hava araçlarının güdüm sistemlerini bozarak veya yanıltarak tehdidi hedefe ulaşmadan etkisiz hale getiriyor. Böylece araçların beka kabiliyeti artırılırken, kinetik önleme sistemlerinde görülen sınırlı mühimmat sorunu da ortadan kaldırılıyor.

Soft-kill ve hard-kill sistemler arasındaki fark

Yumuşak öldürücü (soft-kill) ve sert öldürücü (hard-kill) aktif koruma sistemleri arasındaki fark, modern muharebe sahasında kritik önem taşıyor.

İsrail’in Trophy sistemi veya ABD Ordusu’nun kullandığı Iron Fist gibi hard-kill sistemleri, yaklaşan tehdidi fiziksel bir önleme mühimmatı kullanarak imha ediyor. Bu sistemler tanksavar füzeleri ve roketatar mühimmatlarına karşı oldukça etkili olsa da, kullanılan her önleyici mühimmatın yeniden yüklenmesi gerekiyor. Bu durum, özellikle aracın art arda çok sayıda saldırıya maruz kaldığı yoğun çatışma ortamlarında önemli bir operasyonel kısıt oluşturuyor.

Trophy ile donatılmış Merkava tankları Gazze ve Lübnan’da İsrail mürettebatını birçok kez korurken, ABD Ordusu da bu tecrübeler doğrultusunda Trophy sistemini M1 Abrams tankları ve Bradley zırhlı muharebe araçlarına entegre etmeye başladı. Ancak yeniden yükleme gereksinimi halen önemli bir dezavantaj olarak görülüyor.

Buna karşın, elektronik karıştırma ve yanıltma yöntemleri kullanan soft-kill sistemleri teorik olarak “sonsuz mühimmat kapasitesine” sahip kabul ediliyor. Çünkü sistem, yeterli enerji bulunduğu sürece elektronik karşı tedbirleri sınırsız sayıda uygulayabiliyor.

ROOK, tehditleri elektronik olarak yanıltıyor

ROOK sistemi, yaklaşan güdümlü tehditlere ait elektromanyetik izleri tespit ederek çalışıyor. Ardından, tehdit sisteminin güdüm mekanizmasını bozmak veya yanıltmak amacıyla özel olarak tasarlanmış elektronik karşı tedbirler devreye giriyor.

Lazer işaretleme kullanan veya kızılötesi güdümle çalışan tanksavar füzeleri, sensörlerinin karıştırılması ya da sahte sinyallerle yanıltılması sayesinde hedeflerinden saptırılabiliyor. Benzer prensip, radyo frekans bağlantıları veya optik güdüm kullanan belirli İHA türlerine karşı da uygulanabiliyor.

Modern zırhlı araç beka doktrini kapsamında, tehditlerin öncelikle elektronik harp yöntemleriyle etkisiz hale getirilmesi ve yalnızca gerekli durumlarda hard-kill önleyicilerin devreye girmesi, katmanlı koruma konseptinin temelini oluşturuyor.

BAE Systems Optik ve Karşı Tedbir Çözümleri Direktörü Dave Gillespie, sistemin avantajlarına ilişkin yaptığı açıklamada, “Modern kara muharebesi katmanlı bir savunma gerektiriyor ve soft-kill teknolojileri bu yapının kritik ve tamamlayıcı bir unsurunu oluşturuyor. ROOK, sonsuz mühimmat kapasitesi sayesinde düşman sistemlerini sürekli olarak etkisiz hale getirebilen, maliyet etkin ve sürdürülebilir bir savunma çözümü sunuyor.” ifadelerini kullandı.

İHA tehdidi sistemin önemini artırıyor

ROOK sözleşmesinin zamanlaması, özellikle İHA tehdidinin hızla artması nedeniyle dikkat çekiyor.

Aktif koruma sistemleri başlangıçta ağırlıklı olarak tanksavar güdümlü füzelere karşı geliştirilmiş olsa da, Ukrayna savaşı düşük maliyetli kamikaze İHA’lar ve dolaşan mühimmatların oluşturduğu tehdidi gözler önüne serdi. Özellikle üst yarıküreden yaklaşan bu tehditler, geleneksel zırh korumasının kapsamadığı açılardan saldırı gerçekleştirebiliyor.

Aynı sistemle hem tanksavar füzelerinin hem de İHA’ların güdüm ve kontrol bağlantılarını bozabilmek, araç komutanlarına geniş kapsamlı bir koruma sağlıyor ve ayrı sistem ihtiyacını azaltıyor.

Yeni nesil sistemler de geliştirilecek

Sözleşme kapsamında BAE Systems’in geliştirdiği Stormcrow ve TERRA RAVEN adlı yeni nesil karşı tedbir sistemlerine yönelik prototip geliştirme ve araç entegrasyon faaliyetleri de finanse edilecek.

Bu durum, ABD Ordusu’nun yalnızca mevcut ROOK sistemini envantere katmakla kalmayıp, gelecekte ortaya çıkacak tehditlere karşı yeni nesil soft-kill teknolojileri için de yatırım yaptığını gösteriyor. Elektronik harp tabanlı koruma sistemlerinin, rakip ülkelerin gelişen güdüm teknolojilerine paralel olarak sürekli evrim geçirmesi gerektiği değerlendiriliyor.

BAE Systems, araç koruma sistemlerini Teksas eyaletinin Austin kentindeki tesislerinde geliştirip üretiyor. Araştırma ve geliştirme faaliyetleri ise New Hampshire eyaletinin Merrimack kentinde yürütülüyor.

Üretimin ABD içerisindeki tesislerde gerçekleştirilmesi, ABD Ordusu’nun yüksek yoğunluklu ve uzun süreli çatışmalara yönelik savunma sanayii dayanıklılığı hedefleriyle de örtüşüyor. Yerli üretim sayesinde kritik tedarik zinciri risklerinin azaltılması ve uzun vadeli üretim sürekliliğinin sağlanması amaçlanıyor.

Kaynak: M5, Defence Blog

Abone Ol 

İlgili Yazılar

Abone Ol 
Back to top button
Close
Close