ABD Ordusu, yapay zeka destekli anti-drone sistemini test etti

ABD Ordusu, “Operation Condor Rebirth” tatbikatında, mevcut kara araçlarına entegre edilen yeni nesil yapay zekâ destekli anti-drone sistemini test etti.
Tatbikat kapsamında Moog, Echodyne ve veri platformu şirketi Picogrid ortak çalışma yürüttü. Şirketler, ABD Ordusu envanterinde halihazırda bulunan kule tipi silah istasyonlarının; radar, yapay zekâ destekli hedefleme modülü ve kenar bilişim bilgisayarı eklenerek gelişmiş anti-drone sistemlerine dönüştürülebileceğini ortaya koydu.
Böylece tamamen yeni bir sistem satın almak yerine mevcut platformların modernize edilmesiyle düşük maliyetli ve hızlı bir çözüm geliştirilmesi hedefleniyor.
Ukrayna savaşı yeni tehdidi ortaya çıkardı
Küçük insansız hava araçları, özellikle Ukrayna savaşında modern kara muharebesinin belirleyici unsurlarından biri haline geldi. El bombası taşıyan ticari dronlardan FPV kamikaze sistemlerine kadar farklı platformlar; zırhlı araçlar, lojistik konvoyları ve piyade birliklerine karşı yoğun şekilde kullanılıyor.
İran, Rusya ve çeşitli devlet dışı aktörlerin de düşük maliyetli İHA üretimine büyük yatırım yaptığı belirtilirken, savunma çevrelerinde “500 dolarlık bir dronun milyonlarca dolarlık zırhlı aracı etkisiz hale getirmesi” günümüz savaş ortamının en kritik asimetrik tehdidi olarak değerlendiriliyor.
Bu nedenle düşük maliyetli, hızlı reaksiyon verebilen ve seri şekilde sahaya sürülebilecek anti-drone çözümlerinin önemi giderek artıyor.
Mevcut sistemlere radar ve yapay zekâ entegrasyonu
Moog tarafından geliştirilen RIwP (Reconfigurable Integrated-weapon Platform) sistemi, mevcut kule tipi silah istasyonlarını tamamen değiştirmek yerine onları yeni teknolojilerle güçlendirmeyi amaçlıyor.
Sistem kapsamında Echodyne üretimi EchoShield radarı, yapay zekâ destekli hedefleme modülü ve kenar bilişim bilgisayarı mevcut platformlara entegre ediliyor. Açık mimari yapıya sahip sistemin, ABD Ordusu envanterindeki farklı araçlara uzun entegrasyon süreçleri olmadan uygulanabileceği ifade ediliyor.
EchoShield radarının, makine öğrenmesi tabanlı algoritmalar kullanarak farklı İHA türlerini sınıflandırabildiği ve hassas konum verisi üretebildiği belirtildi. Elde edilen verilerin daha sonra yapay zekâ sistemi tarafından anlık atış çözümüne dönüştürüldüğü aktarıldı.
Üç saniyelik reaksiyon süresi
Fort Hood’daki testlerde Grup 1’den Grup 3’e kadar farklı sınıflardaki İHA tehditleri denendi. Bu kategoriler; birkaç kilogramlık küçük dronlardan yaklaşık 600 kilogramı aşan orta boy sistemlere kadar geniş bir tehdit yelpazesini kapsıyor.
Tatbikatta sistemin hedefi tespit etme, takip etme ve angajmana girme süresinin üç saniyenin altında gerçekleştiği açıklandı. Uzmanlara göre bu reaksiyon süresi, yüksek hızla yaklaşan ve mühimmat taşıyan dron tehditlerine karşı kritik önem taşıyor.
Sistemin ayrıca pasif tespit, sinyal kesintisi sonrası yeniden hedef takibi, otonom hedefleme ve aynı anda birden fazla hedefe angajman gibi kabiliyetler sergilediği kaydedildi.
Ağ merkezli yapı öne çıkıyor
Tatbikatta Picogrid tarafından geliştirilen Legion veri platformu da kullanıldı. Sistem sayesinde radar, yapay zekâ hedefleme modülü ve silah istasyonlarının güvenli askeri ağ üzerinden gerçek zamanlı veri paylaşımı gerçekleştirdiği belirtildi.
Savunma uzmanları, farklı sensör ve silah sistemleri arasında yaşanan veri aktarım gecikmelerinin anti-drone çözümlerindeki en büyük sorunlardan biri olduğuna dikkat çekerken, Fort Hood’daki gösterimin ağ merkezli harp konsepti açısından önemli bir aşama olduğu değerlendirmesini yaptı.
Echodyne CEO’su Eben Frankenberg yaptığı açıklamada, “Yüksek kaliteli radar sensörleri ve hızlı veri entegrasyonu sayesinde mevcut savaş alanı sistemlerinden etkili anti-İHA kapasitesi üretmek mümkün hale geliyor. Üstelik bu yaklaşım özel üretim sistemlere kıyasla daha düşük maliyetli ve daha hızlı uygulanabiliyor” ifadelerini kullandı.
Moog Savunma Birimi Kıdemli Başkan Yardımcısı Mike Gruver ise gelişen İHA tehditlerine dikkat çekerek, “Bu, anti-drone savunmalarını hızla güçlendirmek ve personeli korumak açısından kritik bir dönem” değerlendirmesinde bulundu.
Kaynak: M5, Defence Blog



