ABD Donanması çift görevli bir lazer sistemini test etti

ABD Donanması’nın temel bilim ve teknoloji kuruluşu olan Deniz Araştırma Laboratuvarı, uzun mesafelere kablosuz enerji aktarabilen ve aynı zamanda insansız hava araçlarına (İHA) karşı savunma görevini yerine getirebilen çift görevli bir lazer sistemini başarıyla test ettiğini açıkladı.
NRL’ye göre söz konusu teknoloji, hareket halindeki birliklerin enerji ihtiyacının karşılanma yöntemini kökten değiştirebilecek potansiyele sahip.
Gösterim faaliyeti, ABD Savunma Bakanlığı Satın Alma ve İdame Müsteşarlığı Ofisi’nin sponsorluğunda ve Operasyonel Enerji Kabiliyet Geliştirme Fonu’nun desteğiyle gerçekleştirildi. Programa Boeing, ABD Kara Kuvvetleri DEVCOM Kara Araçları Sistem Merkezi ile Deniz Piyadeleri, Donanma ve Kara Kuvvetleri unsurları da katkı sağladı.
Aynı lazer hem enerji aktardı hem de İHA tehdidine yöneldi
Test kapsamında araştırmacılar, bir havaalanı sahasında konuşlandırılan römork üzerine monte edilmiş bir lazer sistemi kullanarak standart bir askeri araçtan uzak bir noktadaki özel alıcılara kablosuz enerji transferi gerçekleştirdi.
Bu konseptin gelecekte ileri harekât üslerinin, dizel jeneratörler ve yakıt konvoylarına ihtiyaç duymadan kilometrelerce uzaktaki bir enerji kaynağından elektrik çekebilmesini sağlayabileceği değerlendiriliyor.
Enerji aktarımı devam ederken ekip, aynı lazer sistemini kesintisiz şekilde simüle edilmiş bir hava tehdidine yönlendirdi. Sistem, herhangi bir kapatma işlemine gerek duyulmadan kablosuz enerji aktarımı modundan İHA karşı tedbir senaryosuna ve tekrar enerji aktarım moduna geçiş yaptı.
Deniz Araştırma Laboratuvarı’nda elektrik mühendisi olarak görev yapan Alex Grede, testin sıradan bir laboratuvar çalışmasının ötesinde olduğunu vurguladı.
“Bu sadece bir laboratuvar deneyi değildi. Bu kabiliyetin gerçek savaş alanında nasıl görünebileceğinin yapı taşlarını oluşturuyorduk” diyen Grede, şu ifadeleri kullandı:
“Uzaktan enerji aktarımı için kullanılan aynı lazerin anında bir İHA tehdidine karşı kullanılabildiğini gösterdik. Bu sayede Deniz Piyadeleri ve askerler, operasyonel ayak izlerini değiştirmeden daha fazla esneklik kazanacak.”
Mevcut askeri lazer sistemi kullanıldı
NRL, testte sıfırdan geliştirilen bir prototip yerine halihazırda Deniz Piyadeleri tarafından kullanılan yönlendirilmiş enerji lazer sistemlerinden birinin kullanıldığını açıkladı. Ancak laboratuvar, sistemin adını ve geçmiş operasyonel kullanım bilgilerini paylaşmadı.
Araştırmacılar, mevcut lazer platformunu yüksek verimli güneş enerjisi alıcıları ve araç tabanlı mobil enerji üretim sistemleriyle birleştirerek, sabit üslerden uzakta görev yapan birlikler için dağıtık ve dayanıklı bir enerji ağı oluşturmayı hedefliyor.
NRL bilim insanları daha önce, DARPA’nın POWER programına da katkı sağlamıştı. Bu program kapsamında New Mexico’daki White Sands Füze Sahası’nda kontrollü koşullar altında 8,6 kilometrelik mesafeye 800 watt’tan fazla güç başarıyla iletilmiş ve optik enerji aktarımında yeni rekorlar kırılmıştı.
Zorlu hava koşullarında test edildi
Son testte ise yeni bir menzil veya güç rekoru kırmak yerine sistemin gerçek saha şartlarındaki performansına odaklanıldı.
Ekip, sistemi kar yağışı ve görüş mesafesinin neredeyse tamamen kaybolduğu beyaz körlük koşullarına yaklaşan zorlu atmosferik şartlar altında test etmeyi sürdürdü.
Laboratuvarda araştırma fizikçisi olarak görev yapan Justin Lorentzen, neden sistemi sert çevre koşullarında denediklerini şu sözlerle açıkladı:
“Bu sistemin sadece ideal şartlarda değil, savaşçıların gerçekten görev yaptığı ortamlarda da çalışabileceğini kanıtlamak istedik.”
Lorentzen, “Rüzgâr, kar ve gerçek atmosferik parazit koşullarında yapılan testler, sistemi geliştirmek ve gerçek operasyonel bir kabiliyete dönüştürmek için ihtiyaç duyduğumuz verileri sağlıyor” dedi.
İlk kullanıcı Kara Kuvvetleri olabilir
Programın şekillenmesinde ABD Kara Kuvvetleri’nin ihtiyaçlarının önemli rol oynadığı belirtildi. Özellikle yakıt bağımlı jeneratörlerin yerine geçebilecek seyyar enerji çözümlerinin, lojistik yükü azaltırken birliklerin hayatta kalma kabiliyetini de artırabileceği değerlendiriliyor.
Alex Grede, bu tür bir sistemi ilk operasyonel olarak kullanacak kuvvetin Kara Kuvvetleri olabileceğini ifade etti.
“Bu tür bir kabiliyeti ilk olarak hizmete alması en muhtemel kuvvet Kara Kuvvetleri olabilir. İşte bu nedenle bu iş birliği büyük önem taşıyor” diyen Grede, NRL’de geliştirilen uzmanlığın müşterek kuvvetlerin tamamına aktarılabileceğini söyledi.
Sahada tamir edilebilir olması da test edildi
Gösterim sırasında araştırmacılar, sistemin önemli bir bileşenini sahada tamir ederek özel bakım altyapısına ihtiyaç duyulmadan operasyonların sürdürülebileceğini de ortaya koydu.
NRL Radar Bölümü Askeri Başkan Yardımcısı Yarbay Brian Di Salvo, bu özelliğin en az sistemin ana kabiliyetleri kadar önemli olduğunu belirtti.
“Aylar süren bakım gerektiren veya kullanımı için aylarca eğitim verilmesi gereken sistemler sahada sürdürülebilir değildir” diyen Di Salvo, “Bu sistem hem tamir edilebilirlik hem de kullanım kolaylığı açısından önemli bir başarı sergiledi” ifadelerini kullandı.
Araştırmacılar, programın bir sonraki aşamasında Deniz Piyadeleri, denizciler ve askerlerin doğrudan katılımıyla yeni gösterim faaliyetleri gerçekleştirileceğini açıkladı. Ancak Deniz Araştırma Laboratuvarı, sistemin ne zaman operasyonel bir programa dönüşebileceğine ilişkin herhangi bir takvim paylaşmadı.
Mevcut aşamada teknoloji, sahada kullanılan bir sistemden ziyade kavram kanıtlama (proof of concept) niteliği taşıyor.
Kaynak: M5, Army Recognition



