Türkiye'nin Ayak İzi Afrika'da Etkisini Artırıyor (Çeviri-Analiz) - M5 Dergi
GenelÖne Çıkan

Türkiye’nin Ayak İzi Afrika’da Etkisini Artırıyor (Çeviri-Analiz)

Ankara’nın Sahra altı Afrika’da uyguladığı insani diplomasisi; giderek ekonomik ve stratejik olarak tartışmalı hale geliyor.

Jonathan Gorvett tarafından hazırlanan makale M5 tarafından çevrilmiştir.

Geçtiğimiz ay Somali’nin başkenti Mogadişu’da Türkiye tarafından eğitilen güvenlik güçleri, protestoculara sert bir darbe indirdiğinde, Afrikalı olmayan yeni bir oyuncunun yani Türkiye’nin giderek büyüyen Afrika varlığı daha da dikkat çekti.

Türkiye’nin Somali başkentindeki TÜRKSOM askeri üssünde eğitilen Özel Birim askerler, tartışmalı bir seçim planını protesto eden muhalifleri şiddetli bir şekilde dağıtmaları nedeniyle geniş ölçüde eleştirildi.

Muhalefet yanlısı ve eski Başbakan Hassan Ali Khairi, Özel Birim’in müdahalesini “Muhalefetten kurtulmaya yönelik doğrudan bir girişim” olarak nitelendirirken, BM Somali Misyonu’nun 19 Şubat’ta yaptığı açıklamada “barışçıl toplanma ve ifade özgürlüğü haklarına tam saygı” çağrısında bulunuldu.

O zamandan beri Mogadişu’da huzursuzluklar yatıştı, ancak  Türkiye’nin varlığı da önemli ölçüde dikkat çekti.

Oxford Üniversitesi’nden Afrika Boynuzu siyasi analisti Abdinor Dahir: “Türkiye Somali’de çok popüler ve tarafsız, kardeş bir ülke olarak kabul ediliyor. Ancak, Somali gibi kırılgan devletlerde uluslararası aktörler, silahlandırdıkları birliklerin apolitik kalmasını ve yanlış nedenlerle kullanılmamasını sağlamalıdır.”  değerlendirmesinde bulundu.

Ankara dev kıtada diplomatik, insani, güvenlik ve ekonomik hamlelerini sürdürdükçe şüphesiz diğer güçler tarafından müdahalelere maruz kalacak. Fakat bu baskı ortamı Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın giderek daha iddialı hale gelen güvenlik ve dış politikasını engellemek yerine daha da güçlendiriyor.

Loughborough Üniversitesi’nden Türk dış politika uzmanı Dr. Ali Bilgiç ; “Türkiye’nin Sahra altı Afrika’da ekonomik, insani ve askeri bir güç olmayı hedeflediğini iddia etmek artık mümkün.” ifadelerini kullanıyor.

Bu durum Doğu Afrika’da BAE ve Suudi Arabistan ile nüfuz için bir çatışmaya yol açarken, Sahel’de ise Türkiye, eski sömürge gücü olan Fransa ile kar karşıya kalıyor.

Bu sürecin; Afrika Boynuzu’ndan Gine Körfezi’ne kadar Afrikalılar ve Türkler için önemli sonuçları olacak.

Afrika Yılları

Türkiye, siyasetten çok ekonominin sağladığı ilk ivmeyle, 2005 yılında Afrika’ya ciddi anlamda geri döndü denilebilir.

Turkey in Africa kitabının yazarı ve Cenova Üniversitesi’nde uluslararası ilişkiler araştırmacısı olan Federico Donelli; “Türkiye, ilk olarak kendi ekonomisinin iki ana sektörü olan imalat ve inşaatla Afrika’da yükselişe geçeceğini fark etti” tespitinde bulunuyor.

Türk işletmeleri ve sivil toplum kuruluşları (STK’lar) bu iki sektör dışında özellikle eğitim alanında da Afrika’da etki yaratmaya başladı.

Ayrıca; Türk Hava Yolları Sahra altı Afrika ülkelerine uçmaya başladı ve İstanbul şu anda bölgenin çoğu için ana kıtalararası hava üssü oldu. Türk elçilikleri ve konsolosluklar daha sonra adeta tekerleklerin yere değdiği her yerde açıldı.

2008’de Afrika Birliği’nin “stratejik ortağı” olduktan sonra, Türkiye’nin katılımının bir sonraki aşaması 2011’de başladı.

Cenova Üniversitesi’nde uluslararası ilişkiler araştırmacısı olan Federico Donelli’ye göre; “Türk heyetinin 2011 yılında Somali’ye yaptığı ziyaret, Türkiye’nin ekonomik ortak olmanın yanı sıra Afrika’da bir ‘insani aktör’ olarak dönmesinin başlangıcı oldu.”

On yıllardır süren savaş ve ekonomik çöküş ve 2011’de şiddetli bir kuraklık yaşayan Somali, Türk Kızılayı ve Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) gibi Türk insani yardım kuruluşlarından gelen yardımları memnuniyetle karşıladı.

Türkiye aynı zamanda ülkeyi yeniden istikrara kavuşturmak için büyük bir çaba gösterdi ve adeta Türk yatırımları da Somali’ye aktı.

Türk şirketleri artık Mogadişu’da hem liman hem de havalimanını işletirken, Türk petrol ve gaz şirketleri şu anda açık denizde çalışmaya hazır.

Türkiye yükseliyor

Erdoğan, ulusunun küresel erişimini genişletmek amacıyla Türk dış politikasını daha doğrudan kontrol etmeye başladıkça Türkiye yükselişe geçti ve Türkiye giderek daha iddialı hale geldi. Bu, özellikle Kuzey Afrika’da daha belirgin şekilde görülmektedir.

Bu durum; Türkiye’nin son zamanlarda büyük bir etki yarattığını ortaya koyuyor.  Türkiye’nin etkisi Gambiya’ya gıda yardımı ve Nijer ile Çad’a gönderdiği Covid-19 tıbbi yardımı ile Batı Afrika’yı da içeriyor. Türkiye ayrıca, 2020 yılında Nijerya ile bir savunma sanayi anlaşması imzaladı.

Oxford Üniversitesi’nden Afrika Boynuzu siyasi analisti Abdinor Dahir; Somali’nin “Türkiye’nin Sahra Altı’ndan Afrika’ya açılan kapısı” olmaya devam ettiğini söylüyor.

Afrika Boynuzu ülkesi, 2017 yılından bu yana Türkiye’nin en büyük denizaşırı askeri üssü olan TÜRKSOM’un da merkez üssü olmuştur.

Cenova Üniversitesi’nde uluslararası ilişkiler araştırmacısı olan Federico Donelli; “Türk yetkililer, Türkiye’nin Afrika’da Fransa ve Çin ile rekabet edebileceğini söylese de bu gerçekçi değil. Türkiye son 15 yılda gerçekten iyi yaptığı şeylere devam etmeli. Yani insani diplomasisini devam ettirmeli. Bu durumbirçok Afrika ülkesi tarafından memnuniyetle karşılanıyor ve öyle devam edecek gibi görünüyor.” tespitinde bulunuyor.

Kaynak: M5 Özel İçeriğidir. Kaynak Gösterilerek Kullanılabilir.

İlgili Yazılar

Back to top button
Close
Close