İngiltere’den LMM hamlesi: Orta Doğu için yeni füze siparişi

İngiltere, mühimmat stoklarını yeniden inşa etmek ve Orta Doğu’daki İngiliz birliklerinin hava savunmasını güçlendirmek amacıyla Thales üretimi yüzlerce ek Hafif Çok Amaçlı Füze (Lightweight Multirole Missile-LMM) siparişi verdi.
Söz konusu sözleşmeler, İngiltere Silahlı Kuvvetleri genelinde silah tedarik koordinasyonundan sorumlu National Armaments Director Group tarafından gerçekleştirildi. Siparişlerden biri Nisan ayında, sonuncusu ise Mayıs ayında verildi. Teslimatların önümüzdeki aylarda başlaması ve 2026 yılı boyunca sürmesi planlanıyor.
Açıklamalar, İngiltere’nin son dönemde Orta Doğu’da yoğun biçimde kullanılan bir mühimmatın stoklarını aktif şekilde yenilediğini ortaya koyuyor. LMM füzeleri son aylarda bölgede 100’den fazla insansız hava aracının düşürülmesinde kullanıldı.
LMM’nin yükselen rolü
LMM, Kuzey İrlanda’nın Belfast kentindeki Thales tesislerinde üretilen kompakt ve hassas güdümlü bir füze sistemi olarak öne çıkıyor. Yaklaşık 13 kilogram ağırlığında ve 1,3 metre uzunluğundaki füze, düşük maliyetle çok çeşitli hedeflere angaje olabilecek şekilde tasarlandı.
Sistem; küçük hava araçları, süratli saldırı botları ve özellikle son yıllarda çatışma sahalarında hızla yaygınlaşan düşük maliyetli insansız hava araçlarına karşı kullanılabiliyor. Füze, lazer ışını üzerinde ilerleyen “laser beam-riding” güdüm sistemi kullanıyor. Bu yöntem, daha büyük hava savunma füzelerinde bulunan pahalı arayıcı başlıklara ihtiyaç duymadan küçük ve hızlı hedeflere karşı yüksek hassasiyet sağlıyor.
LMM’nin üretim hattı Belfast’taki tesiste yaklaşık 700 kişilik istihdamı da destekliyor.
Üç kuvvette ortak kullanım
LMM, İngiliz Silahlı Kuvvetleri’nin üç ana kuvvet unsurunda da görev yapıyor. Bu durum, sistemin çok yönlülüğüne ve ordu içerisinde kazandığı güvene işaret ediyor.
Kraliyet Donanması, LMM’yi Wildcat helikopterlerinden ateşliyor. Çift motorlu bu deniz platformu, firkateyn ve destroyerlerden operasyon gerçekleştirebiliyor.
Kara konuşlu kullanımda ise füze, RAF Regiment tarafından işletilen Rapid Sentry hava savunma sisteminde yer alıyor. Römork üzerine konuşlandırılan bu sistem, Kraliyet Hava Kuvvetleri’nin üs ve kuvvet koruma görevlerinden sorumlu kara muharebe unsurları tarafından kullanılıyor.
Orta Doğu’daki operasyonlar, sistemin kara konuşlu rolünü özellikle ön plana çıkardı. İngiltere Savunma Bakanlığı’nın verilerine göre, LMM ile düşürülen 100’den fazla İHA’nın büyük bölümü RAF Regiment personeli tarafından vuruldu.
Sanayi stratejisinin parçası
İngiltere Savunma Bakanı John Healey, füze tedarikini hükümetin daha geniş savunma sanayi stratejisiyle doğrudan ilişkilendirdi.
Healey, “Birleşik Krallık savunma sanayisi Silahlı Kuvvetlerimizin omurgasıdır. Bu, sanayiyle kurduğumuz yeni ortaklığın sahadaki karşılığıdır” ifadelerini kullandı.
İngiltere üretimi sistemlerin daha hızlı şekilde birliklerin kullanımına sunulduğunu vurgulayan Healey, bu yaklaşımın hem nitelikli istihdamı desteklediğini hem de ülke genelinde ekonomik büyümeye katkı sağladığını belirtti.
Healey ayrıca, söz konusu önleyici füzelerin son aylarda RAF personeli tarafından gerçek operasyonlarda başarıyla kullanıldığını ve sistemlerin “savaşta kanıtlanmış” kabiliyet sunduğunu söyledi.
Savunma Bakanı’nın, füzelerin İngiltere ve ortaklarının Orta Doğu ile daha geniş bölgelerde güvenliğini artıracağını belirtmesi ise, talebin yalnızca tek seferlik stok yenilemesinden ibaret olmadığına işaret ediyor.
Orta Doğu’daki tehdit ortamı
İngiltere Savunma Bakanlığı, halihazırda Orta Doğu genelinde 1.000’den fazla İngiliz askerinin görev yaptığını açıkladı. Bu unsurlar arasında savaş uçağı filoları ve özel anti-drone ekipleri de bulunuyor.
İngiliz hava savunma unsurları, Kıbrıs’taki İngiliz egemen üslerinden de faaliyet yürütüyor. LMM taşıyan Wildcat helikopterleri, bu üsleri ve müttefik kuvvetleri hava saldırılarına karşı koruma görevlerinde kullanılıyor.
İngiltere’nin operasyonel alanı, Doğu Akdeniz’den Basra Körfezi’ne uzanan geniş bir coğrafyayı kapsıyor. Bu bölgede İHA tehdidi; Yemen’deki Husiler, İran bağlantılı Irak ve Suriye milisleri ile çeşitli devlet dışı aktörlerden kaynaklanıyor. Düşük maliyetli insansız sistemlerin yaygınlaşması, bölgesel güvenlik ortamının belirleyici unsurlarından biri haline gelmiş durumda.
NATO için maliyet-etkin çözüm
LMM ilk olarak helikopterlerden atılmak üzere geliştirildi. Ancak operasyonel ihtiyaçların değişmesiyle birlikte mühendisler sistemi kara ve deniz konuşlu lançer konfigürasyonlarına da uyarladı.
Füzenin İHA önleyici olarak artan rolü, NATO genelindeki daha geniş bir eğilimin parçası olarak değerlendiriliyor. Düşük maliyetli insansız hava araçlarının yaygınlaşması, ekonomik açıdan sürdürülebilir önleme sistemlerine olan ihtiyacı artırdı.
Yüzlerce dolarlık bir drone’a karşı yüz binlerce dolar değerindeki hava savunma füzesini kullanmak uzun vadede mali açıdan sürdürülebilir görülmüyor. LMM, hafif silahlar ve elektronik karıştırıcıların üzerinde, ancak büyük hava savunma sistemlerinin maliyetinin oldukça altında konumlanan maliyet-etkin bir çözüm sunuyor.
Savunma Bakanlığı, yeni siparişlerin aynı zamanda mühimmat tedarik zincirlerinin dayanıklılığını güçlendirme stratejisinin parçası olduğunu da vurguladı. NATO ülkelerinde bu konu, Rusya’nın 2022’de Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı işgalinin ardından ortaya çıkan mühimmat stok açığı nedeniyle kalıcı bir güvenlik başlığı haline gelmiş durumda.
Başlangıçta helikopterler ve süratli botlara karşı geliştirilen bir füze olan LMM, bugün İngiltere’nin konuşlu kuvvetlerini drone tehditlerinden korumada başlıca araçlarından biri haline dönüşmüş durumda. Muharebe sahasının değişen ihtiyaçları, füzenin rolünü de yeniden şekillendirdi.
Kaynak: M5, Defence Blog



