ABD Medyası WSJ: "Karşınızdaki Dedelerinizin Türkiye'si Değil, Biden Türkiye ile Yeni Bir İttifakın Temellerini Atmalı" - M5 Dergi
Öne ÇıkanStrateji Analiz

ABD Medyası WSJ: “Karşınızdaki Dedelerinizin Türkiye’si Değil, Biden Türkiye ile Yeni Bir İttifakın Temellerini Atmalı”

“Biden’ın Erdoğan’la görüşmesindeki işi, eski ABD-Türkiye ittifakını kurtarmak değil, yeni bir ittifakın temelini atmaktır…” 

Wall Street Journal’da yayımlanan analiz M5 tarafından çevrilmiştir.

“Türkiye, Amerika’nın en önemli müttefiklerinden biridir, ancak ABD’ye diğer NATO üyelerine nazaran ABD’ye daha fazla zorluk çıkarmaktadır. Soğuk Savaş yıllarının laik, batılılaşan, kararlı bir şekilde Sovyet karşıtı Türkiye’si şimdi popülist bir İslamcı tarafından yönetiliyor.

Yakın zamanda Biden yönetimi tarafından Yahudi aleyhtarı sözleri nedeniyle eleştirilen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Libya ve Suriye’den Azerbaycan’a kadar askeri müdahalelerde bulunuyor ve birçok demokratik Avrupa değerinden uzaklaşıyor gibi görünüyor. Ayrıca Amerikan yaptırımlarına karşı Rusya’dan silah satın alıyor. Başkan Biden, bu ayın sonlarında Erdoğan ile ikili görüşmeye hazırlanırken bu önemli ilişki hakkında yeni bir düşünme biçimi geliştirmesi gerekiyor.

Türkler, Suriye’nin kuzeyinde yarı bağımsız bir Kürt bölgesi inşa etmek isteyen ve IŞİD’in belini kıran Suriyeli Kürt güçlerine ABD’nin yaptığı desteğe şiddetle karşı çıkıyor. Türkler, buradaki Suriyeli Kürtleri, yıllardır Türkiye’de binlerce ölümden sorumlu olan terör örgütü PKK’nın müttefiki olarak görüyor. Türkiye Cumhurbaşkanına yakın olan bazı milliyetçiler ve İslamcılar, 2016’da Erdoğan hükümetini sarsan ve 251 Türk’ün ölümüne neden olan darbe girişimini ABD’nin desteklemiş olabileceğine inanıyor.

Hem Türkler hem de Amerikalılar için uzun şikayet listeleri oluşturulabilir. Ancak ittifakın önündeki gerçek zorluklar yapısaldır. Türkiye ve çevresi, ABD-Türkiye ilişkilerini hem daha önemli hem de daha karmaşık hale getirecek şekilde değişti, ancak Washington henüz yeni bir ortaklığın nasıl çalışabileceğine dair bir vizyon geliştiremedi.

Türkiye’nin etrafındaki bölge, Soğuk Savaş’tan bu yana kökten değişti. Rusya, Vladimir Putin’in tüm çabalarına rağmen, eski Sovyetler Birliği’nden çok daha zayıf bir güç olmaya devam ediyor. Ankara hâlâ Moskova’nın hırslarından endişe duysa da, Rusya’nın bu düşüşü, Türkiye’nin kuzeydeki eski düşmandan daha az baskı hissetmesi ve Amerika’ya daha az yakınlaşması anlamına geliyor.

Ancak Ankara’nın hesaplarını değiştiren tek bölgesel güç Rusya değil. İran ekonomik yaptırımlar altında eziliyor. Arap dünyası düşüşte. Libya, Irak ve Suriye zayıf ve savaşlarla parçalanmış durumda. Mısır artık ciddi bir bölgesel güç gibi görünmüyor. Buna Washington’dan gelen, ABD’nin Ortadoğu’daki varlığını azalttığına dair sesler de eklendiğinde, Türkiye’nin neden doğusuna ve güneyine açılan güç boşlukları tarafından hem cezbedildiği hem de tehdit edildiği anlaşılabilir.

Bu arada, Ankara’nın Avrupa ile ilişkisi değişti. Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyelik kapısı neredeyse kilitlendi. Türkler, Rum ve Kıbrıs’ın AB üyeliği göz önüne alındığında Brüksel’in Türkiye’ye karşı kalıcı olarak önyargılı olacağını düşünüyor. Ancak AB güvenlik ve mülteciler gibi konularda Türk baskısına karşı savunmasız görünüyor.

Diğer yandan Suriye iç savaşı Türkiye için bir felaket oldu, ekonomisine zarar verdi ve milyonlarca çaresiz mülteciyi sınırlarının içerisine getirdi. AB ise bölgede etkin bir şekilde hareket edemeyecek kadar zayıf ve bölünmüş durumda. 

Ankara’nın dış politikası daha bağımsız ve daha az öngörülebilir olmaya devam edecek. Washington, Türkiye’nin Hollanda, Norveç veya İspanya gibi davranmasını beklerse, ilişki her iki tarafı da hayal kırıklığına uğratır. Ancak Beyaz Saray Türkiye’yi Vietnam ve Hindistan gibi ortakları hakkında düşündüğü gibi düşünmeye başlayabilirse, politika yapıcılar hem Ankara’nın gerçek jeopolitik değerini takdir edebilecek hem de kaçınılmaz olarak ortaya çıkacak gerilimleri daha ustaca yönetebilecekler.

Biden’ın Erdoğan’la görüşmesindeki işi, eski ABD-Türkiye ittifakını kurtarmak değil, yeni bir ittifakın temelini atmaktır…”

Kaynak: M5
Çeviri/Analiz: Adem KILIÇ

İlgili Yazılar

Back to top button
Close
Close