Birleşik Krallık denizaltı üretim kapasitesini iki katına çıkaracak - M5 Dergi
Öne ÇıkanSavunma Haberleri

Birleşik Krallık denizaltı üretim kapasitesini iki katına çıkaracak

Abone Ol 

Birleşik Krallık, Kraliyet Donanması’nın gelecekteki nükleer tahrikli taarruz denizaltısı ihtiyacını karşılamak amacıyla denizaltı üretim kapasitesini iki katına çıkarmayı planlıyor.

AUKUS güvenlik ortaklığı kapsamında geliştirilen SSN-AUKUS programı için yürütülen hazırlıklar, ülkenin tersane altyapısının genişletilmesini, tedarik zincirinin güçlendirilmesini ve savunma sanayisindeki üretim süreçlerinin yeniden düzenlenmesini kapsıyor.

Birleşik Krallık Denizaltı Tedarik Ajansı’nın (Submarine Delivery Agency – SDA) açıkladığı hedef, Kraliyet Donanması için planlanan 12 adede kadar SSN-AUKUS denizaltısının üretimini destekleyecek sürdürülebilir bir sanayi altyapısı oluşturmak. Bu kapsamda BAE Systems’in Barrow-in-Furness tersanesi, Rolls-Royce’un Raynesway tesisleri ve denizaltı programlarında görev alan tedarikçiler için üretim kapasitesinin artırılması öngörülüyor.

12 adede kadar yeni nesil taarruz denizaltısı planlanıyor

SSN-AUKUS, Kraliyet Donanması’nın mevcut Astute sınıfı nükleer tahrikli taarruz denizaltılarının yerini alması amacıyla geliştiriliyor. Program, Birleşik Krallık ile Avustralya’nın denizaltı kabiliyetlerini uzun vadede güçlendirmeyi ve iki ülke arasında ileri teknoloji paylaşımını geliştirmeyi amaçlıyor.

SDA Başkanı Sir Chris Gardner, mevcut denizaltı üretim hızını iki katına çıkararak ülkenin kesintisiz üretim yapabilmesini hedeflediklerini açıkladı. Ancak bu üretim seviyesine hangi tarihte ulaşılacağına ilişkin kesin bir takvim paylaşılmadı.

Üretim kapasitesinin artırılması, yalnızca yeni denizaltıların inşa edileceği tersanelerin genişletilmesini değil, nükleer tahrik sistemleri, özel çelik yapılar, borulama, elektrik sistemleri ve diğer kritik bileşenlerin üretiminde görev alan sanayi kuruluşlarının da kapasite geliştirmesini gerektiriyor.

BAE Systems, Rolls-Royce ve Babcock aynı üretim yapısında buluşuyor

Birleşik Krallık, denizaltı inşa programlarının koordinasyonunu güçlendirmek amacıyla Submarine Production Alliance (Denizaltı Üretim İttifakı) adı verilen yeni bir yapı oluşturuyor.

İttifakta Birleşik Krallık hükümetinin Denizaltı Tedarik Grubu ile BAE Systems, Rolls-Royce Submarines ve Babcock International yer alacak. Yapının, Dreadnought ve SSN-AUKUS programlarını ortak bir üretim portföyü altında koordine etmesi planlanıyor.

Bu yaklaşımın temel hedefleri arasında tasarım ve üretim faaliyetlerinin eş güdümlü yürütülmesi, tedarik zincirindeki darboğazların azaltılması ve nitelikli iş gücünün daha verimli kullanılması bulunuyor.

Denizaltı üretimi, yüksek hassasiyetli mühendislik ve uzun süreli sertifikasyon süreçleri gerektirdiğinden, üretim hızının artırılması yalnızca tersane kapasitesine bağlı değil. Nükleer tahrik sistemleri gibi kritik bileşenlerin zamanında teslim edilmesi ve uzman personelin yetiştirilmesi de programın takvimini doğrudan etkiliyor.

Birleşik Krallık’ın 2025 yılında düzenlediği ilk tedarik zinciri konferansına 300’den fazla şirketin katılması, üretim kapasitesini ülke genelinde genişletme çabasının göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor.

Dreadnought programı yeni üretim altyapısının temelini oluşturuyor

SSN-AUKUS için hazırlıklar sürerken Birleşik Krallık, nükleer balistik füze denizaltılarını kapsayan Dreadnought programına da devam ediyor. Dört denizaltıdan oluşması planlanan bu sınıf, ülkenin denizden nükleer caydırıcılık kabiliyetinin temel unsurlarından biri olacak.

Program kapsamında 2025 yılında bir milyon saatin üzerinde üretim çalışması gerçekleştirildi. Açıklanan miktar, 2023’te kaydedilen seviyenin yaklaşık üç katına karşılık geliyor.

İlk Dreadnought denizaltısının ana yapısal bölümleri, son montaj ve donatım faaliyetleri için Barrow’daki Devonshire Dock Hall tesisine taşındı. Tersanede yapımı süren Devonshire Dock Quay altyapısının ise Dreadnought ve gelecekteki denizaltı sınıflarının su üzerindeki test, donatım ve hizmete alma süreçlerini desteklemesi planlanıyor.

Dreadnought programında edinilen üretim tecrübesi, SSN-AUKUS için geliştirilecek altyapı ve iş gücü kapasitesine katkı sağlayabilir. Bununla birlikte iki program farklı görev profillerine sahip olduğundan, üretim süreçlerinin tümüyle aynı şekilde uygulanması mümkün olmayacak.

SSN-AUKUS tasarımında kritik aşama

SSN-AUKUS programının 2026 yılında Ön Tasarım İncelemesi (Preliminary Design Review) aşamasına ulaşması, tasarımın olgunlaştırılması ve sonraki mühendislik çalışmalarının planlanması açısından önemli bir kilometre taşı olarak belirlenmişti.

Birleşik Krallık ile Avustralya arasında Temmuz 2025’te imzalanan anlaşma da AUKUS kapsamındaki denizaltı iş birliğinin uzun vadeli çerçevesini güçlendirdi. İki ülke, önümüzdeki on yıllar boyunca denizaltı teknolojileri, sanayi altyapısı ve operasyonel kabiliyetler alanlarında iş birliğini sürdürmeyi hedefliyor.

Programın karşılaştığı temel zorluklardan biri, kritik bileşenlerin üretiminde yaşanabilecek darboğazlar. Bu nedenle Birleşik Krallık, özellikle motor ve diğer önemli sistemlerde tedarik kapasitesini genişletmeye ve yeni tedarikçileri sanayi ağına dâhil etmeye odaklanıyor.

Üretim kapasitesini artırmak stratejik bir zorunluluk

Birleşik Krallık’ın Ekim 2026’da parlamentoya sunduğu 2025-2026 Denizaltı Tedarik Ajansı Faaliyet Raporu, üretim hızını iki katına çıkarma hedefini ortaya koyuyor. Ancak rapor, hedeflenen kapasite seviyesine henüz ulaşıldığını göstermiyor.

Genel değerlendirme: Birleşik Krallık’ın denizaltı üretimini iki katına çıkarma planı, yalnızca SSN-AUKUS programının takvimini desteklemeye yönelik bir sanayi yatırımı değil, ülkenin uzun vadeli deniz gücünü sürdürebilme çabasının da parçası. Dreadnought ve SSN-AUKUS programlarının aynı sanayi altyapısı ve nitelikli iş gücü havuzundan yararlanması, kaynakların koordineli kullanılmasını zorunlu kılıyor. Hedefin gerçekleştirilmesi; tersane yatırımlarının zamanında tamamlanmasına, nükleer tahrik sistemleri dâhil kritik bileşenlerin tedarikine ve uzman iş gücünün artırılmasına bağlı olacak. Üretim kapasitesindeki artışın somut sonuçları ise ancak programların teslimat takvimlerine ve fiilî üretim oranlarına yansımasıyla değerlendirilebilecek.

Kaynak: M5, Defence Blog

Abone Ol 

İlgili Yazılar

Abone Ol 
Back to top button
Close
Close